ankara escort, ankara escort,
  • BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 5 °C

Ar-Ge için kapsamlı çözüm aranacak

Ar-Ge için kapsamlı çözüm aranacak
Üretim ve ihracatta katma değeri yükseltmek amacıyla harekete geçen otomotiv yan sanayi firmaları, Alman enstitüleriyle Ar-Ge işbirliği yaparken, yurt dışında şirket satın almalara da yeniden odaklandı

 

Türkiye otomotiv sanayi, bir yandan ihracatını artırmanın yollarını ararken, diğer yandan da ürünlerdeki katma değeri yükseltecek girişimler için harekete geçti. Bu amaçla Almanya’da kendisini kanıtlamış enstitüler ile işbirlikleri yapılırken, yurt dışında yeni şirket alımları konusunda da fırsatlara bakılıyor.
Yan sanayi firmalarında Ar-Ge’nin daha da artırılması ve katma değeri yüksek ürünler geliştirilmesi amacıyla çareyi, otomotiv alanında dünyanın en gelişmiş teknolojilerini üreten Almanya’da arayan TAYSAD (Taşıt Araçları Yan Sanalicileri Derneği), üç Alman enstitüsüyle işbirliğine gitti. Avrupa’nın en büyük Uygulamalı Bilimler Araştırma-Geliştirme Enstitüsü Fraunhofer’ın yanı sıra Braunschweig Üniversitesi ile seminerler organiza eden TAYSAD, ilkini bu hafta içinde gerçekleştirecek.
 
Söz konusu seminerde Fraunhofer Enstitüsü’nden gelen uzmanlar, bir yandan Türkiye’deki yan sanayicilere yeni trendler ve teknolojik gelişmeler hakkında bilgi verirken, diğer yandan da Ar-Ge merkezlerinde uygulamada yaşanan sorunlara çözümler bulunması konusunda yardımcı olacak.
Ağırlıklı olarak Almanya’da şubeleri olan, aralarında otomotivin de bulunduğu çeşitli alanlarda bünyesinde 22 bin bilim adamı barındıran Fraunhofer Enstitüsü, bilim dünyası tarafından sayısız ödüle layık görüldüğü gibi, “2013’ün En Büyük 100 Yenilikçi Kurumu” listesinde de yer alıyor.
Bu işbirliğinin, Türkiye’deki yan sanayi firmalarının Ar-Ge konusundaki yetkinliğini ve ağırlığını artırmak amacıyla yapıldığını altını çizen TAYSAD yetkileri, Alman enstitülerinin seçilmesinin detesadüf olmadığını belirtiyor. Nitekim geçen yıl otomotiv sektöründe tüm dünyada 800 kadarpatent alındığını belirten yetkililer, bunun yarıdan fazlasının Almanya’dan çıktığının altını çiziyor.Japonya ile Amerika ise, ikinci ve üçüncü sırada.
 
Bununla birlikte TAYSAD, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası, Baker & Mc Kenzie (Esin AvukatlıkOrtaklığı) ve Grant Thornton uzmanlarının katılımıyla, üyelerini otomotiv yan sanayiinde birleşme, ortaklık ve satın alma gibi süreçlerle ilgili bilgilendirdi.
Küresel krizle birlikte otomotivde de birleşme ve satın almalar yaşandığı, özellikle 2013’ün ilk yarısında bu evliliklerin 13.1 milyar doları bulduğuna dikkat çekilirken, bu işlemlerin 6.8 milyar dolarlık kısmı finansal ortaklık, kalan bölümünün de stratejik ortaklık şeklinde gerçekleştiği ifade ediliyor. Başta Avrupa olmak üzere dünyada bu sektörde 4 bin nitelikli firmanın olduğu vurgulanırken, Türk firmaları için ortaklık ve satın alma anlamında pek çok fırsat olabileceği bildirildi. Söz konusu toplantıya, çeşitli firmalardan 30’u aşkın üst düzey yönetici katıldı.
 
Frankfurt Otomobil Fuarı’nda 2007 yılında konsept olarak sergilenen ve gördüğü ilgi üzerine 2.5 yıl sonra seriüretimine başlanan Peugeot RCZ, geçirdiği makyajın ardından daha güçlü bir versiyonla yollara çıkmaya hazırlanıyor. RCZ, 270 HP’lik “RCZ R” versiyonuyla 2014 yılının ikinci çeyreğinde Türkiye’de de satışa sunulacak.
Geçirdiği makyaj operasyonu sonrasında farklı bir yüze kavuşan Peugeot’nun sportif modeli RCZ, 1.6 lt hacimli motora ve 270 HP güce sahip “R” versiyonuyla adından söz ettirmeye hazırlanıyor. Peugeot Sport tarafından geliştirilen motor, kilitli diferansiyel ve 6 ileri manufel vitesin yanı sıra hafifletilmiş, yere yakınlaştırılmış gövde sayesinde otomobili 0’dan 100 km/s hıza 5.9 sn’de ulaştırıyor.
Aracın dış tasarımında siyah mat renkli tavan kuşakları ve koyulaştırılmış bi-xenon farlar dikkat çekerken, yol tutuşun artması açısından şasi 10 mm daha alçaltılmış. 19 inç ve sportifalüminyum alaşım jantlara RCZ R’ın frenleri de geliştirilmiş. iç mekanında da kırmızı dikişli deri-nappa karışımı spor koltuklardan başlayıp direksiyon simidi, vites körüğü ve kapı içlerine kadar ulaşıyor.
 
Türkiye’de büyük firmaların, filolarındaki araçları gerek yakıt gerekse de diğer giderlerini azaltmak amacıyla araç takip sistemlerine ağırlık verdiği belirtildi. Bununla birlikte filosundaki araçların karıştığı kazaların düşürülmesi amacıyla çalışanlarına sürüş eğitimi aldıran şirketlerin de giderek arttığı kaydediliyor.
TEBArval’in desteklediği “CVO Barometre 2013” araştırmasına göre Türkiye’de personel sayısı100’ün üzerinde olan şirketlerin yüzde 27’sinin araçlarını filo kiralamayla temin ettiğini, kalanının ise satın aldığı belirtildi.
 
Rapora göre, Türkiye’de araçlarını kendi satın alan firmaların, filolarını araç takip sistemleriylekontrol ettiği belirtiliyor. Bunu tercih eden şirketlerin oranının, 2011 yılına göre yüzde 10’luk artışla yüzde 47’ye ulaştığı, oranın, Avrupa’dan yüksek olduğu vurgulandı. Şirketler, bunu, daha çok araçların amaç dışı kullanımını ve yakıt harcamalarını kontrol için yapıyor. Kazaların ve kazalardan doğan maliyetlerin azaltılması amacıyla çalışanlarına sürüş eğitimi veren firmaların sayısının da giderek arttığı, aynı raporda belirtiliyor. Elektrikli araçlara filo ilgisinin düşük olduğu kaydedilen raporda, 2014’te Türkiye’de filo araçlarının sayısının 2.3 milyona, 2015 yılındaysa 2.5 milyon adede yaklaşacağı tahmin ediliyor.
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim