• BIST 90.002
  • Altın 146,309
  • Dolar 3,6187
  • Euro 3,9328
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C

Kalkavan: Rüya görmeye devam etsinler

Kalkavan: Rüya görmeye devam etsinler
Seçim öncesi son kez toplanan DTO Meclis Toplantısı'nda konuşan Metin Kalkavan "Biz hiç bir zaman kazanmak için her yol mübahtır anlayışında olmayacağız. Tatlı rüya görmeye devam etsinler” dedi.

DTO Meclisi 9 Mayıs'ta yapılacak seçimler öncesi son kez toplandı. DTO Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan "Biz hiç bir zaman kazanmak için her yol mübahtır anlayışında olmayacağız. Tatlı rüya görmeye devam etsinler” dedi.

 
Seçimler öncesi yapılan son meclis toplantısına başkanlığa aday olan Salih Zeki Çakır, Samsun’da olduğu gerekçesiyle katılmadı. Toplantıda, meclis üyeleri ve yönetim kurulu üyeleri DTO Başkanı Metin Kalkavan’a ve yönetime teşekkür ettiler. Zaman zaman duygusal anların da yaşandığı toplantıda konuşma yapan herkes meclis üyeleri ve birbirleriyle helalleşti.
 
Toplantıda konuşan DTO Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, başkanlığa aday olan Salih Zeki Çakır’ın bu ayki toplantıya da katılmaması üzerine, “Biz Karadenizliyiz ama bir kere yapıyoruz, iki kere yapmıyoruz aynı hatayı. Geçen meclis toplantısında yoktu, o gün konuşmadım. Bir daha gelmezse konuşacağımı söyledim. Aday olduğunuz bir yere gelmemek üzücü. Sebebi ne olursa olsun, burada olmak zorundasınız. Ama bu sefer gelmese de son bir ayda konuştuklarının cevaplarını benden alacak” ifadelerini kullandı.
 
8 Mayıs tarihinde Lütfü Kırdar’da yapacakları büyük toplantıya herkesi beklediklerini ifade eden DTO Başkanı Kalkavan, toplantıda 10 yılın hesabını vereceklerini, bu nedenle toplantıya mümkün olduğu kadar herkesin katılmasını istedi. Toplantıda DTO’nun 2023 yılı vizyonunu da vereceklerini belirten Kalkavan, “Hangi tarafı desteklerseniz destekleyin fark etmez. Oy verip vermemeniz önemli değil ama gelip orada bizi dinleyin. Demokratik anlayışımız gereği gelin dinleyin, yine oyunuzu istediğiniz tarafa verebilirsiniz. Ama o gün neler yapıldı, neler yapılmadı her konuda size 10 yılın hesabını vereceğiz. Aynı şekilde DTO’nun 2023 yılı vizyonunu vereceğiz. Bizle ya da bizsiz 2023 yılında odanın vizyonunun ne olması gerektiğini göreceksiniz. O günkü toplantıya yüksek katılımınızı bekliyoruz” dedi.
 
TÜRKLİM’İN AÇIKLAMASI DOĞRU DEĞİL
 
Son bir ayda seçimlerle ilgili gelişmeleri değerlendiren DTO Başkanı Metin Kalkavan, en önemli olaylardan bir tanesinin TÜRKLİM’in seçimlerde taraf olduklarına ilişkin açıklaması olduğunu belirtti. Son 3.5 aydır seçim çalışmalarının devam ettiğini, bu süreçte zaman zaman Başkan Halim Bey’le çok farklı fikirlerle tezat durumlara da düştükleri zamanlar olduğunu ancak kendilerinin hiçbir kuruma taraf olduklarına dair açıklama yaptırmadıklarını anlatan Kalkavan, “İsteseydik herhalde 30 kurumumuza açıklama yaptırırdık. Ama bu kurumsallaşmaya uymaz. Bir taraftan kurumsallaşma diyeceksiniz bir taraftan TÜRKLİM açıklama yapacak. TÜRKLİM, 170 civarında limanımızın 56’sının üye olduğu çok değerli bir yardımcı kuruluşumuz ama TÜRKLİM’in içinde yüzde 60-70’inin bizim tarafta oldukları deklare edilmiş olarak. Velev ki hiçbir tanesi bizim tarafta olmasın. Sizin tuttuğunuz taraf kazanmadı, 10 Mayıs’ta ne yapacaksınız? Kurumları karşı karşıya mı getireceksiniz? Böyle kurumsallık olur mu? Hem yöneten arkadaşlar için hem de seçimde muhalefet olan arkadaşlar için söyledim. Ben hiçbir kurumumuzun bizi desteklemek için açıklama yapmasını istemedim. Bu kurumsallığa uymaz. Doğru değil. Kurumların karışmaması lazım. Kurumların üyeleri istediği yere oy verebilirler ama kurumları temiz tutmak zorundayız. Hangi kurum olursa olsun. SULİM de tarafsız kalmıştır. Üyeler istediğine verebilir ama bir oyu olan kooperatif tarafsız kalma kararı almıştır. Doğrusu budur” şeklinde değerlendirdi.
 
SEÇİME NASIL MÜDAHİL OLURSUNUZ?
 
TÜRKLİM’in açıklamasında yer verilen konuların da doğru olmadığını dile getiren Kalkavan, burada üç tane sıkıntı olduğunu belirterek, kararı meclis üyelerine bıraktı. Sıkıntılardan bir tanesinin limanlarda yakıt verilmesi konusunda DTO’nun niye taraf olmadığı olduğunu ifade eden Kalkavan, “Yönetimi söylüyorum, TÜRKLİM’i bağlamaz bu. İkinci sorun, limanların arkasındaki depo alanının kurulmaması rekabeti önleyiciymiş. Siz de kurun. Limanlardaki çok uğraşıp da aldığımız KDV muafiyetlerinin kaldırılması ise üçüncü sorun. Ya bu ticaretin önü açıldı. Bu üç sorunda taraf olmadığımız için taraflarmış. Siz şimdi karar verin, hangisi doğru? Burada duayen olan limancılarımız var, Altan Bey var. Çoğu burada. Ülke menfaati söz konusu. Seçim kazanmak adına durduğumuz yerden taviz vermemiz söz konusu değil. Bir dirhem taviz vermedik. Bize göre Türkiye limanlarında yakıt verilmesi lazım, dünyada nasıl veriliyorsa. Hem armatörün hem acentanın hem de yakıt ikmalcinin menfaatine. Diğerleri de söylediğim gibi. Böyle baktığınızda bu çok hassas bir örnektir. Bilin diye söylüyorum. Ben teşekkür ediyorum Altan Bey’e, açıklama yapmıştır. Ama siz bir yönetim olarak nasıl bölersiniz kurumu. Sizin üyelerinizin tamamının taahhüdü olmayan bir yerde nasıl çıkıp da seçime müdahil olursunuz? Ve bu arkadaşlar kurumsal şirketlerden geliyorlar. Bakın kurumsallık anlayışınız bu kadar basit. Hiçbir kurumumuzu karıştırmadan, kurumları karşı karşıya getirmeden üyelerin serbest bırakılması esas. Üye isterse ona verir, isterse diğerine verir. Olmaz. Bugün TÜRKLİM’dir, yarın başka bir kurum. Ama biz bir tanesinin bile deklare etmesini istemedik. Üzülüyoruz” diye konuştu.
 
Seçimin demokrat bir yarış olduğunun altını çizen Metin Kalkavan, seçim sayesinde yıllardır yapmadıkları sahaya inme ve kendilerini anlatma imkanı sağladıkları için muhalefet kanadına teşekkür etti. Kalkavan, yürütülen kampanyalarla ilgili olarak ise “Yazık. Gerçekten yazık” ifadelerini kullandı. Gündeme gelen bir diğer konunun da Piri Reis Üniversitesi ile ilgili olduğunu belirten Metin Kalkavan, Antalya seyahatinde Piri Reis Üniversitesi’ne İtalya’dan vitrifiye ithal ederek 700 TL götürüldüğü, niye 50 TL’ye Vitra’dan alınmıyor şeklinde ifadelerle karşılaştıklarını meclis üyelerine aktardı.
 
ÇOK GÜZEL BİR ŞEY BAŞARDILAR, SEKTÖRÜN BİR BÖLÜMÜNÜ BÖLDÜLER
 
Bunun açılımının “buradan götürüyorlar, hırsızlık yapıyorlar” demek olduğunu ifade eden Kalkavan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Sorduk. Üstat Rıdvan Bey Piri Reis’te. Rıdvan Bey, vitrifiye aldık mı, hayır. İtalya’dan aldık mı, hayır. İhale yapıldı mı, hayır. İhalede kimleri çağıracaksınız? İşte, Eczacıbaşı, Vitra, Çanakkale Seramik, Ege Seramik. Ancak uygun ürün yoksa belki bir veya iki tane yurtdışından alınabilir. Bize bunu söyleyenlere döndük dedik ki, ya biz daha vitrifiye almamışız. Bunlar bizi üzdüğü gibi hırslandırıyor da. Bu Odayı yaparken bizler evlerimizi de yaptırmışız. Şimdi beni tanırsınız. Ben şahsen 20-25 kişiyi tehdit etmişim. Tabii bu örnekler, yıpratma politikası öyle bir yere gidiyor ki. Siz benim ağzımdan bir tane olmayan bir şeyi duymazsınız. Sahada onlarca yeri dolaştık. 32 tane müzahir kuruluşumuzu dolaştık. Bir tanesi diyemez ki şöyle şöyle söylendi diye. Ama söylediğiniz kesim kim? Denizcilik kesimi. Çok güzel bir şey başardılar, sektörün bir bölümünü böldüler. Balıkçıları, motorcuları, SULİM’i böyle çaaat diye böldüler. Ve ben söylediğimi söyleyeyim; gidin isteseniz hepiniz karşı tarafta olun ama komitede olmak zorundasınız. Aksi takdirde kazansanız da kaybetseniz de kaybediyorsunuz.”
 
Karşı tarafın dürüstçe yarışmayı beceremediğini söyleyen Metin Kalkavan, “Size daha vahimini söyleyeyim; burada bir arkadaşımız var, bir gün telefon açılıyor, oyunu istiyorum. İyi güzel ama sen benim nerede olduğumu biliyorsun. Biliyor musunuz sizin yıllardır çözemediğiniz sorunları iki telefonda çözerim. Bunu söyleyen bir numara. Şimdi bunu alıyorum, o tarafa koysam olmuyor, bu tarafa olmuyor. Madem böyle bir gücün vardı, yıllarca niye kullanmadın? Meclis üyemizdin, GİSBİR’in Başkan yardımcısıydın. Böyle bir şey kolay mı Türkiye’de. Bak bizim öyle bir gücümüz yok. İki telefonla yıllardır çözülmeyen sorunları çözemeyiz biz. Ha isterseniz arkadaşın ismini de veririm” şeklinde tepkisini dile getirdi.
Bölünen kurumların bölünmemek için balıkçılar kooperatifinde olduğu gibi tek liste yaptıklarını anlatan Kalkavan, mümkün olduğu kadar herkesin temsil edilmesini istediklerini vurguladı. Bu noktada aday olmakla ilgili neden kararının değiştiğini de meclis üyelerine anlatan Kalkavan, “Neden değiştiğini şimdi söylüyorum; Piri Reis Projesi’nin altında 100 milyon TL kefaletim vardır. Beyefendi diyor ki, eşit davranacağız. Hala anlamamış Piri Reis Üniversitesi’nin ne olduğunu. Bu Odanın tarihinde gelmiş geçmiş ve gelecek de en büyük projedir. İkincisi de bu kadar itibarsızlaştırma fazla. Bu sıfatlar çok ağır oldu. Hırsızlıktan tutun, hilekar, sahtekar, vizyonsuz, ufuksuz, adaletsiz sıfatlarını biz haketmiyoruz. Bu yüzden lütfen gelin odanıza sahip çıkın. 8 Mayıs’taki toplantıya da gelin. Bizim başarısız olduğumuz konular da vardır. Kendimizi anlatmakta zorluk çekeriz, utanırız, anlatmayız” şeklinde konuştu.
 
KEŞKE BAŞKA DAHA İYİ BİR ADAY ÇIKSAYDI
 
Mücadelelere bakınca kendilerinin hiçbir zaman olayı çirkinleştirmediklerini, ne ulusal ne de deniz basınına götürmediklerini ifade eden Metin Kalkavan, aday Salih Zeki Çakır’ın kendisiyle televizyon programına bile katılamadığını söyledi. Sebebin çok açık olduğunu belirten Kalkavan, “Gelemez de. Sebep çok açık. Hani başta söylemişti ya, şeffaflık. Oraya girdiği zaman batar. Benle yarışacak olan, karşıma çıkacak olan dümdüz, şeffaf olacak. Keşke dilerdim başka daha iyi bir aday çıksaydı, daha iyi bir yarış olsaydı. Ama ondan gelmiyor, gelemez de. Ha şimdi olmadığı yerde de, arkasından konuşuyor diyecekler. Beyefendi benim arkamdan bir aydır konuşuyor. Allahınızı seversiniz ulaşılabilir ne demek? Bir yönetim anlayışı. Sizin içinizde derdi olup da DTO’ya ulaşamayan var mı? Benim telefonumu bilmeyeniniz var mı? Bilmeyeniniz varsa söyleyeyim. Ulaşmak buysa gece gündüz, 24 saat ulaşın. Bu değil ki. Sistemi kurumsal hale getirin. Arkadaşımız Odanın görevlerini, samimi söyleyeyim bilmiyor. Odaya devletten kaynak aktarıldığını zannediyor, böyle bir şey yok. İnsan talip olduğu odanın görevlerini, ne yaptığını bilmez mi? Keyifli, dürüst bir yarışma olsa, keyif alsak, sizlere daha fazla şey anlatsak” diye konuştu.
 
Mecliste bulunan herkese teşekkür eden Metin Kalkavan, “Bugüne kadar bütün yaptıklarımızı meclis üyesi olarak sizler sayesinde yaptık. Bize destek verdiniz. Ben son 10 yılda aldığımız bir kararın şerhli olduğunu hiç hatırlamıyorum. Cani gönülden teşekkür ediyorum. Sadece burada Ferit Ağabey niye giderler bu kadar yükseldi diye bir şey söyledi. O konuşmayı yaparken keşke sorsaydı, şimdi o da golü yedi. Çünkü Piri Reis Üniversitesi’nin en ağır sezonu. Kazandığımızın fazlasını vermeye çalışıyoruz. Krediler dahil. İnşaatı bir an önce bu yeni öğretim sezonuna yetiştirebilelim diye. Yürüyen proje, 70-80 milyon dolarlık proje” açıklamasını yaptı.
Bunun üzerine Ferit Biren, “Niye gol yiyeyim Sayın Başkan. Farkettim, söyledim” deyince Metin Kalkavan, “Sizin söylediğinizle benim algılamam farklı. Tabii ben yanlış anladım. Düzelteyim, herhalde seçimden dolayı bu harcamalar fazlalaştı dedi. Bunu bilmeniz lazım, biz seçim için Oda kaynaklarını kullanmayız ama biz eğitim için fazlasını kullanırız. Borçlanırız, yine kullanılırız. Onun için, yoksa teşekkürünüze bir şey demiyorum. Ama oradaki seçim lafı olmamıştır. Ha şimdi siz özür dileyeceksiniz, dilim sürçtü diyeceksiniz, kabul” dedi.
 
YARIŞI ALNIMIZIN AKIYLA KAZANMAK İSTİYORUZ
 
Denizcilik sektörünün 2002-2013 arasında Türkiye’de bütünüyle en hızlı büyüyen sektör olduğunu belirten Kalkavan, BDDK’nın 2002 kayıtlarındaki rakamları ile bugünkü rakamlara bakıldığında yüzde 1300 gibi bir fark olduğunu söyledi. Hiçbir sektörde böyle bir şey olmadığını dile getiren Kalkavan, “Burada limanlarımız başı çekmiştir. Bir sürü şey yapılmıştır. Limanlarımız demişken de şimdi bu açıklama yapan TÜRKLİM, burada sadece yüzde 15’lerin kaldırılmasında göstermiş olduğumuz mücadeleyi görür de, insan biraz saygı duyar. Burada o yüzde 15’leri kaldırmak için yaptığımız mücadeleyi… Ama arkadaşlarımız kurumsallaşmaya devam etsinler. Buradan şu çıkıyor, yarışı kazanmak için her şey mubahtır. Bizim için mübah değil. Biz öyle oy istemiyoruz. Yarışı alnımızın akıyla, etik değerlere bağlı olarak kazanmak istiyoruz. Kazandık gibi ifadeler var. O kendisini tatlı rüyalarda görsün. 9 Mayıs akşam saat 6’da kimin ne yaptığını hep beraber göreceğiz. Büyük bir tokat yiyecekler. Karadenizliyi kızdırmayacaksınız. Kızdırınca bazen hata yapar, bazen de hırslandırırsınız. Ama biz onu kızdıracak hiçbir şey yapmadık. O da Karadenizlidir. Ama bu kadar itibarsızlaştırma olmaz” yorumunu yaptı.
 
DTO’nun şubelerinin de bölündüğünü anlatan DTO Başkanı Kalkavan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bakın bizim şubelerimizi böldüler. Bu da hiç hoş değil. Şubelerimizi sanki özel, özerk bir odaymış gibi çalışma rahatlığı verdik. Bir tek bütçelerinin onanması, bütçe pazarlığı ve Piri Reis Üniversitesi için aldığımız payın dışında ne yönetimlerine karışırdık, ne meclislerine karışırdık. Tamamen kendi bağımsız yapılarını kurarlardı. Şimdi o bağımsız yapıları zarar gördü. Yine karışmıyoruz. Ama bizim desteklediğimiz adaylara rakipler çıkmaya başlayınca gittik, ziyaret ettik. Böyle olunca da Odaların özerkliğine, özgürlüğüne müdahale olayı geldi. Aday arkadaşımızın söylemleri arasında Piri Reis Üniversitesi bize kendini anlatacak diye bir ibare var. Bakın 30 proje, içinde bir ikisinin uygulanma imkanı zaten yok, gerisinin tamamını zaten biz uyguluyoruz. Yönetişim, o artık geçti. Yönetişim geride kaldı. Daha yeni şeyler bulmak lazım. Bizim şu kadroyla yapmış olduğumuz çalışmaları, şu beyin takımıyla, danışmanlarımızla yaptığımız çalışmaları sittin sene otursunlar hayal etmeleri, yazmaları bile mümkün değil. Hele o bayılıyorum alo 444 hattına. Ya böyle bir şey olur mu, biz cep telefonu hattı değiliz ki. Bizim mali, hukuki veya teknik vereceğimiz herhangi bir görüş Odayı bağlar. Böyle bir ilişkinin altına odayı nasıl sokarsınız? Şimdi Odaya soracak. Şöyle yap denilecek. Tersi oldu. Ne olacak? Oda beni yanlış yönlendirdi. Ya Odada böyle bir sistem kurabilir misiniz? Ama kulağa hoş geliyor, alo 444 DTO. Öyle bir şey ben duymadım. Başka odalarda var mı? Belediyelerde olur ama odalarda böyle bir şey olması söz konusu değil. Üyelerimiz değişim istiyor diye bir şey var. Üyelerimiz değişim mi istiyor, üyelerimiz istikrar mı istiyor onu hep beraber göreceğiz. Üyelerimiz gelişim mi istiyor? Değişimi yapan esas biziz. Tanımlamaların arkasına takılıp, kişinin değiştirilmesi mi, gücün yetiyorsa gel değiştir. Kimle istiyorsan gel. Gerçekten bütün olarak çok uğraştık. Hiç unutmuyorum, bir kanun düzenlemesinde Halim Bey, ben, Veysel Bey uğraştık, buranın gelirlerinin yüzde 50 artmasına sebeptir. Görünmez çok kahraman vardır. Öyle böyle değil. Bugün biz itibarımız artsın diye uğraşıyoruz ama bir taraftan da kazanmak için her şey mübah, her şey mübah. Gerçekten şöyle bir düşünün; oyunuzu karşı tarafa verirsiniz, hiç önemli değil. Ben zaten gidiyordum. Ama ben Piri Reis Üniversitesi’nde yüzde 60’ın altına imza atmışım, oda gelirlerini eşit dağıtacağız diyor. Ya insana ödül vermeleri lazım. Devletin üzerinden yük alıyoruz.”
 
BU MECLİS GÖREVİNİ FAZLASIYLA YAPMIŞTIR
 
Konuşmasının sonunda meclis üyelerine teşekkür eden Metin Kalkavan, özellikle bu meclisin çok şey başardığını, tarihe geçecek kararların altına imza attığını ve destek verdiğini vurguladı. Bu meclisin üyesi olmaktan son derece keyif aldığını ve gurur duyduğunu ifade eden Kalkavan, “Bu meclis görevini fazlasıyla yapmıştır. Benim nezdimde çok fazlasıyla yapmıştır. Sadece mutfakta çalışmakla değil arkasında durarak, yanında durarak yapmıştır. Kararlara sahip olarak yapmıştır. Zaman zaman, TÜRKLİM’de farklı görüşler olabilir. Alt sektörlerimizde farklı görüşler olabilir. Ama bu kararlarda bir tek kıstasımız vardı, alt sektörlerimiz anlaşamadığı zaman uluslararasında ne oluyor, bulup getiririz, devlete onu veririz ve devlet karar verir. İnşallah yeni dönemde görüşmek dileğiyle. Ama 8 Mayıs’taki toplantıya mutlaka bekliyorum. Bu da bizim sizden alacağımız olsun. Bu toplantıya gelin, sadece bilgi vereceğiz. Söz, para falan almayacağız. Bir de şunu gördük, bu da enteresan. Ben her gittiğim yerde bütün arkadaşları toplantıya çağırmaya çalıştım. Oda başkanlarımız, şubelerimiz, yerel bölgelerdeki insanlarımız dinlesinler diye. Bir bakıyorsunuz bir kısmı gelmiyor. Niye gelmiyor. E onlar karşı taraf. Ya bunlar eskide kaldı. Gel dinle. Sen belki bir şey bulacaksın da cevap yetiştireceksin, soru soracaksın. Gel dinle. Gelmekle senin oyun cebinden alınmıyor ki. Hem belki beynine gireceğiz, herkesi düşündüreceğiz. İnsan bu kadar korkar mı. Toplantıya fazla kişi gelmediği zaman çok kolay, git bir yerden topla 100 kişi götür. Çoğunluk beni destekliyor de. Çoğunluk destekliyor mu desteklemiyor mu sandıkta göreceğiz. Yoksa öyle restorantlar, oteller değil. Meclis üyelerimizi hatta komite üyelerimizin tamamını son 8 Mayıs’taki 10 yılın hesabı toplantısına bekliyoruz” diyerek çağrısını yineledi.
 
DÜZGİT: ÇAKIR İLE İLGİLİ BELGELERİM VAR!
 
Toplantıda konuşan DTO Meclis Üyesi Recep Düzgit ise Çakır’la ilgili elinde belgeler olduğunu söyledi. Hiçbir zaman belgesiz evraksız konuşmadığını belirten Düzgit , kul hakkının dinimizde en önemli kavram olduğunu hatırlatarak şöyle konuştu : “Dinimizde Yaradan bana kul hakkı ile gelmeyin der. Geçenlerde Yalova’dan Eskihisar’a dönüyordum. Yanımda beş tane armatör arkadaş da vardı. Yaşamış olduğumuz yargı kararlı belgeli kesinleşmiş evrakları arkadaşlara gösterdim. dosya Başkan Adayı Salih Zeki Çakır ile ilgili. O sırada kendisi beni aradı ve ben anlattığın gibi biri değilim dedi. Ben de o zaman istediğiniz yerde görüşelim dedim. Merak ediyorum Salih Çakır nerede şimdi? Böyle bir Başkan adayımız var. Hepimize hayırlı olsun”
 
dto.20130503103132.jpg
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim