• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 1 °C

Kıyı Emniyeti'nden 'Tekel' açıklaması

Kıyı Emniyeti'nden 'Tekel' açıklaması
İzmir'de 25 Temmuz'da meydana gelen vapur kazası sonrası İzmir Deniz Ticaret Odası'nın Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nü hedef alan açıklamaları sonrası KEGM'nin resmi internet sitesinde yazılı bir açıklama yayınlandı.

İzmir'de 25 Temmuz'da meydana gelen vapur kazası sonrası İzmir Deniz Ticaret Odası'nın Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nü hedef alan açıklamalarının ardından Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nün resmi internet sitesinde konuyla ilgili yazılı bir açıklama yayınlandı.

Yapılan açıklamada söz konusu iddiaların tamamiyle hatalı ve eksik olduğu dile getirilirken İzmir Körfezi'nde her hangi bir kurtarma tekelinin bulunmadığı belirtildi.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklama şöyledir:

Kuruluşumuz, Ulaştırma Bakanlığının ilgili kuruluşu olup, 1997 yılında kurulmuş ve seyir emniyetinin arttırılmasına yönelik Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali YILDIRIM’ın Talimatları ve Olurları doğrultusunda hizmet kalitesinin arttırılmasına yönelik yaptığı yatırımlar ile can ve mal kurtarma, gemi trafik hizmetleri, deniz haberleşmesi, seyir yardımcıları, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerini geliştirerek günün şartlarına uygun şekilde layıkıyla yerine getirmektedir.

26.07.2011 tarihinde İzmir Deniz Ticaret Odası üyesi tarafından dile getirilen hususların tamamı, Kuruluşumuzu tam olarak tanımamasından, yeterli bilgiye sahip olmamasından, gerekli araştırmaları yapmamasından kaynaklanmış, dolayısıyla kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine sebebiyet verilmiştir.

İzmir Körfezi 2006 yılına kadar Kuruluşumuz Ana Statüsünün 4. Maddesi tahtında Kurtarma Yardım tekel sahamızda iken, Yüksek Planlama Kurulunun 19 Ocak 2006 tarih ve 2006/T-3 sayılı kararı ile Kurtarma Yardım tekel sahamızdan çıkartılarak bölgede özel kuruluşlarında faaliyet göstermesi ve katılımcı olmasına yönelik uygulamaya başlanmıştır.

İzmir Körfezinde Kuruluşumuzun Kurtarma-Yardım Tekel Hakkının kalktığı 2006 yılına kadar tek römorkör bulundurulmakta iken, özellikle özel sektöründe bu alanda gelişmesi ve rekabet koşullarının yaratılması amacıyla Kurtarma-Yardım Tekel Hakkımız kaldırılmış olmasına rağmen Kuruluşumuz Ana Statüsünde belirlenen hizmetlerin layıkıyla verilmesi, hizmet standartlarının yükseltilmesi tahtında bölgedeki römorkör sayısı da arttırılmıştır.

İzmir Deniz Ticaret Odası üyesinin sanırım bu gelişmelerden bilgisi olmadığı gibi “istese de başka bir kurum bu kazaya müdahale edemez” seklinde beyanından da 4922 sayılı Denizde Can Ve Mal Koruma Hakkındaki Kanun kapsamında tüm kurum ve kuruluşların olaya müdahale mükellefiyeti bulunduğu bilgisine de sahip olmadığı anlaşılmaktadır. Aynen bu olayda olduğu gibi 25.07.2011 tarih ve saat 12:45’de yapılan çağrıya uyarak Alsancak Limanında bulunan Kuruluşumuza ait Nazım Tur römorkörü derhal hareket etmiş ve saat 13:15 de olay mahalline intikal etmiştir. Su alarak batma konumunda bulunan kazazede geminin rıhtıma çarparak rıhtıma vereceği hasar römorkörümüzce gemiden halat alınarak engellenmiştir.

Bu olay, başlangıç anından son safhasına kadar Bakanlığımızın, Denizcilik Müsteşarlığımızın bilgisi ve takibinde olmuş ve her türlü önlem ve tedbire yönelik bilgi paylaşımı yapılmıştır. Öte yandan, “özelleştirilecek kurum olması nedeniyle yatırım yapılmıyor” ifadesi ise son derece haksız ve maksadını aşan bir beyandır. Kuruluşumuzun yatırım ve faaliyetlerini takip edilmiş olsaydı, 2002 yılında başlayan denizciliğimizdeki değişim ve gelişim süreci içerisinde; Kuruluşumuzda bölgesinde seyir yardımcılarının modernizasyonu ile uzaktan izlenmesi, deniz haberleşmesi hizmetlerinin modernizasyonu, bölgesinde başkaca ülkede bulunmayan Fİ Fİ 2 standartlarındaki römorkörler, gerekse çok amaçlı can kurtarma botları gerekse deniz kirliliğine müdahale gemisinin yapımı gibi günümüze kadar yaklaşık 180.000.000,00 TL’lik denizcilik camiasına nakdi ödenmek üzere yatırım yapıldığı ve yine 2023 yılına kadar ise yaklaşık 455.000.000,00 TL’lik yatırım planlaması yapılmış olduğu hususlarının da görülmesi gerekirdi. Yukarıda açıklanan doğrultuda, Kuruluşumuz faaliyetlerine durmaksızın devam etmektedir.

Ülkemiz denizlerinde ve kıyılarında deniz kirliliğine müdahale 5312 sayılı kanun tahtında düzenlenmiştir. Mevcut olayda 5312 sayılı Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Acil Durumlarda Müdahale ve Zararların Tazmini Esaslarına Dair Kanun gereği Denizcilik Müsteşarlığının 2009 yılında yayınladığı 2009/4 nolu tebliğ ile Türkiye sahillerinde acil müdahale konusunda yetkilendirilmiş 12 adet firmadan biri Denizcilik Müsteşarlığınca görevlendirilmiş ve firmaca 26.07.2011 tarih ve saat 03:00’de kirliliğin bertaraf edilmesi çalışmalarına başlanmıştır. Dolayısıyla; yukarıda izah edildiği üzere deniz kirliliğine müdahale hususunda Kuruluşumuzun herhangi bir görev, yetki ve sorumluluğu bulunmamaktadır.

Sonuç olarak; Kuruluşumuz bundan önce olduğu gibi bundan sonra da seyir emniyetinin arttırılmasına yönelik faaliyetlerini yerine getirerek denizlerimizin ve denizcilerimizin hizmetinde olmaya ve hizmetleri konusunda her türlü diyaloğa, bilgi paylaşımına açık olmaya devam edecektir. Hiç bir kurum, kuruluş ve şahsın bilgi sahibi olmadan haksız ve mesnetsiz açıklamalarda bulunmamasını temenni edip “Allah Selamet Versin” diyoruz.

İSTANBUL HABER AJANSI

www.UlasimOnline.com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim