• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 7 °C

İthal otoda aslan payı devletin

İthal otoda aslan payı devletin
10 bin Euro faturalı bir ithal aracın motor hacmi büyüdükçe Türkiye’deki anahtar teslim fiyatından devletin kasasına giden pay yüzde 56’yı buluyor.

İthalde pul, depo, navlun, KDV ve ÖTV derken 1.6 litre ve altı araçta devlet payı yüzde 42’ye ulaşıyor. 20.338 Euro’luk anahtar teslim fiyatın 8.542 Euro’su devlete gidiyor. Motor hacmi 2 litre ve üstü araçta ise 26.898 Euro’luk fiyatta devlete giden pay yüzde 56’ya yani 15 bin Euro’ya fırlıyor.

Distribütörlerin ithal ettikleri lüks araçlar yerine, özel ithalatçıların ithal ettiklerini tercih eden kullanıcılar aracın modeline göre 30 bin Euro'ya kadar daha az para verebiliyorlar. Bu araçların ithal edilmeden önce kullanılmış olması, yurt dışında bir finans kuruluşunda ödenmemiş borçlarının bulunması ya da genellikle yapıldığı gibi gerçek faturası yerine daha düşük bir fatura ibraz edilerek ithal edilmiş olması ise bir şikâyet ya da ihbar olmadığı sürücü pek kimsenin umurunda olmuyor. İki hafta önce başlayan bir operasyon bu şekilde ucuz satın alınmış otomobillerin 2009-2010 yılları arasında kullanılmış oldukları halde ülkeye 'sıfırmış' gibi ithal edildiklerini ortaya koydu. Ancak bu haberler sırasında gelen okur tepkileri, yasadışı işleri yapan şirketlerden çok, araçları çok yüksek kârla ve pahalıya sattıkları iddia edilen resmi ithalatçılara yönelikti. Bu tepkilerden yola çıkarak, ithal otomobil satın alacak olanlara bir rehber niteliğinde olması için bir aracın ithal edildiği andan, anahtar teslimi fiyatının oluştuğu tüketiciyle buluşana kadar fiyatının üzerine hangi kalemlerin konulduğunu araştırdık. Ortaya çıktı ki, bir aracın anahtar teslimi fiyatı oluşana kadar maliyet fiyatının üzerine konan kalemlerin neredeyse tamamı devlete ait.

26 BİN 800 EURO'NUN 15 BİN 150'Sİ DEVLETİN

Diyelim ki bir aracın ithal edilirken beyan edilen fiyatı 10 bin Euro olsun. Bu aracın navlun, pul bedeli, sabit vergiler, gümrük masrafları, sabit ardiye gideri ve radyo teybi için ödenen TRT bardrolü gibi giderleri hesaplandığında ithalatçı firmaya maliyeti 10 bin 728 Euro oluyor. Distribütör kâr marjını bu rakam üzerinden koyuyor. Bu rakamın yüzde 5 olduğu kabul edilirse, 10 bin Euro'luk bir aracın bayiye gelişi 11 bin 264 Euro’yu buluyor. Bayinin yüzde 5'lik bayi kârı da eklendiğinde aracın ÖTV ve KDV hariç fiyatı 11 bin 828 Euro olarak belirleniyor. Bu fiyat oluşana kadar aracın hangi tip bir motora sahip olduğunun hiçbir önemi olmuyor.

Bu araç 1.6 litre de, 2.0 litre de olsa eğer fatura bedeli 10 bin Euro'ysa aynı rakama malolabiliyor. Fiyat farkını ÖTV oranları oluşturuyor. Fatura bedeli 10 bin Euro olan bir aracın anahtar teslim fiyatı, motor hacmi 1.6 litre ise 20 bin 338 Euro, 1.6 litre üstü, 2.0 litre altı ise 23 bin 548 Euro, 2.0 litre üstü ise 26 bin 898 Euro’yu buluyor.

FARK DÜŞÜK FATURA İLE YARATILIYOR

Fatura bedeli 30 bin Euro olan Avrupa Birliği’nden ithal edilen bir aracın tüm navlun ve harç giderleri ile yüzde 5 distribütör ve yüzde 5 de bayi kârıyla birlikte ÖTV ve KDV'si hesaplandığında fiyatı yaklaşık 74 bin 700 Euro'ya geliyor. Bu rakamın 41 bin 500 Euro'su devlete ödeniyor. Halbuki aynı araç 30 bin yerine gümrüğe 25 bin Euro olarak beyan edildiğinde anahtar teslimi fiyatı 62 bin 804 Euro'ya devletin geliri ise 34 bin 900 Euro'ya düşüyor. Bire bir aynı olan iki araç arasındaki fiyat farkı ise 12 bin Euro'ya yaklaşıyor. Grey marketin faturada göstermediği 5 bin Euro'luk fark açıktan bile alınsa, iki araç arasında fark 7 bin Euro gibi rakama ulaşabiliyor.

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim