• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 25 °C

Hamburg-İstanbul Denizcilik Buluşmasında "Terör" konuşuldu

Hamburg-İstanbul Denizcilik Buluşmasında "Terör" konuşuldu
Geleneksel olarak gerçekleşen Hamburg-İstanbul Denizcilik Buluşması’nın dokuzuncusu İstanbul’da gerçekleşti. Toplantıya Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Eski Bakanı Binali Yıldırım, Almanya eski Cumhurbaşkanı Cristian Wulff katıldı.

Geleneksel olarak gerçekleşen Hamburg-İstanbul Denizcilik Buluşması’nın dokuzuncusu Ceylan Otel’de gerçekleşti. Toplantıya Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme eski Bakanı Binali Yıldırım, Almanya eski Cumhurbaşkanı Cristian Wulff, İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavan ve denizcilik sektörünün ileri gelen isimleri katıldı. 

Hamburg Marine Grup Başkanı Saruhan Bozyakalı davetililere hitaben yaptığı açılış konuşmasında Türkiye-Almanya ilişkilerinin öneminden bahsetti. Hamburg Marine Grup’un kuruluşundan bahseden Bozyakalı “Takriben 1980’li yıllarda Hamburg ile İstanbul arasında denizcilik sektöründe başlayan ticari ilişkilerin gelişme göstermesinden ve bundan  9 sene önce bu ilişkilerin karşılıklı bir araya gelinerek daha kuvvetli bağlar ile sürdürülebilmesi amacı ile hiç bir tüzel kişiliği olmayan, ancak Hamburg’daki bazı denizci dostların istekleri doğrultusunda Hamburg Marine kurulmuştur. Sektörün içinde bulunduğu bütün şartlara rağmen Hamburg-İstanbul Shipping’leri siz değerli dostların katılımı ile geleneksel hale getirdik“ dedi.

“Kriz sektörümüz için olağan hale geldi”

Denizcilik sektörü için krizin olağan hale geldiğini vurgulayan bozyakalı “Zor günler geçiren sektörümüzde kriz artık olağan hale dönüşmüştür. İçinde bulunduğumuz şartlar yeni çözümlerin bulunmasını zorunlu hale getirmiştir. Buna rağmen geleceğe pozitif bakıyoruz. Bankalar, armatörler, işletmeciler,  eksiklerini görmeye başlamışlar ve kendilerini yeni dünya düzenini ayak uydurmaya çalışmışlardır. Türk armatörleri filolarını geliştirmekte, yenilemekte ve uluslararası piyasadaki yerlerini güçlendirmektedirler. Türk tersaneleri kazandıkları tecrübe ile diğer ülkelerden ve iç piyasalardan standart dışı gemi siparişi almaya devam etmektedir. Türkiye, birikimi olan Almanya ile büyük hamleler yapabilirler. Teşrifleri ile Sayın Cristian Wulff  manevi anlamda büyük katkı sağlayacaktır. “ şeklinde konuştu.

“Değişen rekabet koşullarına ayak uydurmalıyız”

Türk ve Alman denizcilerin gelişen koşullara ayak uydurması gerektiğini vurgulayan Saruhan Bozyakalı “Türkiye ile Almanya arasında deniz ticaretindeki gelişmeler bugünkü şartlar çerçevesinde devam etmektedir. Değişen ve küreselleşen dünyaya ayak uydurabilmek ve rekabetin değişikliklerine ayak uydurabilmek kolay değil. Bu sorunların çözümüne yönelik hem Türk hem de Alman denizciliği, esasen tüm dünya denizciliği yeni gelişmelere ayak uydurabilmektedir. Ancak denizcilik sektörü, dünya ticaretinin olmazsa olmazıdır. Dolayısıyla yüke, sefere, çevreye uygun inovatif gemiler ve profesyonel işletme sistemleri geliştirerek dünya platformundaki yerimizi sağlamlaştırmalıyız.” dedi.

Türkiye’nin iş gücü ve coğrafik konum itibari ile önemine dikkat çeken Saruhan Bozyakalı“İş gücü ve coğrafi açıdan büyük avantajlara sahip olan Türkiye’de geliştirilecek bir çok mevcut proje vardır. Her iki ülke de bu projeler ile büyük hamleler yapabilirler. Mesela, limanlar, Kanal İstanbul, koster projesi gibi.. Önemli olan, bankaların, armatörlerin ve tersanelerin ve işletmecilerin birbirlerine destek olmasıdır. Hepimiz aynı gemideyiz. Sayın Bakanım sektöre en çok katkıyı sizin verdiğinizi biliyor ve size sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.” Şeklinde konuştu.

İMEAK DTO Başkanı Metin Kalkavan: 2016 çok iyi geçmeyecek                                 

İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavan Hamburg-İstanbul Denizcilik Buluşması’nda yaptığı konuşmasında son zamanlarda yaşanan terör olaylarına ve denizcilik sektöründeki son duruma değindi. 

2016 yılının çok iyi geçmeyeceğini öngöre Metin Kalkavan “Geçen sene bu kürsüden konuşurken 2015 yılının çok değişik ve unutulmayan bir yıl olacağını söylemiştim. Henüz dökmeciler için kriz yeni başlamıştı. Diğer sektörler için kriz zaten vardı ama dökmeciler kriz görmemişti. Son bir senede ciddi bir kriz yaşamaya başladılar ve son aylar da giderek yoğunlaştı. Bunu çok mantıksal bir sebebi vardı. Çok uzun zamandır iyi giden bir piyasaları vardı tarihsel olarak. Çok sipariş alındı ve çökmemesi söz konusu değildi. Ama 2016 bugünden iyi gözükmüyor. Kötü haber ben G20’ye de katıldım oradaki izlenimlerimizde 2016’nın dünya ekonomisinde büyüme potansiyeline baktığımızda, 2 ile 3 arası bir rakamda denizciliğin hiçte iyi gideceği gözükmüyor. Özellikle dökmeciler için... Çünkü dünya ekonomisi 2,5’in altında büyüdüğünde ticaret gerçekte pek büyümüyor. Böyle baktığımız da görüntü de 2016’nın  ve hatta 2017’nin ve gelecek gemilere de baktığımız da dökmeciler ciddi bir kriz yaşamaya devam edecekler. Bu akşam denizciliği pek konuşmak istemiyorum açıkçası buradaki herkes üç aşağı beş yukarı denizciliğin ne durumda olduğunu biliyor ama dünyada bundan daha önemli şeyler oluyor. “ dedi. 

“Dünyada farklı şeyler oluşmaya başladı”

Konuşmasına, Fransa’daki terör olayına değinerek devam eden Metin Kalkavan, 3 ana temayı vurguladı. Birinci tema olarak terör konusunu ele alan Kalkavan, göçmen ve mülteci sorunlarına da değindi. 

“Dünyada her şey değişmeye başladı. Fransa’daki terör, dünyayı üzen bu olay daha önce de Ankara’da yaşanmıştı. Son olan olaylara baktığımızda dünya da farklı bir şeyler oluşmaya başladı. Bir tanesi mülteci sorunu, bir tanesi göçmen sorunu ama daha büyüğü terör sorunu. Baktığımız da etme bulma dünyası mı dersiniz bilmem ama bugün geldiğimiz nokta da öyle bir terör grubu geldi ki dünyanın bütünüyle savaşıyor. Daha önce hiç olmamıştı. Bu bize şunu gösteriyor bu insanlar enteresan artık Müslüman demek doğru değil ama baktığımız da ölmeyi istiyorlar. Ölümden korkmayan insanlara bir şey yapmak söz konusu değildir. Biz bu sorunları ülkemiz olarak 40 yıldır yaşıyoruz ve bu tüm dünyanın sorunu olmasına rağmen, bundan en çok etkilenen ülke yine biziz. “

“Büyüklük bu değil”

Dünya liderlerinin bakış açılarına değinen Kalkavan; “Bizde bir deyim var ‘biri yer biri bakar kıyamet bundan kopar’. Artık büyük liderler, dünya liderleri farklı düşünmek zorunda. Dünya da hiçbir yer artık güvenli değil. Hiç kimse düşünmesin hiçbir şey olmayacak diye.  Ben buraya gelirken dün gece bir ara düşünüyordum acaba eski Almanya Cumhurbaşkanı gelirken bize de bir bomba girişimi olur mu diye?  Ama bizim için çok fark etmiyor biz normal hayatımıza devam ediyoruz. Avrupa için böyle değil, dünya için böyle değil. Bugün baktığımızda öyle bir terör devleti yaratıldı ki gerçekten bu formülü nasıl buldular bilmiyoruz ama inanılmaz bir formül bulundu ve terör devleti yaratıldı. Şimdi artık beraberce bunları düşünme zamanı. Fransa’da olan ne ilk ne de son her an her yer de olabilir ve durmayacak. Tıpkı mülteci akının Suriye’den durmadığı gibi ve göçün bizden de Avrupa’ya durmayacağı gibi. Ben şahsen insan olarak, Deniz Ticaret Odası Başkanı olarak değil amacı sadece yaşamak olan insanlara bu şansın verilmesi bizim sınırlarımızdan kolay geçilmeleri tarafındayım. Bu bizim sorunumuz değil, sadece biz uğraşmak zorunda değiliz. Parayla pulla da hallolacak bir şey değil.  Artık herkes düşünmek, herkes tabiri caizse topa girmek zorundadır. Evet , dünyada farklı bir olgu gelişmeye başladı. Daha önce çok yerde yoktu ama bugün gelişen en büyük duygu korku. Evet, hoş gelmedi ama geldi.” Dedi.

“Denizciysen dalgalara hazırlıklı olmalısın”

Konuşmasının son kısmında dünya ülkelerinin birlik ve beraberliğinden söz eden Metin Kalkavan, dünyaya; “Teröre karşı ya hep beraber mücadele edeceğiz ya da hep beraber onunla yaşamaya devam edeceğiz.” mesajı veren Kalkavan “Biz nasıl olsa ekonomiyi düzeltiriz. Bizim içinde bulunduğumuz sektör denizcilik, denizciysen dalgaya hazır olmak zorundasın, dalgalarla boğuşmayı becerebilmek zorundasın. Bunların hepsi gelip geçecek ama bir daha dünya normale dönecek mi? Çok zor. Bundan sonra terörle, mücadele etmek istiyorsanız ya hep beraber mücadele edeceğiz, terör nerden gelirse gelsin beraberce karşı olacağız ya da hep beraber onunla yaşamaya devam edeceğiz. Bugün geldiğimiz nokta da terörle baş etmenin başka bir yolu yok. Ya komple karşı duracağız dünya olarak ya da benim teröristim değil diye saklanmaya çalışacağız ama bundan kaçış yok. Evet bunun en güzel örneğini birkaç gün önce Fransa’da yaşadık. Bundan daha kötüsü Almanya-Fransa maçının iptali. Bütün hayatı etkilemeye başladı. Bugün zaman denizciliği konuşma zamanı değil. Zaman ekonomi konuşma zamanı da değil.  Zaman toplumda beraberce yaşama, sömürmeyi bitirme zamanı. Eğer bu sömürme devam ederse terör çok daha büyük boyutlarda devam edecek. Coğrafi olarak kaçamayacağımız bir bölgedeyiz ülkemle gurur duyan bir insanım bu kadar insanı içeriye alıp baktığımız için ama bu yükü sadece biz taşımamamız lazım. Sayın bakanım Sayın Cumhurbaşkanı artık zaman ekonomiden, denizcilikten daha önemli şeylerin konuşulma zamanı. Hepinize iyi akşamlar diliyorum.” şeklinde konuştu. 

“Çocuklarımın daha iyi şartlarda yetişmesini istiyorum”

Toplantıda bir konuşma yapan Almanya eski Cumhurbaşkanı Cristian Wulff terörden duyduğu endişeyi dile getirdi. Bir baba olarak çocuklarının daha iyi imkanlar ile büyümesini istediğini söyleyen Wulff “Çocuk sahibi olanlar özellikle tabi ki daha kaygılı oluyor. Ben 22, 12 ve 7 yaşında üç çocuğun babasıyım. Çocuklarım da bizim sahip olduğumuz şanslara sahip olmalarını istiyorum. Yani özgürlük ve barış ve kardeşlik içerisinde büyümelerini, terör, göç ve korkuyla karşı karşıya kalmamalarını istiyorum. Bu salonda bulunan herkes bizim ne hissettiğimizi biliyor. Geçtiğimiz Cuma günü Paris’teki saldırıları biliyoruz. Pazartesi günü Ankara’da 102 kişinin öldürüldüğü yere karanfil bıraktım. Salı günü benim memleketime çok yakın kentte bir terör tehlikesi nedeniyle bir futbol maçı iptal edildi. Dolayısıyla hepimizin bir kaygısı var. Korkumuz öldürmek için masum ve habersiz insanların, suçsuz insanların hedef seçilmesi ve bunu yaparken de bunların din adına, Kur’an adına yapıldığının olduğunun söylenmesi.” dedi. 

“Almanya’da çoğulculuğu sağlamaya çalışıyoruz”

Almanya’da çoğulculuğu saplamaya çalıştıklarını belirten Cristian Wulff “Burada şöyle bir zor durumla karşı karşıyayız, Almanya’da Hristiyanlar, Müslümanlar, Yahudiler, dinsizler veya başka bir dine mensup olanlar bir araya gelip bizi başkalarının düşüncelerine göre yaşamaya zorlayan kişilere karşı ayağa kalktılar. Nitekim bu terör saldırılarını yapan kişiler Almanya’daki bu çoğulculuğu renktekiliği korkutmayı başaramadılar. Almanya’da kiliselerin yanında, camilerde var bunların mümkün olduğunu göstermek istiyoruz. Yabancı düşmanlığı gösterisi yapanlar Hristiyan kiliselerin yanından geçerken bunlara kendilerini içeriye çekilmesine izin verilmedi. Almanya’da azınlıkları kabul ediyoruz. Bizden farklı düşünen farklı yaşayan, farklı yaşamak isteyenlere kucak açıyoruz. Çünkü bu ülkemizdeki dengeyi sağlıyor bizim.” Şeklinde konuştu. 

“Avrupa içinde yeni bir savaş düşünülemez”

Avrupa içinde bir savaşın düşünülemeyeceğini belirten Almanya eski Cumhurbaşkanı Wulff “Güney Almanya’da nüfusun üçte biri bu din adına yürütülen mezhep adına yürütülen savaşta öldü. Avrupa’nın bu kanlı tarihin ardından bunun bir daha olmamasına karar verdik. Bunun içinde Avrupa Birliği ülkeleri arasında bir savaş  düşünülemez. Çünkü dengenin yolunu bulduk. Hepsi birbirlerine aynı seviyede bakıyorlar. Bunun tekrarlanmaması içinde hepimiz elinden geleni yaptık.” dedi.

“Mülteci sorununun çözümü için empati kurmak önemli”

Mülteci sorununun çözümünde empati kurulmasının önemine değinen Cristian Wulff “Müslüman ülkelerden terör nedeniyle birçok Müslüman göç ediyor. Bir yıl içerisinde Almanya’ya bir milyon göçmen geldi. Bunlar ağırlıklı olarak Müslüman ülkelerden gelmeler. Müslümanların olduğu her yerden insanlar batıya kaçıyor. Burada askeri tarafından korunan yolsuzluk yapan yönetimlerden kaçanlarda var. Bunlar baskı uyguluyorlar ve insanlar bu baskıdan kaçıyorlar. Bizde Türkiye’nin dostları olarak Türkiye’deki dostlarımızın rol durumunu görüyoruz. Komşu ülkelerimize bakıyoruz ve buralarda çok zor durumlar çok zor problemler var. Komşularda dengenin oluşması için bizde destek olmak istiyoruz. Ülkemizin içinde bulunduğu zor durumda her vatandaşımız her aktör problemin mi bir parçası olduğuna karar verecek yoksa çözümün mü bir parçası olduğuna karar verecek. Çözüm için bir katkı sağlancak mı buna bakılması gerekiyor. Empati kullanılması gerekiyor. Başkası gibi düşünmemiz gerekiyor. Bizden ne isteniyor ben ne yapabilirim diyebilmeliyiz.” Dedi.

"Almanya’da yaşayan Türklerin Almanya’ya verdiği katkı önemli”

Almanya’da yaşayan Türklerin Almanya’ya verdiği katkının çok önemli olduğunu vurgulayan Cristian Wulff “Biz Almanya’ya gelen Türklere çok müteşekkiriz. Onlar önce kendileri için iş buldular ama sonra bizi zenginleştirdiler. Mesut Özil olmasın Almanya milli takımımızda biz dünya Şampiyonu olamazdık. Sinemada, ekonomide, başarılı olamazdık, Türk işçiler gelip Alman ekonomi mucizesini yapmamış olsalardı. Bu iki ülke arasındaki yakınlık ilişki hiçbir ülkede yok. “ dedi.

“Türkiye Jeostratejik açıdan önemli bir yer”

Türkiye’nin jeostatejik açıdan öneminden bahseden Cristian Wulff “Türkiye Jeostratejik açısından çok merkezi bir konuma sahip. Siz hem Avrupa hem Asya hem de Afrika arasındasınız. Afrika’da gelişecek çünkü orada çok genç bir nüfus var. Bu üçgen içerisinde İstanbul giderek artan bir öneme sahip. Bunu gemicilikte, havacılıkta kullanıyorsunuz. Hamburg’da yaşadık biz bunu İskandinavya’ya açılan Uzak Doğu’ya açılan bir limanız. Biz tabi ki Hamburg bölgesinden hep faydalandık. Türkler ve Almanlar İstanbul’u ve Hamburg’u taşımacılığı destekleyen noktalar olarak kullanıyor. Siz Türk Hava Yolları ile Türk kalitesini gösteriyorsunuz. Biz Almanya olarak aynı göz seviyesinde olduğumuzu biliyoruz” şeklinde konuştu. 

“Türkiye ve Almanya arasında gemicilik açısından güzel bir işbirliği var”

Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin inovasyon ve lojistik açıdan gelimesi gerektiğini vurgulayan Wulff “Hamburg Marin Grubu burada güçlü bir köprü kurulabilir diyor. Türkiye istikrarlı bir ülke olarak bir köprü ayağını, Almanya istikrarlı bir ülke olarak diğer köprü ayağını oluşturmak istiyor. İlişkimizi de bu şekilde görmeliyiz. Bu iki güçlü ekonominin potansiyelini daha da geliştirme görevimiz var. Hem gemicilikte hem inavasyonda hem ticaret hacminin artmasında, iş birliklerinde inancım şu ki birbirimizden öğrenebilir katkı sağlayabiliriz” dedi.

Türkiye ve Almanya arasında gemicilik açısından önemli işbirliklerinin olduğunu söyleyen Almanya eski Cumhurbaşkanı Cristian Wulff “Burada Alman teknolojisi ile ile birlikte çok önemli alanlar geliştirilmiş ve Türkler ile Almanlar arasında çok iyi işbirlikleri imkanı var. Gemicilik tabiki global bir karaktere sahip. Türkiye’de bulunabilirsiniz başka bir yerde bulunabilirsiniz. Gemicilerle konuşuyorsanız dünya ile konuşuyorsunuz demektir. Dünyanın büyük ülkeleri sadece barış hakkında konuşmasın birazda bu konuda bir şeyler yapsın” dedi.

DENİZ HABER AJANSI

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim