• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 21 °C

Bir zamanlar Akçay önemli bir limandı

Bir zamanlar Akçay önemli bir limandı
Bandırma'dan Balıkesir'e, oradan Balya kazasına varılıyor. Biraz daha ötelerde Karaydın ve nihayet Akçay'da denize ulaşıyorsunuz.

Bir zamanlar Akçay önemli bir limandı

Bandırma'dan Balıkesir'e, oradan Balya kazasına varılıyor. Biraz daha ötelerde Karaydın ve nihayet Akçay'da denize ulaşıyorsunuz.

Akçay XX. yüzyıl başlarına kadar tam deyimiyle "Yükte ağır pahada ağır" bir maden ihraç limanı olarak önem kazandı. Akçay'da iskele kuranlar Balya'daki Fransız madencilik şirketi idi. Balya-Karaydın Osmanlı Madencilik şirketi 1867 yılında Fransız madencilik grubu ile Alman Reiser şirketinin ortak yatırımı olarak başlatılmış, fakat asıl gerçekleşme 1892'de Osmanlı Bankası ile Banque de Paris et de Pays-Bas'ın sağladığı kredilerle, İstanbullu Rum banker Mavrogordato ve Muğla doğumlu silah satıcısı Sir Basil Zaharoff'un hisseleri dahil olacak şekilde gerçekleşmişti. Balya zengin çinko-kurşun ve gümüş madenleriyle tanınmakta. 1880-1939 yılları boyunca Humboldt-Wetherill separatörü kullanılarak 4 milyon ton maden işlenmiş ve 400.000 metrik ton kurşun, 400.000 metrik ton çinko, 1.000 ton gümüş ve 3 ton altın elde edilmiş. Uzun yıllar elde edilen madenler Fransa'nın Marsilya Limanı'na ihraç edilmiş. 1901-1913 yıllarında ise maden tamamiyle Alman Metallgesellschaft firması tarafından satın alınmış. Kurşun bu yıllar boyunca Akçay'dan Hamburg'a sevk edilmiş.

Maden yükleme iskelesiydi

Günümüzde feldspar madeni dökme olarak Güllük Limanı'ndan ihraç edilmektedir. Feldspar madeni ihracatçıları yıllarca Güllük çevresinde bir iskele için mücadele vermişlerdir. Sonunda Güllük Limanı, kasabanın dışında bir özel yatırım olarak gerçekleştirilmiş ve Güllük kasabası da bir turizm beldesi olmak için yeniden şekillenmeye başlamıştır. Akçay, Balya-Karaaydın madenlerinin kapatılmasıyla iskele özelliğini yitirmiş, Fransızların gitmesinin ardından bir süre sonra madenin kapatılarak tüm makinelerin talan edilmesiyle göç vermiş ve bütünüyle turizmden umut bekler hale gelmiştir. Maden Akçay'dan gemilere yüklenirken, dönüş yükü olmadığından Fransız madencilik şirketi yöneticileri, maliyetleri düşürmek için ve aynı zamanda daha fazla kazanç elde etmek için Marsilya'dan Türkiye'ye ithal edilecek yükleri aramışlar, sonunda Marsilya kiremiti ile Marsilya tuğlasının ithalini gerçekleştirmişlerdir. Akçay Limanı'nın bu ilginç özelliği benzersizdir ve Marsilya kiremiti ile tuğlası Osmanlı Türkiyesi'ne ilk kez Marsilya'dan Akçay'a gelen gemilerle getirilmiştir.

Marsilya kiremiti tahliye edildi

Marsilya kiremiti dersem bilmeyen olur mu? Kendine has bir şekilde biçimlendirilmiş olan kiremit Marsilya'daki ocaklarda pişirildiğinden adı Marsilya kiremiti olarak tanındı. XX. yüzyıl Türkiye'sinde binaların, evlerin damlarında Marsilya kiremiti kullanmak moda oldu. Avrupa'da çok yaygın kullanım alanı bulduğu gibi, sağanak yağmurlarda damı koruduğu ve hafifliği nedeniyle Hindistan, Güney Amerika, Singapur ve Avustralya'ya kadar yayıldı. Sanayi devrimi ve demiryolları birbiriyle özdeşleşen iki kavram olarak karşımıza çıkarken, Balya'nın ve sahip olduğu madenlerin demiryolları ile ayrı bir ilişkisi vardır. İlk zamanlarda çıkarılan madenin nakliyesi deve, katır, araba ile yapılırken, daha sonra Balya'dan Palamutluk mevkiine kadar 62 km uzunluğunda ve 60 cm genişliğinde dekovil hattı inşa edilmiştir. Bölgeye kadar hayvanla çekilen dekovillerle nakledilen madenler buradan Akçay iskelesine arabalarla nakledilirdi. Daha sonra ise ulaşımı hızlandırmak adına Palamutluk'tan Akçay iskelesine kadar demiryolu inşası Fransızların sahip olduğu "Balya Karaaydın Sirketi" tarafından gerçekleştirildi.

Önceleri Gönen üzerinden Bandırma'ya taşınıp oradan gemilere yüklenilen madenler dekovil hattının gerçekleştirilmesiyle birlikte Akçay ve Edremit yolları kullanılarak limanlara ulaştırılmıştır. İhraç edilen madenin bir kısmı Bandırma iskelesinden İstanbul'a sevk edilirdi. Fransızlar Balya'daki demiryollarının yapımından işletilmesine kadar büyük bir başarı sergilemişlerdir. Zamanın en ileri imkânları kullanılarak işletilen madenler, demiryoluyla durmaksızın taşınırken, Akçay'a gelen gemilere hammaddenin yüklenmesi ve gemilerin Marsilya'ya beklemeksizin yola çıkmaları sağlanmıştır. Bu sistemin gururunu yaşayan Fransızlar madenin işletilmesini resmileştiren hisse senetlerinde bile sağlı sollu madenlerin arasından geçen bir demiryolunu resmetmişlerdir.

İlk termik santralı kurdular

Fransızlar Mancılık'ta kömür, Patlak'ta kurşun, çinko ve manganez madenlerini de işletti. 1901'de Mancılık'ta kurdukları ilk termik santralla elektrik üretip maden makineleri çalıştırdı, fazlasını da belediyeye satarak, Balya'nın aydınlanmasını sağladı. Fransızlar sayesinde Balya ve çevresinde modern fırın, golf sahası, hastane, bar-eğlence merkezleri kuruldu. Birinci Dünya Harbi sonrasında faaliyetini durduran şirket 1920'de yeniden madeni işletmeye başladı. Dünya Savaşı sonrası krizden etkilenen şirket adını 1923'ten sonra ‘Balya Karaydın Türk Maden Şirketi' olarak yeniledi. Yaklaşık 70 yıl boyunca Fransızların işlettiği madenden 400 bin ton kurşunun çıkarılıp Fransa'ya ihraç edildiği tahmin ediliyor.

Malzemeleri işe yaradı

Balya madeninden sökülen makine ve aksam, Bolkar Dağı, Keban Simli Kurşun, Ergani Bakir ve Soma Kömür madenlerinde kuruldu. Balya madeninin tasfiyesi, Etibank'ın hatta Türkiye Kömür İşletmeleri'nin (TKI) temelinin atılmasına katkı yaptı. Gerek makine gerek de insan gücü yönünden Keban, Ergani, Şark Kromları, Soma ile Tavşanlı Maden işletmeleri buradan giden işçilerle ve aletlerle hayat buldu. Günümüzde Balya'da Fransızlardan kalan birkaç yıkık binadan başka hiçbir şey yoktur. Marsilya kiremitinin ise asırlık binaların damlarında, Marsilya tuğlasının duvarlarda hükmünü sürdürdüğünü söyleyebiliriz. Bu dünyada hiçbir şey kalıcı değildir.. Artık Akçay Limanı'nın yerinde rüzgârlar esmektedir. Belki bir gün düşünenler, Akçay'ı bir turistik uğrak limanı olarak değerlendirmeyi akıl ederler!

Kaynak: Osman Öndeş-Referans Gazetesi

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim