• BIST 82.013
  • Altın 147,317
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0271
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 2 °C

Denizcilerin Kılavuzu: Deniz Fenerleri

Denizcilerin Kılavuzu: Deniz Fenerleri
Türkiye’nin en yoğun deniz trafiğinin bulunduğu bölgeyi kontrol altında tutan Rumeli ve Anadolu Feneri, Boğaz’ın kuzey tarafında yer alıyor.

İstanbul’un en büyük feneri: Rumeli Feneri

Deniz fenerleri ışıklarıyla denizcilerin kılavuzu olmanın yanı sıra sis işareti yayma, işaret istasyonluğu yapma, bazı fenerlere mahsus özel yansıtma sistemleri ile kayalığa, sığlığa dikkat çekme, olası bir deniz kazasında bunu en kısa zamanda kıyı emniyetine bildirme, kazazedeleri barındırma gibi önemli görevler de üstleniyor. İstanbul’da bulunan 38 tane deniz fenerinin en büyüğü Rumeli Feneri.

Fransızlar tarafından yapılan Rumeli Feneri 1856 yılından bugüne gemilere ışık tutuyor. Fener, deniz seviyesinden 58 metre yükseklikte bulunuyor. 30 metre uzunluğu ile Türkiye’nin en yüksek feneri olma özelliğine sahip olan Rumeli Fenerinin kulesi üç kademeden oluşuyor. İlk yıllarında gaz yağı ile çalışan fener, sonraları asetilen gazına çevrilmiş. Günümüzde ise otomatik olarak elektrikle çalışıyor. Fenerin beyaz ışığı ile 18 deniz mili uzaktan görülebiliyor. Fenerin bulunduğu köy de aynı isimle (Rumelifeneri) adlandırılıyor.

İçinde türbe bulunan tek fener

Fenerin ilk inşası sırasında kulenin birkaç kez yıkılması üzerine köyün yaşlıları kule sahası içinde bir yatır olduğunu, kulenin bu yüzden yıkıldığını Fransız yapım şirketine söyleyince önce türbe yapılıp etrafı çevrilmiş, sonra da bugünkü fener kulesi yapılmış. Fransızlara verilen 100 senelik işletme imtiyazı 1933 yılında iptal edilmiş ve fener Türklere geçmiş. Kule binası içinde bulunan Saltuk Baba Türbesi ziyaret edilebiliyor.

363 yıllık tarihi fener: Anadolu Feneri 

İstanbul Boğazı'nın Anadolu yakası Karadeniz girişinde yer alan 363 yıllık Anadolu Feneri bugün hala aktif olarak çalışıyor. Karşı yakasındaki Rumeli Feneri'yle birlikte Karadeniz'den Marmara'ya geçmek isteyen deniz taşıtlarına yol gösteriyor. İstanbul'un Beykoz ilçesine bağlı aynı isimli balıkçı köyünde bulunan fener, güçlü ışığıyla geceleri yalnızca boğaz girişini değil Anadolu Feneri köyünü de aydınlatıyor.

oc_h9.jpg

İlk olarak 1834 yılında kurulmuş olan fenerin, Kırım savaşı sırasında Fransız ve İngiliz gemilerinin boğazın ve Karadeniz'in girişlerini görebilmeleri için yapılmasına karar verilmiş. 15 Mayıs 1856'da Fransızlar tarafından karşı sahildeki fenerle beraber kule kısmı yapılarak işletilmeye başlanmış. Anadolu Feneri de Rumeli Feneri gibi 1933'de Türklere geçmiş.

Orijinal halini koruyan nadir fenerlerden biri

Boyu 20 metre olan fener beyaz taştan yapılma. Yalnızca Beykoz'a dönük yüzünün dar kısmı karanlıkta kalıyor. Orijinal halini koruyan nadir fenerlerden biri olan Anadolu Feneri'nin bir tek kristalini döndüren motor ve ampul sonradan eklenmiş. Denizden 75 metre yükseklikteki fener, saniyede bir beyaz ışık veriyor,18 saniye bekliyor.

Fenerde önce ışık kaynağı olarak fitilli gaz yağı lambası ve daha sonra LPG ile çalışan parlak ışıklı manşonlu (gömlekli) lambalar kullanılmış ve şu anda 1000 wattlık elektrik lambası ile aydınlatma sağlanıyor. Yedek enerji kaynağı olarak da jeneratör bulunuyor. Sabit silindir kristalinin içindeki ampul, kristalin çevresinde elektrik motoruyla dönen bir paravan sayesinde yanıp sönüyor. İlk günkü gibi korunan fener, açık havalarda 16 deniz mili açıklığı görebiliyor, İstanbul'un Karadeniz'e açılan kapılarından birinde Karadeniz'den gelip Boğaz'a girecek gemilere rehberlik ediyor.

oc_h8.jpg

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim