• BIST 83.217
  • Altın 147,255
  • Dolar 3,7734
  • Euro 4,0515
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -3 °C

3. Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı

3. Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı
AK Parti Malatya Milletvekili ve TBMM sanayi, ticaret, enerji, tabii kaynaklar, bilgi ve teknoloji komisyonu Başkanı Mücahit Fındıklı, "Türkiye'nin büyümek için sanayileşmeye ihtiyacı var.

3. Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı

AK Parti Malatya Milletvekili ve TBMM sanayi, ticaret, enerji, tabii kaynaklar, bilgi ve teknoloji komisyonu Başkanı Mücahit Fındıklı, "Türkiye'nin büyümek için sanayileşmeye ihtiyacı var.

AK Parti Malatya Milletvekili ve TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mücahit Fındıklı, "Türkiye'nin büyümek için sanayileşmeye ihtiyacı var. Sanayi için kesintisiz enerjiye, kesintisiz sürdürülebilir enerji için kaynakları çeşitlendirmeye, yerli kaynakları teşvik etmeye, yeni yatırımlara olduğu kadar verimli teknolojilere, profesyonelleşmiş insan kaynağına ve ciddi bir finansmana ihtiyacımız var" dedi.

AK Parti Malatya Milletvekili ve TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mücahit Fındıklı, Wow Otel Convention Center'da gerçekleştirilen "3. Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı"na katıldı. Burada bir konuşma yapan Fındıklı, "Türkiye'nin büyümek için sanayileşmeye ihtiyacı var. Sanayi için kesintisiz enerjiye, kesintisiz sürdürülebilir enerji için kaynakları çeşitlendirmeye, yerli kaynakları teşvik etmeye, yeni yatırımlara olduğu kadar verimli teknolojilere,

profesyonelleşmiş insan kaynağına ve ciddi bir finansmana ihtiyacımız var. Enerji yatırımları ciddi finansman kaynakları gerektiren yatırımlar. Bunları ister tarifeler, kamu alımları ile ister sermayeyi tabana yaydığımız fonlarla, ister uluslararası yatırımlarla, kredilerle finanse edelim, sonuçta para tüketicinin cebinden çıkıyor" dedi.

Verimli değerlendirilemeyen her şeyin maliyetinin yüksek olduğuna değinen Fındıklı, "Şurası bir gerçek ki, bizim birim fiyatları arttırmak için ne kadar uğraşırsak uğraşalım kayıpları, kaçak, verimsiz kullanım maliyetinin sürdürülebilir bir tarafı yoktur. Çünkü verimli kullanmıyoruz, önemli bir kısmı boşa kullanıyoruz. Verimli değerlendirilemeyen her şeyin maliyeti yüksektir. Kişi başı tüketimde gelişmiş ülkelerin birkaç kat gerisinde olmamıza rağmen bin Dolar GSYH başına tükettiğimiz enerji, bu

ülkelerden iki üç kat fazla. Biz bin Dolar GSYH için 290 litre eşdeğer petrol enerji kullanırken, 90 litre eşdeğer petrol kullanan ülkeler var" diye konuştu.

Bir kültür oluşturulamazsa çabaların boşa gideceğine dikkat çeken Fındıklı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Enerji kaynakları bakımından zengin bir ülke olmamak, bu yüksek maliyeti ödemenin mazereti olmamalı. Sayın bakanımızın da çeşitli vesilelerle dikkat çektiği Japonya bunun için iyi bir örnek. Enerji verimliliği tasarrufu içeren ana onu da aşan önemli bir mesele. Makro ekonomik dengeleri etkiliyor, iklim değişikliği gibi küresel bir sorunun önüne geçmenin en önemli bileşenlerinden biri. Yeni bir iş, yeni bir sektör. Yeni bir işletme yaklaşımı, yeni bir teknoloji. Bu forum ve fuar vesilesiyle enerji

verimliliğini teknik, politik, ekonomik ve mühendislik boyutlarıyla konuşma imkanı bulacağız. Biz aydınlatacak detaylı sunumları konunun uzmanlarından dinleyeceğiz. Ancak benim vurgulamak istediğim birkaç husus var. İki gün boyunca altyapısal ve teknik detaylar, mevzuat, kamu otoritesinden beklentiler kadar bu hususların üzerinde de önemle durulmasını bekliyorum. Bir kanunumuz var, mevzuatımız var. Ama istediğimiz kadar kanun çıkartalım, altyapıyı düzenleyelim. Bir kültür yaratamazsak, dünyadaki yeni

dönüşümü kavramakta geç kalırsak buradaki çabalar boşa gidecektir."

Ekonomik krizin iklim değişikliği gibi küresel bir tehditle aynı dönemde ortaya çıkmasının anlamlı olduğunu ifade eden Fındıklı, "Bugün Amerika ve Avrupa ülkelerinde yaşanan her şeyden önce tüketim toplumunun krizidir. Olmayan paralarla sürdürülen bir refahın krizidir. Ekonomik krizin iklim değişikliği gibi küresel bir tehditle aynı dönemde ortaya çıkması anlamlıdır. Her kriz döneminde olduğu gibi dünya bu krizi yeni bir paradigmayla aşacak. Paradigma dönüşümünün yaşam standartlarından vazgeçmeyen, aynı

zamanda verimliğe dayalı yeni bir ekonomik modele doğru olması kaçınılmaz görünüyor. Bizim için de enerjide tasarruf ve verimlilik bir keyfiyet değil, daha fazla erteleyemeyeceğimiz bir zorunluluktur. Bunun için topyekun gücümüzü birleştirmeye ve ortak akıl etrafında bir seferberliğe ihtiyacımız var. Dönüşümün çok kolay olmadığını bildiğim için seferberlikten söz ediyorum. Bizim gibi modernleşmeye geç kalmış toplumlar, modern dünyaya onların tüketim kalıplarını benimseyerek entegre olabildiler. Tüketim

alışkanlığı kültürel kodlarımıza yerleşti. Daha büyük evlerde yaşamak, daha büyük otomobiller kullanmak, daha fazlasına sahip olmak istiyoruz. Böyle bir toplumun bireylerinin önceliğinin yaşadığı binanın yalıtımı, kullandığı elektrikli eşyanın A sınıfı olması, otomobilinin daha az

yakıt tüketen küçük bir model olmasını sağlamak için zaman, sabır ve gayret gerekiyor" dedi.

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mücahit Fındıklı, enerji sektörünün sivil toplumun omuzlarına bırakılmayacak kadar ortak bir sorumluluk olduğuna da dikkat çekerek sözlerini şu şekilde tamamladı:

"Bu sadece kamu otoritesinin, enerji sektörünün, sivil toplumun omuzlarına bırakılmayacak kadar ortak bir sorumluluk. İşletmesini asgari enerji maliyetiyle dizayn etmenin yollarını aramalı, verimliliğe dayanan bir işletme kültürü yaratmalıdır. Bütün bunlar bugünden yarına gerçekleşecek işler değil. Enerjiyle ilgili birçok konuda kamuoyu oluşturmanın zor ama çok da gerekli olduğunu düşünüyorum. Nükleer için, hidroelektrik santraller için, termik santraller için ortaya atılan her iddia yanlış olmasına

rağmen çok kolay karşılık buluyor. Bugün nükleer, Uluslararası Enerji Ajansı tarafından temiz enerji kaynağı olarak deklare edilmesine ve pek çok gelişmiş ülkenin enerji arzında önemli bir ağırlığı olmasına rağmen enerji talebimizi karşılayabilmemizde önemi bu dezenformasyon fazlalığı nedeniyle yeterince anlaşılmıyor. Çünkü dezenformasyon enformasyondan daha süratli yayılıyor, vatandaşı daha fazla etkiliyor."

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim