• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C

Çanakkale Deniz Zaferi'nin 96. yıldönümü

Çanakkale Deniz Zaferi'nin 96. yıldönümü
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'nin 96. yıldönümü törenlerinde yaptığı konuşmada, Orta Doğu ve Afrika'daki çatışmalara sessiz kalamayacaklarını belirtti.

Çanakkale Deniz Zaferi'nin 96. yıldönümü

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'nin 96. yıldönümü törenlerinde yaptığı konuşmada, Orta Doğu ve Afrika'daki çatışmalara sessiz kalamayacaklarını belirtti.

Erdoğan, "Biz artık bu bölgede zulüm, işkence, baskı değil, kardeşlik görmek istiyoruz. Allah aşkına, daha ne kadar kan akacak? Biz buna sessiz kalmayacağız" dedi. 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'nin 96. yıl dönümü törenlerinde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Orta Doğu ve Afrika'daki çatışmalara sessiz kalamayacaklarını belirterek, "Biz artık bu bölgede zulüm, işkence, baskı değil, kardeşlik görmek istiyoruz. Allah aşkına, daha ne kadar kan akacak? Biz buna sessiz kalmayacağız" dedi.

18 Çanakkale Mart Deniz Zaferi için stadyumda düzenlenen törende konuşan Başbakan Erdoğan, Çanakkale kahramanlarını, vatanı ve bayrağı için canını feda etmiş bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ettiklerini ifade ederek, Mehmet Akif'in, "Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda! Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!" mısralarını okudu. Her karışı şehit kanlarıyla sulanmış, her karışı için can feda edilmiş bu topraklarda, Türk milletinin istiklaline olan aşkını, tutkusunu bütün dünyaya gösterdiğine dikkati çeken Erdoğan, "Mehmetçik, 96 yıl önce, bütün dünyaya kahramanlığını, fedakarlığını ve kararlığını bir kez daha ispat etti. Çok büyük bir emanet taşıyoruz. Biz 74 milyon olarak gencimizle, yaşlımızla, çocuklarımız ve büyüklerimizle, zenginimiz ve yoksulumuzla tüm o şehitlerin emanetini omuzlarımızda taşıyoruz. Çanakkale'de, Dumlupınar'da, Sarıkamış'ta, Kutulamare'de, Yemen'de gözlerini ebediyete yuman o şehitler, biz bağımsız ve barış içinde yaşayalım diye canlarını seve seve feda ettiler. Onlardan aldığımız emaneti daha ileri taşımak gibi bir vazife taşıyoruz. Eğer vazifemizi ve sorumluluğumuzu hakkıyla yapmazsak o şehitlere karşı vebal altına girer, mahcup oluruz. Biz, şehitlerimiz karşısında asla mahcubiyet yaşamak istemiyoruz. Biz şehitlerimiz karşısında yüzümüzü yere eğmek istemiyoruz. Yarın ruz-i mahşerde huzurlarına çıktığımızda, onlardan aldığımız emanete sahip çıkmak, böylece şefaatlerine nail olmak istiyoruz. Türkiye'yi büyütmenin, itibarını artırmanın gayreti içindeyiz. Şehitlerin huzurunda boyun bükmemek için ülkemizi, milletimizi daha fazla huzur ve refaha kavuşturmanın gayreti içindeyiz" dedi.

"SAVUNMA SANAYİİNDE SESSİZ DEVRİM GERÇEKLEŞTİRDİK"

Türk milletinin 1. Dünya Savaşı'nda yoksulluğun ve yolsuzluğun bedelini çok ağır şekilde ödediğini hatırlatan anlatan Erdoğan, "Yerli silah sanayiinin, demir yolu ve kara yolu olmamasının ağır bedelini ödedik. İstikrarsızlığın, öngörüsüzlüğün bedelini ödedik. Topraklarımız üzerinde birliğe, kardeşliğe yönelik nifak girişimlerinin ağır faturasını, bedelini ödedik. Kendi silahını üretmeyen bir ülke tam bağımsızlıktan bahsedemez. Savunma sanayiimizde son 8 yılda sessiz devrim gerçekleştirdik. Şu anda Türkiye, kendi savaş gemisini, kendi helikopterlerini, piyade tüfeğini üretir konuma yükseldi. Şu anda Türkiye, insansız savaş uçaklarını kendisini üretiyor. Dünyada ABD ve İsrail'den sonra insansız savaş uçağı üreten üçüncü ülke konumuna yükseldik. Türkiye, şu anda Türk mühendisler eliyle kendi yerli uydusunu üretiyor. İnşaallah Göktürk uydusunu 2013 yılında uzaya gönderiyoruz. Sadece üretmekle kalmıyor, artık dünyaya savunma sanayii ürünleri ve teknolojisi ihraç ediyoruz" diye konuştu.

Yolun medeniyet ve bağımsızlık demek olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yol, bağımsızlıktır, özgürlüktür, medeniyettir diyoruz. Kara, hava, deniz ve demir yolunda Türkiye ilkleri yaşıyor, ilkleri yaşatıyoruz. Türkiye'yi hızla geleceğe taşıyoruz. Hızlı trenle tanıştırdık ülkemizi. Dünyada hızlı tren kullanan 8 ülkeden biri olduk. Konya, Eskişehir'i Ankara'ya bağladık. Sivas, Yozgat, İzmir, Bursa hatlarının inşasına başladık. Londra'yla Pekin'i üçüncü köprüyle, körfez geçişiyle bir birine bağlıyoruz. Cumhuriyetin en büyük ulaşım hamlesini başlattık. Güçlü bir ekonomi, itibarlı ve aktif bir dış politikayla barışı, demokrasiyi, hukuku savunan mert tavırlarımızla, şimdi arık 2023'ü hedefliyor, Cumhuriyet'in yüzüncü yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına yer almış bir Türkiye tasarlıyoruz."

"KARDEŞLİĞİMİZİ BOZMAK İSTEYENLERE EN SERT CEVABI VERECEĞİZ"

Türkiye Cumhuriyeti'nin kardeşlik üzerine kurulduğuna işaret eden Erdoğan, "Şunu unutmayın: 18 Mart 1915'te, Çanakkale'de, bu ülkenin tüm evlatları omuz omuza çarpıştı. Beraber şehit oldular. Birlikte gazi oldular. Bu tabloyu çok iyi anlamak zorundayız. Çanakkale ruhunu çok iyi anlamak zorundayız. Bu ruha sahip çıkmak zorundayız. Biz topraklarımızı kardeşlikle savunduk. Biz Türkiye Cumhuriyeti'ni kardeşlik üzerine kurduk. Türkiye'yi büyütecek, daha ileri seviyelere yükseltecek, zenginliği, itibarı artıracak olan yine kardeşliktir. Kardeşliğimizden taviz vermeyeceğiz. Kardeşliğimizi bozmak isteyenlere fırsat tanımayacağız. En sert cevabı vereceğiz. Kardeşlikle geleceğe yürüyeceğiz" diyerek birliğimizi bozmak isteyenlere fırsat vermeyeceklerinin altını çizdi.

"ÇANAKKALE RUHUYLA DEĞİŞİME OMUZ VERİN"

Başbakan Erdoğan, Türk gençlerine bütün dünya gençleriyle dayanışma içinde olmalarını tavsiye ederek, "lçıkmak, böylece şefaatlÇanakkale Zaferinin 96. yıl dönümünde bir hususu hatırlatmak istiyorum: Sizler, kahraman bir milletin torunlarısınız. Sizler, Çanakkale'de tarih yazmış, tüm dünyanın hayranlığını kazanmış bir neslin evlatlarısınız. Dün nasıl ki çok geniş bir coğrafya Çanakkale'yi izliyor, gözyaşları içinde dua ediyorsa, bugün de aynı coğrafya Türkiye'yi izliyor. Türkiye'nin gençleri olarak tüm dünya gençleriyle dayanışma içinde olmanızı özellikle rica ediyorum. Mısır'da Tahrir Meydanı'ndaki, Tunus'ta, Yemen'de, Bahreyn'deki, Libya'da Misurata, Bingazi, Trablus'taki gençlerle dayanışma içinde olmanızı sizlerden rica ediyorum. Bu coğrafyada akan kanın artık durması, akan gözyaşının artık dinmesi için Çanakkale ruhuyla değişime daha güçlü şekilde omuz vermenizi sizlerden istiyorum. Çanakkale'nin Dumlupınar, Sakarya'nın şehitlerinden size kalan emanete sımsıkı sarılmanızı, o emanetin gerektirdiği şekilde dünyayı kucaklamanızı arzuluyorum" dedi.

"ÇATIŞMALAR DERHAL DURMALI"

Başbakan Erdoğan, Türkiye olarak bu coğrafyada, Orta Doğu'da, Afrika'da artık daha fazla acıya tahammül etmeyeceklerine dikkat çekerek şunları söyledi:

"Dünya değişirken Orta Doğu bu değişime seyirci kalamaz, kalmamalıdır. Dünya çok hızlı dönüşürken Afrika bu değişime bigane kalamaz, kalmamalıdır. Değişime direnenler zulmetmeye başlar. Değişmemeyi marifetmiş gibi gören liderler kendi halklarına karşı zalimleşirler. Biz artık bu bölgede zulüm değil, işkence değil, baskı değil, kardeşlik görmek istiyoruz. Dayanışma görmek istiyoruz. Biz bu bölgede insanların insanca yaşamasını, hakça paylaşmasını, adalet barış ve huzur içinde geleceğe umutla bakmalarını istiyoruz. Mehmetçik Çanakkale'de kahramanca vatanını savunurken, onun hemen öncesinde Libya'da Libya halkı ile omuz omuza mücadele veriyordu. Gazi Mustafa Kemal; Tobruk'ta, Derme'de, Trablus'ta, Libyalı kardeşlerinin istiklali için savaşıyordu. Bugün de Libya'nın derdi bizim derdimizdir. Kardeşlerimizin sıkıntısı bizim sıkıntımızdır. Allah aşkına daha ne kadar kan akacak. Daha ne kadar insan ölecek. Daha ne kadar masum hayatını kaybedecek. Biz daha ne kadar Orta Doğu'da, Afrika'da kardeşin kardeşi katlettiğine dair acı haberler alacağız. Bizim buna sessiz kalmamız mümkün değil. Bu katliamlara tepkisiz kalmamız mümkün değil. Kardeşin kardeşi katletmesi karşısında elimiz bağlı oturmamız mümkün değil. Çatışmaların derhal durmasını, masum insanlara karşı orantısız güç kullanılmasına derhal son verilmesini istiyoruz. Libya'da tarafların ellerini vicdanına koyup tekrar düşünmesini istiyoruz. Türkiye her zaman hakkın yanında olmuştur, olmaya devam edecektir. Türkiye, hukuk, demokrasi insan haklarının tarafıdır."

"ŞEHİTLERİMİZİN GÖZÜ ARKADA KALMAYACAK"

Başbakan Tayyip Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Mehmet Akif diyor ki; 'Gök kubbenin altında yatar, al kan içinde / Ey yolcu! Şu topraklar için can veren erler / Hakk'ın bu veli kulları taş türbeye girmez / Gufrana bürünmüş yalnız Fatiha bekler." 96. yıl dönümünde Çanakkale'de Çanakkale şehitlerimizin huzurunda kendilerine en içten en samimi dualarımızı gönderiyoruz, Fatihalarımızı gönderiyoruz. Çanakkale şehitlerine, tüm şehitlerimize ve gazilerimize milletçe şükran ve minnet duygularımızı bugün bir kez daha tekrar ediyoruz. Allah onlara rahmet eylesin. Çanakkale şehitlerinin gözü arkada kalmadı, kalmayacak. Şehitlerimizin izinden yürümeye, yolumuzu şehitlerimizin nuruyla aydınlatmaya devam edeceğiz. 96. yıl dönümü kutlu ve mübarek olsun, şehitlerimizin ruhu şad olsun."

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim