• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -3 °C

Denizcilik milli politika olarak yürütülmeli

Denizcilik milli politika olarak yürütülmeli
TOBB Denizcilik Meclisi Başkanı Erol Yücel, 8 yıl önce ithal – ihraç yüklerinin yüzde 32’sini milli bayraklı gemi filosuyla taşıyabilen Türkiye’nin, bugün ancak yüzde 14’ünü taşıyabildiğini söyledi.

Hükümet denizcilik hedeflerinde sınıfta kaldı

TOBB Denizcilik Meclisi Başkanı Erol Yücel, 8 yıl önce ithal – ihraç yüklerinin yüzde 32’sini milli bayraklı gemi filosuyla taşıyabilen Türkiye’nin, bugün ancak yüzde 14’ünü taşıyabildiğini söyledi.

Seçim sürecine girmeden siyasilere denizcilik politikalarını iyi hazırlamaları çağrısında bulunan TOBB Denizcilik Meclisi Başkanı Erol Yücel, denizciliğin bir milli politika olarak yürütülmesi gerektiğini savundu. AK Parti’nin sekiz yıl önce parti programına denizcilikle ilgili hedefler koymasının etkileyici olduğunu ancak bir noktada programın sınıfta kaldığını ifade etti.

Yücel, şöyle devam etti:

‘‘AKP hükümetinin 8 yıl önce denizcilik politikasını inceledim. O zaman bir planın ve programın olduğunu gördüm. İlk kez Türk denizciliği için “kendi ihraç – ithal yüklerinin yüzde 50’sini kendi milli bayraklı filosuyla taşımalı” hedefi belirlenmişti. Peki, sonuç ne old? Bu hedef belirlendiğinde Türkiye kendi ihraç – ithal yüklerinin yüzde 32’sini kendi milli bayraklı filosuyla taşıyordu. Bugün bu oran yüzde 14’e inmiş durumda. Yani 8 sene önce bir hükümet programı veya AKP’nin parti politikası yazıldığındaki hedefle bugün gelinen nokta ortada. Tek başına hedef belirlemek yetmiyor. Milli bir politika belirlemek lazım. Neden böyle oldu? İthal ve ihraç yük hacimlerimiz arttı, ama buna paralel olarak milli filomuz artmadı.’’

Devletlerin içerisinde olmadığı ve denizciliği milli bir politika olarak görmeyen ülkelerin denizcilik sektöründeki gücünü kaybettiğini ifade eden Yücel, Türkiye’nin, her şeyden önce siyasilerinin denizcilikle ilgili bir politika belirlemeleri gerektiğini vurguladı. Yücel, AB’ye katılım sürecinde karar verme aşamasında olan Türkiye’nin hâlâ kararsızlık yaşadığını söyledi.

Kabotaja devam mı tamam mı?

Türkiye’nin denizciliği bir milli politika temelinde mi yürütecek yoksa AB ve global pazar dengelerine mi bırakacağına karar vermesi gerekitiğini söyleyen Yüceş konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şimdi Türkiye AB’ye entegre olmaya çalışıyor. Entegre olduğunda kabotaj kalkacak. Peki, o zaman ne olacak? Yunanistan örneği önümüzde. Yunanistan ne yaptı? Belirlenen süre içinde koster ve adalara sefer yapan filosunu yeniledi. Ondan sonra AB’ye açtı. Türkiye de kendi kabotajında hakimiyetini sürdürecek adımlarını atar, bedeli neyse ödemeye razı olur veya tüm kabotaj pazarını açarak, herkesin faaliyet göstermesine müsaade eder. Tersanelerin içler acısı durumda olduğunu dile getiren Erol Yücel, ‘‘Amaç; Türk tersanelerine para vermek değil, onu global rekabet edebilir oyunculardan biri yapmak olmalı’’ dedi.

Yücel, şunları söyledi:

‘‘50 civarındaki tersane 150’ye çıkarıldı, sonra geri dönüp, ‘kusura bakmayınız, AB teşvikleri kesti, kimse bizden bir şey beklemesin, herkes kendi başının çaresine baksın’ dendi. Bizim sağlıklı politikalar üretmemiz lazım. Siyasilerin hesaplarını iyi yapmaları gerekiyor. İnşallah siyasiler seçim öncesi parti programlarını hazırlarlarken denizciliğin taleplerine uygun geniş ve doğru yer verirler.”

Kaynak: Murat Erdoğan-Perşembe Rotası

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim