• BIST 83.161
  • Altın 147,145
  • Dolar 3,7693
  • Euro 4,0453
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -2 °C

''Bu özelleştirme tüccar siyaset anlayışı''

''Bu özelleştirme tüccar siyaset anlayışı''
Özeleştirme İdaresi Başkanlığı tarafında hazırlanan Salıpazarı Limanı nazım imar planları, daha önce iptal olan Galataport ihalesinin ikinci kez ve yeniden yapılması için yapılan bir hazırlık çalışmasıdır.

CHP Eski Beyoğlu Belediye Meclis Üyesi Saim Gül, Galataport ihalesiyle ilgili yazılı bir açıklamada bulundu.

CHP'li Saim Gül'ün açıklama metni şöyle;

"Bildiğiniz gibi 2005 yılında Türkiye Denizcilik İşletmeleri tarafında yapılmış olan Galataport İhalesi, 3 milyar 533 milyon euro ile Ofer ve Çeçen Holdıng tarafında oluşturulan, Royal Caribbien konsorsiyum ortaklığı kazanmış ve daha sonra yapılan itiraz nedeni ile Danıştay 6 Dairesi tarafında 2006 yılında verilen karar ile “Kültür ve Turizm Bakanlığının Özeleştirme kapsamına alınan limanlara ilişkin imar planı yapma yetkisinin bulunmadığını ve dolayısıyla yürütmenin durdurulması” kararı verilmiş ve ardında Galataport ihalesi ile ilgili dosya Yüksek planlama Kurulu sekreteryası görevini yürüten, Devlet Planlama Kurumu tarafından, Özeleştirme İdaresi Başkanlığına gönderilmiştir.

Daha sonra iptal olan Galataport Projesi, geçen beş yıllık süre içerisinde siyasi iradenin bu ihaleyi yapma isteğinden vazgeçmemesi ve ısrarlı olması nedeni ile Karaköy Salıpazarı Limanı ile ilgili plan çalışmaları devam etmiş ve Özeleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Salıpazarı Kruvaziyer Liman alanı ile ilgili 1/5000’lik ve 1/1000’lik Nazım İmar Planları yapılarak 22 Ekim 2012 tarihinde onaylanmıştır. Resmi gazetede yayınlanan imar planları , İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 04 Aralık 2012 ile 04 Ocak 2013 tarihleri arası askıya çıkarılmıştır.

Özeleştirme İdaresi Başkanlığı 3621 sayılı kıyı kanununda yapılan değişiklik ile kendisine verilen plan yapma yetkisi kullanarak, yapmış olduğu plan kapsamında, mülkiyeti Türkiye Denizcilik İşletmelerine ait olan 101.207 metrekare alan ve deniz kıyısına yapılacak 10 metre genişliğinde ek dolgu alan ile birlikte toplamda 112.147 metrekarelik alan Salıpazarı Kruvaziyer Liman alanı olarak belirlenmiş , yapılan bu fonksiyon değişikliği ile liman alanında, Ticarethane ve Turizm alanlarının yapılmasının önü açılmış ve aynı zamanda özelleştirme ve gelir sağlama anlamında Turizm Merkezi olması planlanmıştır.

Planlama alanı içerisinde ayrıca Sosyal Kültürel alanlar ve Rekreasyon alanları da mevcut olup, 13.923 metrekarelik Rekreasyon alanı zemin alanına 2 katlı, 27.800 metrekare otopark yapılmasına, yapılan bu plan değişikliği ile izin verilmiş, ayrıca 4 nolu antrepo içerisinde bulunan İstanbul Modern Sanatlar Müzesi ve 5 nolu antrepo içerisinde bulunan Resim ve Heykel Müzesi binaları yapılacak inceleme ve analizler sonucu, deprem yönetmeliğine uygun olmadığı tespit edilir ise yeni yapılacak avan projeler kapsamında anıtlar kurulunun onayı ve izni alınarak, 4 ve 5 nolu antrepoların yıkılıp yeniden yapılmasına izin verilmiştir.

Kruvaziyer Liman alanı içerisinde, A ve B bölgesi olarak belirlenen 52.473 metrekare alan, 1,50 emsal ile 15.50 metre ve 18.50 metre yüksekliğinde, Turizm Tesisleri, Ticarethane Tesisleri, Terminal ve Teknik Hizmet binaları inşa edilecektir.

Turizm Tesis Alanı içerisinde, Otel, Butik Otel, Konaklama ve Dinlenme Tesisleri yer almaktadır. Ticaret Alanı içerisinde, Alışveriş Merkezleri, İşletmeler, Bankalar, Yeme İçme Alanları ve diğer Ticaret Üniteleri yer alacaktır.

Kısacası Salıpazarı Liman Alanı içerisinde tahminen, yer altında yapılacak 30 bin metrekare otopark ve zemin katları ile ve yer üstüde bulunan 1,2,3,6,7,20 nolu antrepoların yıkılması ile diğer 4 ve 5 nolu antrepolarında yapılan inceleme sonucu, deprem yönetmeliğine uygun görülmediği ve yıkılıp yeniden yapılmasına karar verildiği takdirde, yer üstünde yapılacak yaklaşık 100 bin metrekare inşaat alanı ile birlikte, toplam yer altı ve yer üstünde 130 bin metrekare inşaat yapılacağı tahmin edilmektedir.

Yine, Salıpazarı Liman Alanı içerisinde bulunan tescilli ve korunması gereken 10.356 metrekare Paket Pastanesi, 7.552 metrakare Karaköy Yolcu Salonu, 5.627 metrekare Merkez Rıhtım Han, 4.770 metrekare Çinili Han ile toplamda 28.305 metrekare inşaat kullanım alanı bulunan ve olduğu gibi muhafaza edilmesi gereken bu tescili binalar ile birlikte, ihaleyi kazanacak firma, tahminen yapılacak yaklaşık 130 bin metrekare inşaat kullanım alanı ile birlikte toplam 158 bin metrekare alanı kullanma imkanına sahip olacaktır. Mevcut liman alanında 141.236 metrekare inşaat kullanım alanım vardır..

''Tüccar siyaset anlayışı''

Özeleştirme İdaresi Başkanlığı tarafında hazırlanan Salıpazarı Limanı nazım imar planları, daha önce iptal olan Galataport ihalesinin ikinci kez ve yeniden yapılması için yapılan bir hazırlık çalışmasıdır.

Adalet ve Kalkınma Partisi, 2002 yılında iktidara geldiği günden itibaren, Tüccar Siyaset anlayışından bahsetmiş ve kendilerini çok iyi bir pazarlamacı olarak tanımlamışlardır.. Bu düşüncelere sahip AKP üyelerinin oluşturduğu hükümet, geçen 10 yıllık süre içerisinde Devletin bir çok kurumlarına ait bir çok İşletme veya Tesisleri, Fabrikaları, Arsa ve Arazileri özelleştirmiş veya satmıştır.

Yine aynı düşünce çerçevesinde, özellikle İstanbul’da kamu kurumlarına ait yeşil alanları ve park alanlarını belediyeler marifeti ile plan değişikliği yaparak, imara açıp, var olan yeşil alanları yok etmişlerdir. Son olarak köprü ve otoyolların özelleştirilmesi veya salıpazarı limanı nazım imar planlarının özelleştirilme amacı ile yapılması, AKP’nin 2002 yılından bugüne kadar devam eden Tüccar Siyaset anlayışının sürdürmekte olduğu anlaşılmaktadır.

Mülkiyeti kamu kurumlarına ait tüm işletmelerin veya tesislerin tapusu millete aittir.. Sadece rant amaçlı plan veya proje yapılması doğru değildir. Kamusal alanlara yapılacak plan veya projelerin, topluma fayda sağlayıp sağlamadığı veya gelir getirici unsurların kimlere fayda sağlayıp, sağlamadığı detaylıca araştırılmalı ve irdelenmelidir.

Aynı zamanda çevre faktörü ile birlikte doğal güzellikler de göz ardı edilmeden planlamalar yapılmalıdır. Salıpazarı Limanı ile ilgili ihale gerçekleştiği zaman, Limandaki tesislerde sağlanan gelirler, vatandaşa mı yoksa ihaleyi kazanacak şirketler mi fayda sağlayacağı sorusu sorulduğu zaman, bu soruya verilecek cevap, tabi ki ihaleyi alan şirketler en büyük payı almış olmasından dolayı daha fazla kazanç veya fayda sağlayacaktır. Dolayısıyla gelir dağılımında ki adaletsizlik ve eşitsizlik bu şekilde oluşmaktadır.

Görülen o ki, bu siyasi politikalarla yapılan bu özelleştirmeler sonucu gelecekte gelir dağılımında ki eşitsizlik Türkiye için çok ciddi sorunlar oluşturacaktır. Bundan dolayı üniversiteler veya sivil toplum-örgütlerlerinin sessiz kalmaları doğru olmadığı gibi tepkilerini veya alternatif çözümlerini ortaya koyarak daha duyarlı olmaları gerekir.

Neden ısrarla Salıpazarı Limanı özeleştirilmek isteniyor veya neden bu bölgede yapılacak sosyal projeler ile vatandaşın okul, üniversite veya hastane ihtiyacı karşılanmıyor. Bu mümkün değil ise Türkiye Denizcilik İşletmelerinin, Salıpazarı Limanı işletme hakkı neden elinde alınıyor.

Hiç olmazsa yapılacak yeni proje kapsamında, Türkiye Denizcilik İşletmelerinin, limanı işletme hakkı devam etmelidir. TDİ bu devletin sahip olduğu önemli kurumlarından biri olduğu gibi dolaylı olarak aynı zamanda milletin sahip olduğu bir işletmedir. Dolayısıyla TDİ’nin liman hizmetlerinde kazanmış olduğu gelirler veya kazançlar bu devletin veya milletin kasasına girecektir.

Ne yazık ki TDİ’ne ait bir çok liman veya feribot son 10 yıl içerisinde özelleştirme adı altında, elden çıkarılmış veya satılmıştır. Unutulmamalıdır ki Türk Hava Yolları’ devletin önemli kurumlarından biridir. Aynı zamanda kazanan ve başarılı olan örnek kurumlarından biridir.

THY başarılı olabiliyor ise, TDİ neden başarılı olmasın. Bir fırsat verilecek olursa bence başarılı olacaktır. Belki de bugüne kadar yapmış olduğu faaliyetlerden dolayı çok başarılıdır, bu konu ile ilgili kamu oyuna bilgi verilmediği için bilemiyoruz. Fakat tahmin edebiliyoruz.

Karaköy Salıpazarı Limanı, mevcut bu hali ile, 2012 yılı içerisinde 480 gemi ve 1 milyon turist ziyaret etmiş ve ortalama bir turistin 200 dolar harcama yaptığı düşünülecek olursa yıllık 200 milyon dolar gelir getirdiği tahmin edilmektedir. Dolayısıyla yeni yapılan plan çerçevesinde limanın kapasitesi % 25 oranında artırılması öngörüldüğü gibi, aynı zamanda limana gelen yolcu veya turistlerin liman bölgesinde konaklama veya alışveriş imkanlarının sağlanması ile birlikte, daha avantajlı bir liman, ticarethane veya turizm alanına dönüştürülmüştür.

Tüm bu teknik ve hukuki sorunların yeni yapılan plan çerçevesinde, çözülmüş olması , ikinci kez yapılacak Galataport İhalesini daha cazip hale getirmektedir.. İhaleyi kazanacak olan firma veya firmalar, hangi şekilde olursa olsun daha çok kazanacaklardır.

Kısacası, 2013 yılında yapılacak Galataport ihalesi, şirketler için daha cazip veya daha cezp edici bir ihale olacaktır. Vatandaş için ise değişen hiç bir şey olmayacaktır.

İşte bu siyasi anlayışın veya tercihin adı, Tüccar Siyasettir."

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim