• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 18 °C

Genç kabin memuru unutulmadı

Genç kabin memuru unutulmadı
Uçağı terk etmeyerek yolcusunu kurtarmaya çalışan ve hayatını kaybeden genç kabin memuru unutulmadı.

 

British Airways'in genel merkezindeki müzesinde emekli çalışanlar geçmişten bugüne şirketin tarihçesini ziyaretçilere anlatırken müzede en çok ilgiyi bir yangın sırasında uçağı terk etmeyerek yolcusunu kurtarmaya çalışan ve hayatını kaybeden genç kabin memurunun anı köşesi dikkat çekiyor.
 
British Airways'in Londra'da ki genel merkezinde ziyaretçi akınına uğrayan bir müzesi bulunuyor. Dünyada ki az sayıdaki havayolu şirketine ait olan müzede uçaklar, kabin hizmetleri, fotoğraflar ve maketler eşliğinde anlatılıyor. Ayrıca müzede geçmişten günümüze uçuş ekiplerinin kıyafetleri de sergileniyor. Müzede yer alan bir kabin görevlisinin fotoğrafına ve madalyasına ise ayrı bir saygı gösteriliyor.
 
GENÇ HOSTESİN KAHRAMANLIĞI
 
İngiliz Havayolları British Airways'ın (BA) Londra Heathrow Havalimanı yakınlarındaki genel müdürlük binası aynı zamanda bir havacılık müzesine ev sahipliği yapıyor. Şirketin gelişmelerine emek verenlerden biri de Kabin Memuru Barbara Jane Harrison.
 
İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde Bradford Yorkshire'da doğan Harrison, ailenin ikinci kız çocuğuydu. 11 yaşında annesini kaybedince Greystones Okulu'na yatılı öğrenci olarak verildi. Okulunu bitirdikten sonra bankaya memur olarak girdi.
 
Ama o masa başında oturacağı bir iş istemiyordu. Amerika'ya gitti. San Francisco'ya yerleşti. Kısa bir süre sonra gazetede okuduğu bir ilan ilgisini çekti. BA'in o yıllardaki adışla British Overseas Airways Corporation (BOAC), yetiştirilmek üzere kabin memuru arıyordu.
 
Londra'ya dönüp Mayıs 1966'da işe başladığında sadece 21 yaşındaydı. Kabin memurluğu eğitimine başladı. İlk görev yaptığı uçak tipi Boein 707'ydi.
 
Tarihler 8 Nisan 1968'i gösterirken henüz mesleğinde iki yılı doldurmamıştı. İşini severek yapıyordu. O günkü ekip Boeing 707'yi teslim almıştı. Uzun bir uçuşa çıkacaktı. Londra'dan Sydney'e gerçekleştirilecek sefer için hazırlıkları yapıyordu. Zürih ve Singapur'a uğrayacak 707, ardından Avustralya kıtasına varacaktı.
 
HER ŞEY NORMALDİ
 
BOAC'ın 712 sefer sayılı uçağı Heathrow Havalimanı'ndan Sydney'e gitmek için havalandığında her şey standartlar içindeydi. Ama kalkıştan kısa bir süre sonra henüz 3 bin metre geçilirken dört motorlu uçağı ikinci motorundan bir patlama sesi geldi. Kanat alevler içinde kalmış, motor kanat ile bağlantıyı sağlayan pylondan fırlayarak dumanlar içinde yere doğru düşüyordu.
 
Pilotlar hemen uçağı kontrol altına almaya çalıştılar. Acil durumunu telsizden hava trafik kontrol merkezine bildirdiler. Acil alçalmaları ve Heathrow'a zaman kaybetmeden inmeleri gerekiyordu.
 
ACİL DURUMA HAZIRLIK
 
Geri döndüklerini kabin ekibine bildiren pilotlar hızla gerekli hazırlıkların yapılmasını istediler. Kabin ekibi, yolcuların kemerlerini bağlamalarını kontrol ettiler. Çarpmaya hazırlık yapmaları amacıyla 'brace' pozisyonu yani eğilerek ellerini başlarının arasına almalarını istediler.
 
Kanattan çıkan alevler, havada geçen her saniyenin ne kadar önemli olduğunu bir kere daha ortaya koyuyordu. Uçak alçalarak Heathrow Havalimanı'nı pistini karşıladı. Yerde itfaiye araçları hazır bekliyordu.
 
Boeing 707 teker koyar koymaz pilotlar uçağı pistte tutup yavaşlamak için maksimum frenleme yapmaya başladılar. BOAC uçağı pist sonuna doğru durdu. Kabinde tahliye başlamıştı. Barbara Jane Harrison, bir diğer steward arkadaşı ile arka kapıdan sorumluydu.
 
Acil çıkış kapıları açılmış, slaytlar patlamıştı. Yolcular buradan çıkmaya başlamıştı. Uçakta 116 yolcu ve 11 ekip vardı. Çok kısa süre içinde Boeing 707'nin tahliye edilmesi gerekiyordu.
 
Yolculardan önemli bölümü uçağı terk etmiş kendilerini kurtarmak pist içinde koşturuyorlardı. Kabin memurları alev topuna dönmeye başlayan gövdenin içinden tüm yolcuları çıkarmak için uğraşıyorlardı. Bu sırada kabini kontrol eden Barbara Jane Harrison, engelli bir yolcunun uçaktan çıkamadığını gördü. Alevlere aldırmadan uçağın içine daldı. Uçağın arka tarafında da yangın başlamıştı. Çıkışı bulamayan bazı yolcuları ön tarafa doğru yönlendirdi. Yolcunun yanına gitti. Beraber çıkmaya çalışırken bir patlama sesi daha geldi. Etraf kızıl renge bürümüş, tüm uçağı alevler sarmıştı.
 
KÖMÜRLEŞMİŞ CESETLER YANYANA BULUNDU
 
İtfaiye ekipleri yangını söndürdüğünde Barbara Jane Harrison ile kurtarmak istediği yolcunun kömürleşmiş cesetlerini yanyana buldular. Olayda biri kabin memuru 5 kişi hayatını kaybetti. Ancak kabin ekibinin hızlı davranması ve alevlerin sardığı kapılardan yolcuları diğer çıkışları yöneltmeleri sonuçları çok daha vahim olacak kazanın daha az kayıpla atlatılmasını sağladı.
 
Olaydan sonra yapılan incelemede uçağın iki numaraları Rolls Royce 508 motorunun içinde metal yorgunluğu tespit edildi. Gerekli teknik emirler hemen yayınlandı. Bu arıza bir daha tekrar etmedi.
 
Barbara Jane Harrison ise George Haçı'na layık görüldü. Harrison, bu madalyayı alan barış zamanı ilk, toplamda da dördüncü kadındı. Madalya sahiplerinden üçü İkinci Dünya Savaşı'nda gösterdikleri üstün cesaret nedeniyle verilmişti.
 
www.UlasimOnline.Com
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim