• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 3 °C

Annesine söz verdi dünya devi yaptı

Annesine söz verdi dünya devi yaptı
1912 senesinde küçük bir eczane ile temelleri atılan Abdi İbrahim İlaç Sanayi ve Tic A.Ş., adını asırlık şirketler arasına yazdırdı.

Annesine söz verdi dünya devi yaptı

1912 senesinde küçük bir eczane ile temelleri atılan Abdi İbrahim İlaç Sanayi ve Tic A.Ş., adını asırlık şirketler arasına yazdırdı.

Şirketin 100. yılına ilişkin soruları yanıtlayan Abdi İbrahim Başkanı Nezih Barut, üçüncü kuşağa aktarılacak kadar uzun ömürlü şirket sayısının düşüklüğüne işaret ederek, ''Talih mi talihsizlik mi bilmiyorum ama bizim şirkette üçüncü kuşağın yönetimi devralması, erkeklerin genç yaşta ölmesinden kaynaklanıyor'' dedi.

Ailelerin çocuklarını tamamen bu bayrağı devralmak üzere yetiştirdiklerini söyleyen Barut, ''Babam öldüğü zaman 9 yaşındaydım, ablam da 14 yaşındaydı. Annem, babamın öldüğü gün, o stresle belki de, kefeni açıp, 'Yemin edeceksiniz, üniversiteyi okuyacaksınız ve bu işi idare edeceksiniz' dedi. Bu tabii çocuk için büyük sorumluluk ama belki 35 yaşında dul kalmış bir kadının, bu bayrağın devam ettirilmesi için feryadı'' diye konuştu.

Barut, babasının ölümünün ardından şirketin zarar etmesine karşın annesinin şirketi yaşatmak için kalan imkanları kullandığını, Abdi İbrahim'in üç nesildir devamının, biraz da babasının ve kendisinin cesaretinden kaynaklandığını anlatarak, babası öldüğünde 2. sırada olan şirketin, kendisi göreve başladığında 32. sıraya gerilemiş olduğunu belirtti.

Şirketin dördüncü kuşağa devri konusunda Barut, Abdi İbrahim'in artık bir ailenin tek başına idare edebileceği çaptan çıktığını ve kurumsallaşma yolunda önemli mesafe katettiğini ifade etti. Barut, ''Eğer dördüncü kuşaklar o sorumlulukları alıp yürütmeyi hak ediyorlarsa onlar yürütecek. Eğer onlar o sorumlulukları alıp yürütemeyecek durumdaysalar, profesyoneller yönetecek'' dedi.

''İleride sürdürülebilir olma yönünde adımlar atılacağına inanıyorum''

Halihazırda Türkiye ilaç sanayisinde en büyük firma olduklarını, öncü olmak adına yatırımlara önem verdiklerini dile getiren Barut, yatırım için ilaç sektörünün kar edebilmesi ve teknolojiye ayak uydurabilmesi gerektiğine işaret etti.

Şu anda uygulanan global bütçe sistemiyle ilaç fiyatlarının kontrol edilmesinin, sektörün karlı çalışmasını engellediğini belirten Barut, Abdi İbrahim olarak ilerideki günlerde sürdürülebilir olma yönünde adımlar atılacağına inandığını söyledi.

Barut, biyoteknoloji konusunda kurdukları ortaklığı, beklentilerinin uyuşmaması nedeniyle karşılıklı feshettiklerini anımsatarak, ''Öncelikle onkoloji yatırımına başlıyoruz. ,

Onkoloji tesisimizin sanıyorum yaz sonunda fabrika temelini atacağız. Biyoteknoloji konusunda çok uluslu firmalar biyoteknolojide yol almış durumdalar. Dolayısıyla biz ya tek başımıza ya da onların bazılarıyla işbirliği yapmayı arzuluyoruz'' diye konuştu.

''Ulusal firmaların el değiştirmesi stratejik bakımdan doğru gelmiyor''

Türkiye'nin ilaç üretim merkezi olması konusunda Boston Consulting Group'a bir rapor hazırlattıklarını söyleyen Barut, rapora göre ilaç sanayisinin 4 milyar dolarlık ithalata karşı 600 milyon dolar ihracatla Türkiye bütçesine zarar verdiğini; ancak devlet, sanayi ve üniversite işbirlikleri; sektörün karlı hale gelmesi ve teşviklerle birlikte 2023'te sektörün ithalatını karşılamaya yakın bir seviyeye ulaşabileceğini aktardı.

Nezih Barut, Türkiye'de ulusal firma sayısının giderek azaldığına da dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Son dönemlerde en az 7 firma çok uluslu şirketlere satıldı. Madem ilaç sanayi karlı değil niye çok uluslu firmalar ulusal firmaları satın alıyor? Türkiye dünyada ilaç tüketimi bakımından en büyük 14. ülke. Dolayısıyla Türkiye'nin hep böyle gidecek hali yok. Yabancı firmalar bir varlık satın alıyor.

Türkiye'de 1 milyar dolarlık şirketi satın aldığı zaman hisse senetlerinde canlanma oluyor çünkü bir pazarı satın alıyor, bir pazara giriyor. O bakımdan Türkiye cazip hale geliyor. Ama ulusal firmaların el değiştirmesi stratejik bakımdan çok doğru gelmiyor.''

''Eczacılıkla alakalı koleksiyonumuzu sergilemek istiyoruz''

Sektördeki ilk 100 yıllarının sonlarına doğru akredite edilmiş bir ARGE merkezi ve lojistik merkezi açtıklarını, iç pazarda ulaştıkları noktanın ardından dış pazarlara yöneldiklerini söyleyen Barut, ''Bundan sonra ihracata dayalı global oyuncu olmayı arzu ediyoruz.

Değişik ülkelerde üretim tesislerinde ortak olmaya veya kendi üretim tesislerimizi oraya götürmeye çalışıyoruz. Şu anda bir şirketle due dilligence safhasındayız. Yüzde 50-50 ortaklık düşünüyoruz'' diye konuştu.

Barut, şirketin 100. yıl etkinlikleri kapsamında Van GoghAlive Dijital Sanat Sergisini Türkiye'ye getirdiklerini ve Akılcı İlaç Kullanımı kampanyası başlattıklarını anımsatarak, bu kapsamda eczacılıkla alakalı koleksiyonlarını bir sergiyle kamuoyuyla paylaşmayı da istediklerini belirtti.

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim