• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 14 °C

Bu pazarın adı da 'Ramazan ekonomisi'

Bu pazarın adı da 'Ramazan ekonomisi'
Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu (YESİDEF) Başkanı Hüseyin Bozdağ, 2023'e kadar 13 milyon 500 bin kişiyi doyurmayı hedeflediklerini belirtti.

Bozdağ, ''Türkiye'de yemek sektörü 22 milyon insanı ilgilendiren bir sektör ve şu an 6 milyon 500 bini kişiyi doyurabiliyoruz. Bir kişinin yıllık yemek maliyeti ortalama bin dolar.Pazarın ekonomik değeri 22 milyar dolar ve 6 milyar 500 bin dolarını işleyebiliyoruz. 2023'e kadar yüzde 50 büyüyerek 13 milyon 500 bin insanı doyurarak 13 milyar 500 milyon dolara çıkmayı hedefliyoruz'' dedi.

Ramazan ayında oluşan gıda, sebze ve meyve fiyatları hakkında bilgi veren Bozdağ, ''Gıda, meyve ve sebzede bolluk var. Fiyatlar yüzde 10 geri geldi. Rekoltede artış var. Enflasyon eskalasyonuna göre artış yapmayı düşünüyorduk. Fiyatlar geri geldiği için bu yılki yemek fiyatları geçen yılki fiyatlarla aynı olacak'' ifadesini kullandı.

Ucuz kumanya paketi uyarısı

Ramazan ayıyla birlikte yardımlaşmanın arttığını, duyarlı insanların ihtiyaç sahiplerine yemek ve erzak yardımı yaptığını hatırlatan Bozdağ, Ramazan ayında oluşan bu faaliyetlerin, 900 milyon lirası kumanya, 624 milyon lirası da çadır yemekleri olmak üzere toplamda 1 milyar 524 milyon dolarlık ek bir pazar oluşturduğunu kaydetti.

Bozdağ, Ramazan'da dağıtılan erzak kumanyaları içinse, şu uyarılarda bulundu:

''Normal bir işçinin yemek maliyeti 5 liradan hesaplanırsa, 22 iş gününde 110 lira yapar. Kumanyanın ortalama 18-22 çeşitten oluşması, amacına uygun olacaktır. 15-20 liralık markasız ürünlerin olduğu paketler risk taşımaktadır. Açık ürün alınmamasını, marka ürünlerin alınmasını öneriyoruz.

Hayır sahibinin amacı yerini bulmuyor. Bu işi organize eden firmalar ucuz olsun diye hazırladığı paketlerle zehirlenmelere yol açıyor. Bakanlık bunları denetlemeli, hayırseverler de erzak kumanyaları için daha dikkatli olmalı.''

''Ramazan Kondu'culara dikkat''

Ramazan'da fırsatçılara imkan verilmemesi gerektiğini dile getiren Bozdağ, şöyle konuştu:

''İftar yemeklerini yerel yönetimler koordine ediyor. Bu uygulamayı takdir etmemize karşın, iftar yemeklerinde 12 ay boyunca yemekle ilgisi olmayan ''Ramazan kondu'' fırsatçı firmalara imkan verilmemeli. Bakanlığa kayıtlı 3194 yemek sanayi firması var. Bu firmalar resmi bir pazarı oluşturuyor.

İlla da bir firmaya verilecekse bu firmalardan olsun. Çadırlardaki yemekler 4 veya 6 çeşit olmalı. Paket yemeklerin maliyeti 7,5 lira ve dökme yemek maliyeti de 5 liranın üstünde olmalı. 4,5 liranın altındaki iftar yemekleri kesinlikle risk taşımaktadır. Halkın daha sağlıklı yemek yemesi için denetlemeler yapılmalı.''

İlköğretim okullarına yönelik olarak uygulamayı düşündükleri projeyi de hatırlatan Bozdağ, ''İlgili Bakanlıklarla da görüşerek ilköğretim okullarında yemek verilmesi yönünde talepte bulunacağız. Devlet bilgisayar, tablet, akıllı tahta veriyor, bunları kullanacak gençliğimizin sağlıklı olması önemli.

Süt dağıtımı  yanında yemek de verilerek öğrenciler desteklenmeli. Bunun yurt dışında çok uygulaması var. Obeziteyle savaş ve sağlıklı beslenme yaşı 6 yaşından itibaren başlamış durumda. Bu projeyle okullarda model mutfaklar, tip mutfaklar oluşturmayı hedefliyoruz'' değerlendirmesinde bulundu.

''Projeyle gıda ve tarım sektörüne 6 milyar 500 milyon dolar katkı sağlanacak''

Proje maliyeti hakkında da bilgi veren Bozdağ, ''6- 16 yaş öğrencilerin beslenme kaynaklı yıllık sağlık harcamalarının Devlete maliyeti 28 milyar dolar. Bu projenin maliyeti ise 13 milyar 500 milyon lira artı cüz bir kar şeklinde olacaktır. Cüzi bir kar olması bizim için de sosyal bir proje olmasını ifade edecek.

Bu projeyle gıda ve tarım sektörüne 6 milyar 500 milyon dolar katkı sağlanacak. Projeyle yemek sektöründe 400 bin kişi doğrudan bin 500 kişi de dolaylı istihdam edilecek. Böylece bir yandan daha sağlıklı gençler yetişirken, diğer taraftan devlete, ekonomiye, gıda- tarım sektörü ile istihdama önemli destekler sağlanacak'' tespitlerinde bulundu.

GDO'lu gıda söylentilerini dikkate almadıklarını da aktaran Bozdağ, ''Bu konuyla ilgili olarak İstanbul Teknik Üniversitesinde (İTÜ) geçen ay yapılan, Sabancı Biyokimya Bölümü öğretim üyeleri, TÜBİTAK ve Gıda Tarım Bakanlığı yetkililerinin katılımcı olduğu bir toplantı düzenlendi.

Bakanlığın, toplantıda açıklanan 15 milyon Avroluk bir bütçeyle gerçekleştirdiği araştırmasında Türkiye'de tüketilen 841 üründen sadece 1 üründe GDO'ya rastlandığı ve 840 üründe GDO'ya rastlanmadığı noktasında bir sonuç çıkmıştır.

Bu bilimsel çalışmadan dolayı sektör olarak GDO'lu ürün tüketmediğimizi ve bu tartışmanın bizi etkileyen bir yönü olmadığını düşünüyoruz. Dolayısıyla bilime dayalı araştırma sonuçlarına göre hareket etmekteyiz'' diye konuştu.

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim