• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 6 °C

5. İktisat Kongresi'nde liman tartışması

5. İktisat Kongresi'nde liman tartışması
PETKİM Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Yavuz'un "İzmir'in Alsancak Limanı'na ihtiyacı yok" sözlerine karşı çıkan Deniz Ticaret Odası İzmir Şube Başkanı Yusuf Öztürk, "Dünyanın hiçbir yerinde limanlar kapatılmadı" yanıtını verdi.

 

5. İzmir İktisat Kongresi'nin son gününe "Alsancak limanı" tartışması damga vurdu. SOCAR Türkiye Başkanı (CEO) ve PETKİM Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Yavuz, "İzmir'in Alsancak Limanı'na ihtiyacı yok" diyerek salona iki fotoğraf gösterdi. Yavuz, birinde konteyner limanı olan Alsancak'ı göstererek "Böyle mi olsun" dedi ardından marina, spor tesisleri, kültür donatıların olduğu diğer fotoğrafı göstererek "Yoksa böyle mi olsun?" diye sordu. Tartışmaya katılan Deniz Ticaret Odası İzmir Şube Başkanı Yusuf Öztürk, "Dünyanın hiçbir yerinde limanlar kapatılmadı" yanıtı verdi.
 
Ulaşım altyapısı
 
Kalkınma Bakanlığı'nca düzenlenen ve dün sona eren 5. İzmir İktisat Kongresi'nde Ege'nin ekonomik yapısı 12 farklı oturumda ele alındı. Dokuz Eylül Üniversitesi Prof. Dr. Okan Tuna'nın yönettiği "Ege Bölgesi'nde Lojistik Sektörünün Geleceği" oturumu ise kongreye damga vuran oturumlar arasında yer aldı. SOCAR Türkiye CEO'su Kenan Yavuz, daha önce de gündeme taşıdığı Alsancak Limanı'nın konteyner bölümünün kapatılması fikrini "tartışılmak" üzere bu kez kongre oturumda yeniden dile getirdi. İzmir'in lojistik açıdan en önemli çıkış noktasının Alsancak Limanı olduğuna dikkat çeken Kenan Yavuz, "İzmir Limanı'na yönelik kamuoyunun bir bölümü kapasite artımı düşünüyor. Bir bölümü de benim gibi konteyner limanın kapatılmasını düşünüyor. Bilimsel objektif kriterlere dayalı, sağlıklı bir tartışmanın yapılması gerekiyor. Bu tartışma yapılırken tüm verilerin değerlendirilmesi gerekiyor. Bu tartışmaya katkıda bulunma arzusundayım" dedi. Ulaşım altyapısının genişlemesiyle yapısal bir değişim yaşandığına dikkat çeken Yavuz, "Bu değişen yapıda İzmir'in, Alsancak Limanı'na; konteyner limanı olarak ihtiyacı yok. Bugün itibarıyla limanın sahip olduğu olumsuzluklar yeni yatırımlar yapılarak giderilebilir. Ama unutmayalım ki, bu liman devlete ait bir kamu kuruluşudur. Dolayısıyla gerçekten İzmir'in buna ihtiyacı var mı yok mu? Bu konuşulmalı. Çünkü devlet aynı zamanda Çandarlı'yı inşa ediyor. Bu durumda Alsancak Limanı'nın İzmir üzerine getireceği faydaları ve zararları sağlıklı şekilde tartışmamız gerekiyor" diye konuştu.
 
"İzmir'e yakışır"
 
Şu anda Alsancak Limanı'nda 600 kişinin çalıştığını, maksimum kapasitesinin 1 milyon TEU olduğunu söyleyen Yavuz, limandaki sıkıntılar arasında personel eksikliği, araç ekipman teknoloji eskiliği, liman alanın darlığı, şehir içi trafiğinde yarattığı olumsuzluklar olduğunu belirterek, "2 bin TIR İzmir'e giriyor çıkıyor. Devlet ne kadar verimli olmaya çalışırsa çalışsın, çevre açısından, İzmir açısından, İzmir halkının yaşam kalitesi açısından bakıldığında İzmir Limanı'nın dönüştürülmesi gerekiyor. İstihdam açısından 600 kişi yerine en az bunun 20 katı daha fazla çalışan olur, marinalar, kültür merkezleri, kaliteli dükkanlar, markalar, spor alanları, yürüyüş alanları, tenis kortları, yüzme havuzları ile donanmış bir Alsancak İzmir'e çok yakışır. Kemeraltı esnafından tutun da Kordon'da yürüyen gençlerimize kadar konteyner gemileri onların hayatına sağlayacağı hiçbir katkı yok" dedi.
 
"Limanın yanına kruvaziyer limanı yapalım" yaklaşımını da doğru bulmadığını belirten Yavuz, "Kruvaziyer turizmi demek zengin turist demektir. Para harcamak ister. Karaya ayak bastığında restoran ister, kültür merkezi ister, geleneksel dokuya ulaşmak onu yaşamak ister. Bu konteyner gemisin Kemeraltı esnaf arkadaşımıza ne faydası var? Hiçbir faydası yok. Alışveriş yapacak, tarihi yerleri gezecek, Meryemana'ya gidecek, Bergama'ya gidecek, Çeşme'ye inecek. Dolayısıyla Alsancak Limanı'nda konteyner taşımacılığı İzmir havasını, trafiğini, gürültüsünü artırıyor" diye konuştu.
 
"Bizim sıkıntımız yok"
 
"Şimdi 'kendi limanını yaptı, Alsancak kapatılsın istiyor' denilebilir" diyen Yavuz, "Benim limanımın işletmecisi dünyanın en büyük elleçleme firması. Yani konteyneri bizzat kontrol eden dünyanın en büyük elleçleme firması. Bizim bu zaten sıkıntımız yok" dedi. Yavuz salonda bulunanlara birinde konteyner limanı diğerinde marinayı arındıran dev bir kruvaziyer limanını olduğu fotoğrafı gösterdi.
 
Tartışmaya katılan Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Başkanı Yusuf Öztürk ise, "Evet tartışılmalı. Bu liman 1954 yapılmış, hala bitmeyen yerleri var. Geçen seneye kadar bir sürü problem yaşandı. Tıkanıklık, limandaki teçhizatlar ile ekipmanın eskiliğinden kaynaklanan sorunlar vardı. Ama İzmir bunu başardı. 1954'den beri İzmir'e bakan kimdi, kentin ekonomisi yönlendiren kimdi diye sorarsak karşımıza İzmir Limanı çıkar ve İzmir Limanı her zaman olmalı, olması gerekir" dedi.
 
"Kemeraltı'na ne faydası var?" sorusunun da yanıtını vermek istediğini söyleyen Öztürk, "Kemeraltı esnafının hammaddesi nasıl geliyor? Limandan geliyor. Maliyeti ne kadar düşürürseniz, esnafın rekabet gücünü de o kadar artırırsınız, liman bunu sağlıyor. Dünyanın hiç bir yerinde limanların kapatılması gibi bir şey söz konusu değil, verimli çalıştırılması söz konusudur" dedi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'ın İzmir halkına, İzmir Limanı için 300 milyon dolar civarında yatırım sözü olduğunu ve bu yatırımın da yapıldığını söyleyen Öztürk, "Liman arka sahası genişletildi, betonlama devem ediyor, daha çağdaş bir liman için sinyalizasyondan tutun da kapıdan giriş çıkış yapan TIR'ın okutulmasına kadar bir çok çalışma yapıldı" dedi.
 
"Limanın avukatı değilim"
 
"Ben İzmir limanı'nın avukatı değilim, DTO İzmir başkanıyım" diyen Yusuf Öztürk şöyle devam etti: "Nasıl İzmir Limanı müşterileri benim üyelerim ise Nemrut limanı müşterileri de benim üyelerim. Ben onların da menfaatini korumak zorundayım. Ama bırakın, kim hangi limanı kullanmak isterse kullansın. 80 ile 100 milyon dolar para getiren bir limanı kapatmaktan bahsediyoruz. İzmir'in, İzmir Limanı'na ihtiyacı yok söylemine takıldım. Neden olmasın ki? Güneydeki bir firmanın malını İzmir'den mi yüklemesi yoksa Çandarlı ya da Nemrut'tan mı yüklemesi mantıklı, şu anki koşullara göre elbette İzmir'den yüklemesi mantıklı. Lojistik sektörü gelişmiş olsa görecekseniz o zaman maliyet ortadan kalkacak. O zaman bırakın istediği yerden yüklesin. Şu aşamada Türkiye idealimiz buna dahi hazır değil. Benim görüşüm, idare devlet kaynakların ne şekilde harcandığına kendisi karar versin.
 
Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, TCDD 3. Bölge Müdürü Selim Koçbay, İzmir Kalkınma Ajansı Planlama, Programlama ve Koordinasyon Birimi Uzmanı Sena Gürsoy oturumun diğer bölümlerinde lojistik sektöründe ulaştırma ve haberleşme altyapısı, nakliye, depolama, gümrük, hizmetleri gibi alanlardaki küresel gelişmeler, sektörün sorunları, çözüm yolları, sektöre yönelik işücü kapasitesi, İzmir ve Ege'de ulaştırma ağlarının ulaştırma türleri bazında değerlendirilerek öneriler getirildi.
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim