• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 2 °C

İSG'nin hedefi 2011'de ilk 100'e girmek

İSG'nin hedefi 2011'de ilk 100'e girmek
İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın artan hava ulaşımı talebindeki rolü, Milli Savunma Bakanı M. Vecdi Gönül ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın katılımıyla düzenlenen bir sempozyumda ele alındı.

İSG’NİN HEDEFİ: 2011’DE EN BÜYÜK 100 ARASINA GİRMEK

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın artan hava ulaşımı talebindeki rolü, Milli Savunma Bakanı M. Vecdi Gönül ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın katılımıyla düzenlenen bir sempozyumda ele alındı.

Limak, GMR ve Malaysia Airports ortaklığıyla 18 ay gibi rekor bir sürede tamamlanarak, yeni ekleriyle birlikte toplam 500 bin metrekarelik alanda 31 Ekim 2009’da hizmete giren havaalanının işletmecisi ve Meydan Otoritesi HEAŞ’ın Genel Müdürü Volkan Tiryakiler ve Terminali işleten İSG’nin CEO’su Gökhan Buğday’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyumda Buğday, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın 2010’da dünyanın yolcu sayısı artışında birinci havalimanı olduğunu, 2011 hedeflerinin ise dünyanın en büyük 100 havalimanı arasına girmek olduğunu ifade etti.

Toplam 500 milyon Euro’luk yatırımla yeni terminal ve eklerini 31 Ekim 2009’da hizmete açan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın artan hava ulaşımı talebindeki rolü, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda Milli Savunma Bakanı M. Vecdi Gönül ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın da katıldığı bir sempozyumda ele alındı.

Etkinlikte konuşan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 2023'de İstanbul'da yılda 150 milyon yolcu trafiği olacağını, bunu iki havaalanının kaldırmayacağını belirterek, "İstanbul'a yeni bir havaalanı kaçınılmaz. Hiçbir zaman ne Atatürk Havaalanı, ne de Sabiha Gökçen işletmecileri 'Aman böyle bir havaalanı yapmayalım, bizim işlerimize halel gelir' diye düşünmesin'' dedi.

Bakan Yıldırım, ''İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nın Hava Ulaşımındaki Artan Önemi'' konulu sempozyumda yaptığı konuşmada, 2001-2004 yılları arasında büyük oranda zarar eden havaalanının 2002'deki toplam yolcu trafiğinin 130 bin 217 iken, 2010 yılı Kasım ayında 10 milyon 223 bine ulaşarak 77,5 katlık artış sağladığını söyledi.

Bütün bu gelişmelerle beraber ilk başta belki çok büyük bir havaalanının yeterli olmadığının ortaya çıktığını ve yap-işlet-devret modeliyle terminallerin yapımını Savunma Sanayi Müsteşarlığının gerçekleştirdiğini, bununla 3,1 milyar dolar kaynağın buradan savunma sanayine kazandırıldığını ifade eden Yıldırım, ''O günlerde sayın bakan ile pazarlığa girmiştik. O pazarlıkta biz ileriyi göremediğimiz için fırsatı kaçırdık. Bize çok uygun şartlarda havaalanını devretmeye hazırdı. Biz geleceği çok iyi okuyamadığımız, ticaretle de aramız çok iyi olmadığı için bunu göremedik. Neyse savunma sanayi kazandı, memleket kazandı'' şeklinde espri yaptı.

Geçen yıl gerçekleştirdikleri Ulaşım ve Haberleşme Şurası'na değinen Yıldırım, burada havacılıkla ilgili 2023 hedeflerini belirlediklerini, buna göre Türkiye'nin 2023'e kadar toplam yolcu sayısını 375 milyona çıkaracağının öngörüldüğünü hatırlattı.

Toplam trafiğin yüzde 40 civarının İstanbul'da olduğuna işaret eden Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bunun da ağırlıklı, büyük kısmı Atatürk Havaalanı'nda oluyor. Bu hedeflere göre yaklaşık olarak İstanbul'da yılda 150 milyon trafik olacak. Bu 150 milyon trafiği iki havaalanı kaldırmaz. Bu aşikar. Yani Sabiha Gökçen'e ikinci pist de yapsak durum değişmez. Atatürk Havaalanı'nı iyileştirsek yeni yeni cihazlar koysak, ne yaparsak yapalım... Dolayısıyla İstanbul'a yeni bir havaalanı kaçınılmaz. Bunu da hiçbir zaman ne Atatürk Havaalanı, ne de Sabiha Gökçen işletmecileri 'Aman böyle bir havaalanı yapmayalım, bizim işlerimize halel gelir' diye düşünmesin. Eğer biz böyle bir havalaanını planlamazsak, asıl siz o zaman büyük sorun yaşayacaksınız. Yapmanız gereken işletmeyi de yapamaz hale geleceksiniz.

Biz önümüzdeki 10-12 yılın planlamasını yaparken bir yandan mevcut iki havalamanını daha etkin nasıl kullanırız, bunun hesaplamasını yapacağız ama bir yandan da 2023'te uçak, yolcu trafiği ve havacılıktaki gelişmeleri dikkate alarak yeni kapasiteler oluşturmak mecburiyetindeyiz. Bu yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.''

-''KİMSE HAMASET NUTUKLARI ATMASIN''-

Hedeflere ulaşmak için yetişmiş insan kapasitesine de ciddi yatırım yapmaları gerektiğinin altını çizen Yıldırım, şöyle konuştu:

''Dün Meclis'te muhalefet partileri bizi tenkit ediyor. 'Bizim pilotlarımız işsiz gezerken, siz yurtdışından pilot alıyorsunuz. Ülke insanına bu yapılır mı?' gibi hamasi sözler söyleniyor. Göreve geldiğimizde bin 300 faal pilotumuz vardı, şimdi 7 bine dayandı. Bizim sorunumuz pilot sorunu değil. Sağ koltukta personel sıkıntımız yok ama sol koltukta eksikliğimiz var. Hemen sağ koltuktakini sol koltuğa alamayız. 670 civarında toplam yabancı uyruklu pilotumuz var. Yerli, kendi pilotlarımız eğitimlerini tamamladıkça hazır oldukça bunları değiştiriyorlar. 'Aman bekleyelim de herkes sol koltuğa geçecek hale gelsin, ondan sonra havacılığı geliştirmeye devam ederiz.' Böyle bir anlayışı kabul etmek mümkün değil. Hiç kimse de kuru kuru milliyetçilik, hamaset nutukları atmasın. Milliyetçilik, bu ülkeye çalışmaktır, bu ülke için üretmektir.''

-''3 KAT PARAYLA GERİ SATIYORLAR''-

Türkiye'nin büyümesinin hayal gücünün sınırlarını zorlayacak şekilde olduğunu vurgulayan Yıldırım, ''Hedeflerimizi doğru şekilde tespit etmeliyiz. Türkiye kendi uçağını da yapacak, Türkiye bütün havacılığın yerli organize sanayini de kuracak güce, potansiyele sahiptir. Biz bütün bu uçaklarda kullanılacak malzemelerin hepsini yapıyoruz. Ancak başkalarına veriyoruz, onlar mührü basıyorlar, bize 3 kat parayla geriye satıyor. Niye? Sertifikalandırmaydı, bir yol tutturmuşlar, buradan tezgah dönüyor. Bu tezgahı değiştirmemiz, kırmamız veya bu işin içine dahil olmamız lazım'' şeklinde konuştu.

Sempozyumda konuşan Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ise, Sabiha Gökçen’e yapılacak ikinci pistin yeri ve istikametinin belirlendiği haberini vererek, “İkinci pistin yeri ve istikameti aşağı yukarı belli oldu. Geçtiğimiz Çarşamba günü Başbakanımıza sunduk. Kendisinin talimatı yap-işlet-devret şeklinde yapılması oldu. Devletin kasasından bunun için para çıkmayacak. İşletmecilerimiz şimdi burada dinliyor. Artık devletimiz bu girişimlerde para harcamadan kazanç sağlayacak” dedi.

 

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün konuşmasının ardından Arup Danışmanlık şirketi ile “Avam Projesi” olarak geçen ikinci pist ön protokolü imzalandı.

“İstanbul ve Bölgenin hızla Artan Hava Ulaşım Talebi ve Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Rolü” konulu sempozyumda, Sabiha Gökçen Havaalanı İşletmecisi ve Meydan Otoritesi HEAŞ’ın Genel Müdürü Volkan Tiryakiler ve Havalimanı Terminalinin işletmecisi İSG’nin CEO’su Gökhan Buğday birer sunum yaparak, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın geldiği nokta ve gelecek hedefleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“2. Piste acilen ihtiyaç var”

Sabiha Gökçen Havaalanı İşletmecisi ve Meydan Otoritesi HEAŞ’ın Genel Müdürü Volkan Tiryakiler, yaptığı konuşmada, dünyada en büyük trafik artışının yaşandığı İstanbul’un yeni havaalanı Sabiha Gökçen’in, 10. yılında, İstanbul’un yükünü önemli ölçüde hafiflettiğini, ancak en geç 2 yıl içinde 2. pistin inşa edilmemesi durumunda İstanbul’un 2 havalimanı ile bile artan yolcu ve uçak trafiğini karşılamakta güçlük çekeceğini belirtti. Yaptığı konuşmada dünya havacılık sektörünün hızlı gelişimine dikkat çeken ve en hızlı trafik artışına sahne olan kentin İstanbul olduğunu vurgulayan Tiryakiler, “Yakaladığımız bu hızlı yükselişi yeni pist ve havaalanımıza değer katacak projelerle desteklemeliyiz.” diye konuştu.

“2010’da dünyanın en hızlı büyüyen birinci havalimanı olduk”

Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın İstanbul’un dünyaya açılan yeni kapısı olduğunu vurgulayarak sözlerine başlayan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yatırım Yapım ve İşletme A.Ş. (İSG) CEO’su Gökhan Buğday;

Limak, GMR ve Malaysia Airports konsorsiyumu tarafından yeni terminal ve ekleriyle 18 ay gibi rekor bir sürede yeniden hizmete açan şirketlerinin aradan geçen sürede büyük bir başarı öyküsüne imza attığını söyledi. Havaalanı otoritesi HEAŞ ve ortaklar arasındaki güç işbirliği ve know-how paylaşımı sayesinde mükemmel bir uyum yakaladıklarını belirten Buğday, Sabiha Gökçen Havaalanı’nın sadece havacılık sektörü için değil; iş dünyası için de örnek bir rol model yarattığını ifade etti. 2008 yılında 4.4 milyon kişi olan yolcu trafiğinin 2010 yılı sonunda 11.6 milyona ulaşacağını söyleyen Buğday, uçuş noktası sayısında da İSG olarak bir rekora imza attıklarını vurguladı. İSG’den 2008 yılında iç ve dış hatlar olmak üzere toplam 55 noktaya uçuşun gerçekleştiğini söyleyen Buğday, 2010 yılı sonunda bu rakamın 92’ye çıktığını belirtti, Buğday, “Bu rakamlarla 2010’da dünyanın yolcu sayısı artışında birinci havalimanı olmayı başardık” dedi.

“2011’de dünyanın en büyük ilk 100 havalimanı arasına gireceğiz”

Sabiha Gökçen Havaalanı’nın göstermiş olduğu performansla dünyanın en büyük havalimanları listesinde hızla yükseldiğini söyleyen Buğday, “2010’da dünya sıralamasında 105 ila 110. sıra arasında yerimizi aldık. Önümüzdeki yıl hedefimiz bu listede ilk 100’ün arasına girmek” dedi. Sabiha Gökçen Havaalanı’nın 2009 yılında iç hatlarda Türkiye’nin en yoğun ikinci havalimanı olduğuna dikkat çeken Gökhan Buğday, İSG’nin 2009’da Türkiye’nin en yoğun üçüncü limanı olduğu bilgisini de verdi.

“2020’de toplam 55 bin istihdam yaratmış olacağız”

Sabiha Gökçen Havaalanı’nın çevre illerden 18 milyonluk bir yolcu potansiyeli bulunduğunu ve geniş bir coğrafyaya hitap eden bir yapıda olduğunu ifade eden Buğday, Türkiye ekonomisinin en önemli ihtiyaçlarından biri olan istihdam yaratma konusunda, havalimanının ekonomiye önemli bir katkısı olduğunu da sözlerine ekledi. Halen 2 bin 179 kişiye doğrudan, dolaylı olarak ise toplam 10 bin kişiye istihdam yarattıklarını söyleyen Buğday, “2020 yılına geldiğimizde doğrudan 30 bin kişiye iş imkanı vermiş olacağız. Dolaylı istihdamla birlikte bu rakamın 55 bine ulaşmasını bekliyoruz” şeklinde ifade etti.

"İSG, Avrupa’nın en hızlı büyüyen havaalanı"

Sempozyumun ikinci bölümünde ilk olarak sözü ilk olarak Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürü Orhan Birdal aldı.

Birdal, Sabiha Gökçen Havaalanı’nın son dönemde elde ettiği başarılara dikkat çekerek, “ İSG, Avrupa’nın en hızlı büyüyen havaalanı. Türkiye geneline baktığımızda ise 2009 yılı Kasım ayı sonu itibariyle Atatürk ve Antalya Havalimanlarının ardından 3’üncü sırada” diye konuştu.

Sabiha Gökçen Havaalanı’nın kısa sürede büyük başarılar elde etmesinde emeği geçen herkesi kutlayan Birdal, SMART projesi kapsamında, havaalanı kulesinin entegrasyonu için görüşmelerin sürdüğünü ve ön anlaşma imzalandığını belirtti.

“Atatürk Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havaalanı’nın coğrafi konumdan birbirine yakınlıkları ve aynı hava sahasını kullanmaları, trafik bakımından maalesef birtakım zorlukları beraberinde getiriyor” diyen Birdal, bu zorlukları minimize edebilmek için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.

Birdal, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın saatlik uçak trafiği kapasitesinin 14 iniş 14 kalkış olmak üzere 28 olduğunu dile  getirerek, havaalanı işletmecisi tarafından yapılacak olan iyileştirme çalışmalarının ardından,  kapasite hesaplarının yeniden yapılacağını bildirdi.

DHMİ Genel Müdürü Orhan Birdal’ın ardından kürsüye gelen Türk Hava Yolları Genel Müdür Yardımcısı Orhan Sivrikaya, Türk Sivil Havacılığı’nın yakın geçmişte büyük başarılar  elde ettiğini belirterek söze başladı.

 

“Türkiye iç ve dış hatlara baktığımızda, son dönemde atılım yapmıştır” diyen Sivrikaya,  bunda Ulaştırma Bakanlığı’nın uyguladığı politikaların önemli rol oynadığını söyledi.

 

Sivrikaya, Ulaştırma Bakanlığı’nın, vergileri düzeltmesi ve iç hatları rekabete açmasının, başarıyı tetikleyen unsurların başında geldiğinin altını çizdi.

 

Türk Sivil Havacılığı’nın yükselen yıldız hale gelmesinde ekonomik gelişmelerin ve transit yolcu sayısındaki artışın etkili olduğunu vurgulayan Sivrikaya, söz konusu büyümenin Avrupa ve Dünya geneline kıyasla çok daha fazla olduğunu bildirdi.

 

Sempozyumda konuşan Pegasus Airlines Genel Müdürü Sertaç Haybat ise, "Sabiha Gökçen’den uçmaya karar verdiğimizde ilk olarak havaalanı terminalini gezdik. Her yer karanlıktı. Biz gezebilelim diye ışıkları açtılar." diyerek, Sabiha Gökçen Havaalanı’nda sadece iç hatlarda değil, dış hatlarda da çok önemli gelişmeler olduğunun altını çizdi.

 

Pegasus olarak zamanında kalkış oranına yüzde 80 sahip olduklarını belirterek, "Bunda Sabiha Gökçen Havaalanı’nın payı çok büyük. Atatürk Havalimanı’nda bu oranı yakalayamayabilirdik." dedi. "2005 yılında uçuşlara başlamadan önce biz kendimizi tanıtmalıyız ama, aynı zamanda Sabiha Gökçen Havaalanı’nı da tanıtmalıyız." diyen Haybat, havaalanının tanıtımını ön plana çıkardıklarını belirtti. 

Limak Holding (LİMAK), GMR Infrastructure (GMR) ve Malaysia Airports Holdings Berhad (MAHB) ortaklığında kurulan ISG, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda mevcut terminallerin işletme hakkının yanı sıra otopark işletmesi, yer hizmetleri, kargo, uçak yakıt ikmal operasyonları ve havalimanı oteli ile CIP tesislerini 20 yıl süre ile işletme hakkını 1 Mayıs 2008’de devraldı. İstanbul Sabiha Gökçen’in 20 yıllık işletme hakkını 1 milyar 932 milyon Euro karşılığı devralan İSG, 500 milyon Euro’luk yatırım yaptı. İstanbul Sabiha Gökçen’in hızlı büyümesine katkıda bulunacak ve yıllık yolcu kapasitesini 25 milyona çıkaran toplam 320 bin m²’lik yeni terminal binası ve ekleri uluslararası normlarda, modern bir mimari anlayışı ile çevreci bir yapı olarak inşa edildi ve 31 Ekim 2009 tarihinde hizmete alındı.

Haber ve Fotoğraflar: Esra Sarıkeçe - Metin Koç - İstanbul Haber Ajansı

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim