• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -2 °C

Biodizelde yeni yatırımlar yolda

Biodizelde yeni yatırımlar yolda
Türkiye'de bir kaç yıl öncesine kadar fırsat olarak görünen, ancak üretim planları askıda kalan biyodizelde umutlar yeniden yeşerdi.

Biodizelde yeni yatırımlar yolda

Türkiye'de bir kaç yıl öncesine kadar fırsat olarak görünen, ancak üretim planları askıda kalan biyodizelde umutlar yeniden yeşerdi.

Biyodizel Sanayi Derneği Başkanı ve DB Tarımsal Enerji AŞ Genel Müdürü Selçuk Borovalı, dağıtım şirketlerinin biyodizele karşı olan negatif duruşunun ortadan kalkmaya başladığını, Türkiye'nin Kyoto protokolüne imza koymasıyla biyodizel tüketiminin daha da artmasını beklediklerini söyledi.

İzmir'in köklü aile işletmelerinden olan Borovalı Grubu ile Delta Petrol'ün ortaklığıyla 2007 yılında kurulan, ancak pazarın oturmaması nedeniyle iç piyasaya yeteri kadar üretim yapamayan DB Tarımsal Enerji, 2010 yılında üretimini önemli miktarda artırdı.

Şirket Genel Müdürü Selçuk Borovalı, EPDK'nın verdiği 45 lisans arasında çalışan tek firma olan DB Enerji'nin İzmir'in Torbalı ilçesindeki tesislerinde AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

2005 yılıyla birlikte akaryakıt fiyatlarının yükselmesiyle biyodizel konusunun Türkiye'de yoğun şekilde tartışıldığını, bir çok girişimcinin sektöre girmek üzere hazırlandığını ifade eden Borovalı, hatalı varsayımlarla hareket edilmesi ve biyodizel üretiminin kolay sanılması nedeniyle çoğu şirketin başarısız olduğunu ifade etti.

O dönemde girişimcilerin biyodizeli bir tarım faaliyeti olarak gördüğünü, devletin ve akaryakıt dağıtım şirketlerinin de böyle görmesini beklediğini, burada hata yapıldığını savunan Borovalı, ''Türkiye'nin en yüksek vergi geliri akaryakıttan sağlanıyor. Biyodizel pazarının akaryakıttan kontrolsüz, disiplinsiz bir şekilde pay alıp vergi kaybettirmesini beklemek başlangıçta yapılan en büyük hatalardan biriydi. Bu kadar yüksek bir vergi kaybına Maliye'nin göz yummayacağını varsaydık. Kaçak akaryakıta yol açacak şekilde bir gelişime izin vermeyeceklerini düşünerek yola çıktık'' dedi.

Bu dönemdeki çekişmelerin akaryakıt piyasasıyla biyodizel yatırımcıları arasındaki ilişkileri de etkilediğini dile getiren Borovalı, 2008 yılında başladıkları üretimi bu belirsizlik döneminde Romanya, Portekiz ve İspanya'ya yaptıkları ihracatla ayakta tuttuklarını söyledi.

Sektörde şu anda tüm yasal ve mali düzenlemelerin tamamlandığını, çalkantıların sona erdiğini dile getiren Borovalı, şirket olarak şu anda yerli ve yabancı grupların da içinde bulunduğu 6 akaryakıt şirketine biyodizel verdiklerini söyledi.

Borovalı, şöyle konuştu:

''Pazar olmasına rağmen satış imkanları yavaş yavaş gelişiyor. Akaryakıt sektörünün öncü kuruluşları biyodizel ve biyoetanol ile harmanlanmış ürünleri piyasaya sürmeye başladı. Dağıtım şirketlerinin bu işe karşı duruşu, negatif bakışı zaman içinde azaldı. Aldığımız bilgiler ve gelen sinyaller bu miktarın 2011 yılında artacağını yönünde.

Türkiye'deki motorin tüketimi 16 milyon metreküpe ulaştı. Bunun yüzde 2'sine kadar ÖTV muafiyeti sağlandığı dikkate alınırsa 320 bin metreküplük pazar var. Ancak tamamının kullanılabileceğini sanmıyorum. Türkiye'nin Kyoto protokolüne imza atması ve çevre bilincinin Avrupa ülkelerinde olduğu gibi gelişmesiyle 2011-2013 arasında tüketimin artacağı ve kapasitenin pazarın yarısına kadar yükseleceği kanaatindeyim. Yani 120-130 bin metreküplük bir piyasa görebileceğimizi sanıyorum. Bizim üretimimiz ise şu anda 22-25 bin metreküp.

Pazarın büyümesiyle paralel yeni yatırımlar yapmak istiyoruz. Üretim alanları ve rafinerilerin kesiştiği bölgelerde yeni tesisler planlıyoruz. Mersin, Trakya ve İç Anadolu'da yatırım düşünüyoruz. Yaptığımız ön girişimler var. Pazarın biraz daha büyümesini bekliyoruz.''

-MALİYETLER YAKIN-

Biyodizel'in hızla parlayıp sönmesi nedeniyle oluşan motivasyon kaybına rağmen ciddi yatırımcıların bu işle ilgilenmeye devam ettiğini kaydeden Borovalı, sektörün yeni yatırımlarla büyümesini arzu ettiklerini ifade etti.

Mevcut akaryakıt fiyatlarıyla biyodizel maliyetinin motorin maliyetlerine yakın seyrettiğini dile getiren Borovalı, ÖTV muafiyeti nedeniyle biyodizelin biraz daha avantajlı durumda olduğunu ancak akaryakıt fiyatlarındaki yükselmeyle daha cazip bir yatırım alanının oluşacağına inandığını dile getirdi.

-ÜRETİCİ BOYUTU-

Üretimde özellikle aspiri ön plana çıkarmaya çalıştıklarını, 3 bin 500 üreticiyle sözleşme yaparak sulama imkanı bulunmayan, buğday ve arpa gibi ürünlerden verim alınamayan arazilerde aspir ürettirdiklerini anlatan Borovalı, yağ fabrikalarında ham yağa çevrilen ürünü, halk arasında biyodizel olarak bilinen metil ester molekülüne dönüştürdüklerini, son olarak da ulusal marker ile işaretleyerek motorinle karıştırılmak üzere Aliağa'daki rafineriye gönderdiklerini söyledi.

Borovalı, biyodizel üretiminin teoride kolay bir iş gibi gözükmesine rağmen istenen standartların yakalanabilmesi için küçük bir rafineri kadar yatırımın zorunlu olduğuna dikkat çekti. Tesislerinin yaklaşık 10 milyon lira maliyetle kurulduğunu, ayrıca 5 yıllık tarımsal planlarla çalıştıklarını dile getiren Borovalı, bu alanda yatırım yapmak isteyenlerin özellikle hammadde planını iyi yapması gerektiğini söyledi.

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim