• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -5 °C

Eker: Süte su katmaktan kötü

Eker: Süte su katmaktan kötü
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Okul Sütü projesinin öğrencilerin sağlıklı beslenmesine önemli katkı sağlayan bir proje olduğunu belirterek, sulandırmaya çalışanları böyle söyledi.

Eker: Süte su katmaktan kötü

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Okul Sütü projesinin öğrencilerin sağlıklı beslenmesine önemli katkı sağlayan bir proje olduğunu belirterek, sulandırmaya çalışanları böyle söyledi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Okul Sütü projesinin öğrencilerin sağlıklı beslenmesine önemli katkı sağlayan bir proje olduğunu belirterek, ''Bu tarz siyaset, bunu sulandırmaya çalışmak aslında süte su katmaktan daha kötü bir şey'' dedi.

Eker, Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği'nin 35. kuruluş yıldönümü dolayısıyla  Büyük Anadolu Oteli'nde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye'de tarım kredi kooperatifçiliğinin 149 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu söyledi.

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği'nin geçen yıl büyük kısmı çiftçinin ihtiyaç duyduğu ayni krediler olmak üzere, ortaklarına 3 milyar 900 milyon lira tutarında kredi kullandırdığını anlatan Eker, bu yapıyı daha verimli hale getirmek, işleyişini kolaylaştırmak amacıyla hükümet olarak üstlerine düşeni de yaptıklarını söyledi.

Daha önceden birbirini tanımayan, görmeyen insanların birbirine kefil olmak suretiyle borç altına girdiklerini ve ödenmemiş krediler nedeniyle yüksek tutarda borçlar bulunduğunu belirten Eker, Tarım Kredi Kooperatifleri'nin yapısını ıslah edecek, düzenlemeler yaptıklarını ve bu sıkıntıları düzelttiklerini, yapıyı işler hale getirdiklerini kaydetti.

Bundan 10 yıl önce Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri'nin 300 milyon civarında kredi kullandırdığını ve uygulanan faizin yüzde 68'lerde olduğunu anlatan Eker, bugün ise 3 milyar 900 milyon liralık kredi kullanıldığını, hükümetin verdiği sübvansiyonlar, yaptığı katkılarla, faiz oranlarının yüzde 0 ile 5 arasında olduğunu, kullandırılan  kredinin de yüzde 98,5'inin geri tahsil edilebildiğini ifade etti.

Türkiye'de çiftçinin diğer bütün faaliyet alanlarından farklı olarak, daha fedakarlıkla, daha sıkıntıyla ve eziyetle üretim yaptığını belirten Eker, tarımın ve hayvancılığın mesaisinin olmadığını, bütün bu sıkıntı karşılığında da gelirinde diğer faaliyetlerin gelirlerinden daha az olduğunu söyledi.

Tarım sektörünün ve çiftçinin gelirlerinin muhakkak suretiyle artırılması ve faaliyetlerinin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Eker, kendilerinin de çiftçinin desteklenmesi yönünde programlar geliştirdiklerini ve  bir strateji belgesi hazırladıklarını kaydetti.

Tarımsal desteklemeler

Çiftçiye 2012 yılı için ödeyecekleri nakit tarımsal desteğin 7,5 milyar liraya yakın olduğuna işaret eden Eker, bunun 3,5 milyar lirasına yakını 11 mayıs tarihi itibarıyla ödediklerini bildirdi. Bakan Eker, şöyle devam etti:

''Bu ay içerisinde yaklaşık 1,5 milyar lira daha ödüyoruz. Bunun önemli bir kısmı, yaklaşık 700 milyon lirası yağlı tohumların prim desteği, yaklaşık 600 milyon lirası da hayvancılık destekleri. 7,5 milyar liralık nakit desteğin bu ay sonu itibarıyla 5 milyar lirasını ödemiş olacağız. Haziran ayında da 1 milyar liraya yakın ödeme yapacağız. Haziran sonu itibarıyla yıl içinde ödeyeceğimiz toplam desteklerimizin yüzde 90'ını ödemiş olacağız.

Bizim tarıma yaptığımız katkı ve destek sadece nakit destekten ibaret değil, yatırımlar var, faiz sübvansiyonları var. Tarım Kredi Kooperatifleri  piyasa faizlerinden daha düşük faiz kullandırıyor. Ziraat Bankası'nın faizleri yüzde 5, bazılarında yüzde 0 alıyor. Onun faizini kim ödüyor? Biz ödüyoruz. Yani Ziraat Bankası kendi kasasından bunu ödemiyor.

Hükümetin verdiği parayla oluyor bu da destek. TMO, ÇAYKUR, EBK ve buna benzer çiftçinin ürünlerini satın alan devlet kuruluşları dünya piyasasındaki fiyatlarla bu ürünleri almıyor, daha yüksek fiyata alıyor. O fark hükümet tarafından ödeniyor. Biz o desteği vermezsek o görev zararını karşılamazsak dünya fiyatından alacak. O zaman üretici, o faaliyeti sürdüremez.''

Tarım arazilerinin bölünmesi

Çiftçilerin bir kısmının sıkıntısı olduğunu bildiğini belirten Eker, ''ama o kardeşlerimizin temel problemi o faaliyetin çok küçük bir tarım alanı içerisinde yapılmasından kaynaklanıyor, başka bir şeyden değil. Yani 5 dekar, 10 dekar 20 dekar, 50 dekarda üretim yapsanız, ne ekerseniz oraya ne biçerseniz, ne elde ederseniz, o sizin karnınızın doyuracak miktar olamaz'' diye konuştu.

Dünyada İngiltere'de bir çiftçinin ortalama arazisinin 530-540 dönüm, Fransa'da 520 dönüm, İspanya'da 240 dönüm olduğuna dikkati çeken Eker, Türkiye'de ise bunun 60 dönüm olduğunu bildirdi.

Çiftçinin bununla rekabet edebilmesinin mümkün olmadığını dile getiren Eker, ''Mutlaka bu sorunu bizim çözmemiz lazım. Bu sorunu çözmeden bizim çocuklarımızın bu topraklarda verimli bir çiftçilik yapması mümkün olmayacak bunu bilelim'' dedi.

Okul sütü projesi

Tarım sektörünü daha iyi bir noktaya götürmek, hedefleri büyütmek amacıyla yeni projeleri hayata geçirdiklerini anlatan Eker, şunları kaydetti:

''Yeni projeler hayata geçiriyoruz, onu da sulandırmaya çalışıyorlar. Biz dedik ki çocuklarımız sağlıklı, dengeli beslensin. Eğer gelişme yaşındaki çocuklar yeteri kadar kalsiyum, mineral, vitamin, hayvansal protein almazsa bu çocukların bedensel, zihinsel gelişmeleri yeteri kadar olmaz. Biz her gün 200 mililitre süt verdiğimizde bir çocuğun vitamin, kalsiyum, hayvansal protein ihtiyacının yüzde 30'unu karşılamış oluyoruz. Bunu yapmazsanız çocuklar okullarda gazlı, boyalı renkli şekerli, asitli içeceklere eğilim gösteriyor, reklamların başka şeylerin tesiriyle ve sağlıksız obez yani şişmanlamaya müsait ama gerçekte temel ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma gelme riski oluyor.''

Kendilerinin bunu düzenlemek ve düzeltmek amacıyla hem üreticiyi, hem sanayiciyi, hem tüketiciyi destekleyecek bir proje olarak hayata geçirdiklerini anlatan Eker, Türkiye tarihinde ilk defa 7 milyon 200 bin öğrencinin tamamına süt dağıttıklarını ifade etti.

Süt dağıtımının 2001-2002'de 4 ilde pilot uygulama olarak uygulandığını anlatan Eker, şu değerlendirmelerde bulundu:

''2001-2002'de 4 vilayette 500'ün üzerinde çocuk hastanelere gidiyor, o pilot uygulamayı yapıp bununla karşılaşanlar o gün olanları unutmuşlar, o gün olanları söylemiyorlar, diyorlar ki 'çocuklara kalitesiz süt verdiniz'. Şimdi şurada oturup bir şey konuşup, öbür tarafta oturup da başka bir şey konuşmak  bizim muhalefete herhalde mahsus bir şey. Dünyada böyle bir şey olmaz, bu doğru değil. Bu tarz siyaset, bunu sulandırmaya çalışmak aslında süte su katmaktan daha kötü bir şey, çünkü gerçekte Türkiye'de sağlıklı beslenmeye önemli katkısı olan bir proje.''

Okul sütü projesinin doğru bir proje olduğunu ve bunu uygulamaya devam edeceklerini belirten Eker, çocukların süte hassasiyetlerinin olabileceğini ya da sütü tüketim alışkanlığı edinmediklerinden ötürü bu tür sıkıntılar olabileceğini, geçmişte de aynı şikayetlerin olduğunu, bu sorunlar ortaya çıktığı için de böyle bir  projeden vazgeçmelerinin mümkün olmadığını söyledi.

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim