• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 13 °C

Lojistik sektörü 2011'de yükseliş bekliyor

Lojistik sektörü 2011'de yükseliş bekliyor
İhracatın en önemli hizmet enstrümanlarından biri olan lojistik sektörü 2010 yılını son çeyreğe kadar toparlanma süreci ile geçirdi. 2011 ile ilgili yükseliş hedefliyor.

Lojistik sektörü kendine geliyor

İhracatın en önemli hizmet enstrümanlarından biri olan lojistik sektörü 2010 yılını son çeyreğe kadar toparlanma süreci ile geçirdi. 2011 ile ilgili yükseliş hedefliyor.

Türkİye’de lojistik sektörü son yılların gelişen büyüyen Türk ekonomisinin kriz öncesi seviyesine yükselmesinde en büyük hissedarı. Ama küresel krizin yarattığı ekonomik daralma sonucunda lojistik sektörü de payına düşeni aldı. Bu payda en büyük rolü otomotiv sektörünün yaşadığı darboğaz oynadı. Bursa’daki lojistik firmalarının iki ana müşterisi olan tekstil ve otomotiv sektörü temsilcilerinin krizlerle sarsılan satış ivmeleri direkt olarak lojistik sektörünü etkiledi. Finans anlamında güçlü olan firmalar en az zararla bu süreci toparlarken, daha küçük ölçekli ve krize yatırımda yakalananların ticari kaybı büyük oldu. 2009’un sonuna kadar oldukça zorlu günler atlatan lojistik sektörü 2010 yılı ile birlikte hareketlenme eğilimine girdi. Sektör temsilcileri 2010’un son çeyreğine adım atılan şu günlerde bu yılı yükselişte kapatıp, 2011’e yepyeni projelerle girmeyi hedefliyor.

Sektörün önü açılıyor

Ertan Güven-Gürnak Lojistik Firma Sahibi: Önümüzdeki dönemde lojistik sektörü için üreticilerin kullandıkları hammadde ve tedarik zincirleri büyük önem kazanacak, çünkü herkes benzer ürünleri aynı yöntemleri kullanarak elde edebilecekler. Ancak bu arada farkı yaratacak olan tedarik zinciri olacaktır. Lojistik müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere hammaddenin başlangıç noktasından tüketildiği son noktaya kadar olan tedarik zinciri içinde olan malzemelerin her iki yöne doğru taşınmasını, depolanmasını ve planlanmasının kontrol edilmesinin sağlanmasıdır. Türkiye’de lojistik denildiği zaman kara yolu taşımacılığı akla geliyor oysa nakliye lojistiğin içerisinde gideri yüzde 39’u kaplıyor. Lojistik nakliye depolama gümrükleme ve dağıtımın bir arada yapılması demektir. Yüzde 25 depolama gideri, stok taşıma maliyeti yüzde 24 ve sipariş giderler ve idari işler yüzde 4’tür.

Türkiye genel duruma bakıldığında lojistiğin henüz gelişmekte olduğu görülmektedir. Gelişmiş ülkelere GSMH’nın yüzde 10’u lojistik gideri oluşturmaktadır. Türkiye’de ise bu rakam çok düşüktür. Var olan oranı da yabancı sermayeli şirketler sağlamaktadır.

Türkiye’de firmalar hala kendi araçları ve depolarını kullanma taraftarıdır. Firmaların yüzde 80’i bu durumda. Avrupa’da ise bu iş profesyonel firmalar tarafından yapılıyor. Firmalar ilerde maliyetlerini kontrol edemeyecekleri için lojistik hizmetini profesyonel firmalardan alacaklar

Yabancı firmalarda bunu bildikleri için ülkemizdeki aktivitelerini her geçen gün daha da arttırmaktadırlar. Yabancı firmalar proje bazlı sözleşme imzalıyorlar ve müşterilerini yıllık bağlıyorlar dünyada sistem artık bu şekilde işliyor. Tıpkı GSM firmalarının yaptığı gibi firmalar müşterileri ile yıllık bazda hizmet sözleşmesi imzalıyor ve bu şekilde çalışma yürütüyor. Türk firmaları sözleşme kavramını hayata geçirmek zorundadır artık bizim sektörümüzde. Bu çerçevede kabuk değiştirdiğini rahatlıkla söyleyebilirim bu da yabancı meşeli firmaların ülkemizdeki ağırlığından kaynaklanmaktadır. Ulaştırma Bakanlığı’nın çıkarmış olduğu bir kara yolu taşıma kanunu var ama uygulayan çok az sayıda firma var. Denetimler eksik. Bu da haksız rekabete ve kalitesiz hizmete yol açmaktadır

Bu arada sektörün şirket birleşmeleriyle büyüyebileceği açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Şu an en yaygın olan durum da budur. Yabancı firmalar Türkiye’de güçlü bir ağa ve donanıma sahip firmaları tespit ederek onlarla şirket evliliği gerçekleştiriyor ve bu şekilde büyüme yoluna gidiyor. Bu durumu iki Türk firması için söylemek çok zor, çünkü ülkemizde maalesef uygulanabilir bir sistem değil henüz. Burada sağlıklı dokuyu bulabilmek çok büyük önem teşkil ediyor.

Sektördeki hareket yükselecek

Cenk Kabaoğlu-Akarnak Lojistik Genel Müdürü: Sektörümüzde küresel kriz özellikle 2009 yılının son çeyreğinde oldukça yoğun bir biçimde hissedildi. Ama 2010 yılının başından bu yana genel olarak herkesin işleri iyi gidiyor. Piyasalarda ciddi bir canlanma hissediliyor. Şirketler kendi yağlarında kavrulma evresini atlatarak yeniliklere kapılarını açmaya başladılar. Ama bu hareketin çıtasının gittikçe yükseleceğini düşünüyorum. Ama genel ekonomi anlamında önümüzde net çizgilerle göremediğimizden bu hareketin suni olup olmadığından kesin emin olamıyoruz. Ekonomik ortamdaki tek sıkıntı para akışı ile ilgili şu anda. Ortada 2011 yılının başında gelecek yeni bir krizden daha bahsediliyor. Ama ben buna asla inanmıyorum. Türkiye’de bu anlamda sürekli bir korkutma politikası olduğunu düşünüyorum. Ben 2010 yılının son çeyreğinin de 2011 yılının da her anlamda iyi olacağını düşünüyorum. Biz 2009’un yaz aylarından bu yana yatırımımızı sürdürüyoruz. Filomuzu genişlettik. Neticede işleriniz bir şekilde yürüyorsa, hele bizim sektörde yatırım yapmanız şarttır. Bu sektörde büyümezseniz, kaybolur gidersiniz.

Karlılık beklenen seviyeye gelmedi

Fatma Fındık-Burkont Lojistik Pazarlama Müdürü: Lojistik sektörü doğası gereği sanayi üretimiyle aynı anda ve aynı yönlü tepki vermektedir.

Kriz sürecinde de üreticilerin talep daralması sonucu arzı kısması, ara mal ve mamul taşımalarının da azalması dolayısıyla da lojistik sektörünün iş hacminin daralmasına yol açmıştır. 2010 yılı kapasite kullanım oranlarının artması sanayicinin yüzünü güldürmeye başlarken, benzer etkiyi taşıma hacmindeki artışla sektörümüze yansıtmış ancak kârlılıkta henüz beklenen seviyelere ulaşılamamıştır. 2010’un ikinci yarısı ve 2011’deki olası yeni kriz nedeniyle mevcut kapasiteler, azami kullanımıyla geçirilecek ve yeni yatırımlar için olumlu gidişin 2011’in son iki çeyreğinde de devamı beklenecektir.

2011 daha parlak bir yıl olacak

Ali Cansevdi-Gökbora Lojistik Bursa Bölge Gümrük ve Lojistik Hizmetleri Müdürü: Kriz döneminde lojistik sektöründe, etkilenme gören firmaların, araç kapasitelerini büyük firmalara bağlamaları sebebi ile yaşamışlardır. Tamamen otomotive endeksli ve sayılı sayıda firma ile çalışan lojistik firmaları hacimlerin birden azalması ile diğer sektörlere geçişi hemen yapamamış, yada kriz sebebi ile büyük firmalar da ödeme vadelerini uzatmış ve cari hesaplarının da yüksek olması, ekonomik dengelerini bozmuştur. Ancak bölgedeki her sektöre hizmet veren lojistik firmaları kriz olan sektörden uzak durup,diğer firmalardaki hacmini arttırarak, dengeyi korumayı başarmışlardır.

Firmaların kriz sebebi ile kar oranlarını düşük tutmaları, fuzuli gider olarak gördükleri nakliye maaliyetlerini en aza indirgemeyi gerektirmiştir ve hizmetten daha da öncelikli, navlunların uygun olması öne çıkmıştır. Bu da programlarını ve hizmet dağılımını iyi yapamayan lojistik firmalarının zararına olmuştur.

2010’un ilk yarısı, dövizin de düşük olması sebebi ile ithalatın ve yatırımların fazla olmasını sağlamış ve iyi geçmiştir. İhracat için de, hareket yine otomotivdedir. Dövizin düşük olması kar oranlarını azaltmış sadece bir döngü halinde tutmaktadır. Dövizdeki denge düzeldiği zaman, ihracatçının, aynı adette ihracatta yapsa yüzü gülecektir. Firmaların volümleri azalmış ama destinasyonları çoğalmıştır. Pazar ağlarını farklı bölgere ve müşterilere yönlendirmişlerdir. Bu durumda da her taşıma şekline (kara-hava-deniz) yanıt verebilen ve hizmet ağları çeşitlilik gösteren firmalar için avantaj olmuştur. 2010’un ilk yarısında toparlanma sinyalleri verirken, ikinci yarı için daha iyimser bir ortam sinyalleri görülmektedir. Bu da 2010 için dengeyi kuracak, 2011’in de daha parlak bir yıl olacağını göstermektedir.

2010’un son çeyreği yavaşlayacak

Metin Sami Evren-Maersk Denizcilik A.Ş. Pazarlama Müdürü: Bursa, Türkiye ekonomisi içerisinde kuşkusuz çok önemli yere sahip. Türkiye'nin lokomotif sektörlerini içinde barındıran ve yaklaşık Türkiye ihracatının yüzde 9-10 gibi önemli bir payını karşılayan Bursa'nın liman ve konteyner taşımacılığının gelişimi açısından da bakıldığında apayrı bir yeri vardır. Bu potansiyelin lojistik ihtiyaçlarının karşılanması, rekabet olanaklarının arttırılması ve ekonomik katkı sağlaması için ilk özel limancılığının temelleri bu bölgemizde atılmıştır. Gemlik'te, 90'lı yılların başında başlayan ve Türkiye ekonomisine paralel olarak hızla büyüyen konteyner taşımacılığı Türkiye'nin en büyük 4. liman bölgesi haline gelmiştir. 2009 yılı verilerine göre 471.000 teus (20'footluk konteyner karşılığı) konteyner elleçleyen Gemlik bölgesi, Marmara Bölgesi limanları içinde de ikinci sıradadır. 2008 yılı 3. çeyreği itibariyle başlayan global kriz tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye'yi de olumsuz etkiledi. Etkileri 2009 yılında daha da ağırlaşarak devam etti. Azalan talep ve buna paralel olarak çoğu konteyner hattının ya servislerini kapatması yada kapasitesini azaltması, Gemlik piyasasında da hissedildi. Konteyner taşımalarında 2008'e kıyasla ihracatta yüzde 20 ithalatta ise yüzde 40'a varan düşüş yaşandı. 2009 yılı tüm sektörler için zor geçti. Ama son çeyreği itibariyle yavaş yavaş dünyadaki toparlanmayla birlikte Türkiye'de de gözle görülür bir iyileşme görüldü. Bu 2010’un ilk yarısında da artarak devam etti. Başta otomotiv olmak üzere tekstil, inşaat, beyaz eşya sektörlerinde yaşanan canlanma konteyner taşımalarına da olumlu şekilde yansıdı hatta bazı destinasyonlarda 2008 yılı rakamlarına ulaşıldı. Bu havanın 2010 yılının son aylarında biraz olsun yavaşlayacağı kanısındayız. Dünya ticaretinde yaşanan ivmeli çıkışın yerine daha stabil bir büyümeyle devam edeceğini ön görüyoruz. Mesela bu sene konteyner trafiğinin geçen seneye nazaran yüzde 12 büyüyeceği tahmin edilirken bu oranın 2011 yılında yüzde 6 civarında olacağı öngörülmektedir. Gemlik piyasasının yüzde 70 civarında Akdeniz ve Kuzey Avrupa ülkelerine ihracatının olduğunu düşünürsek şu anda Avrupa'da süre gelen ekonomik durumun etkilerinin olumsuz yansımasının devam edeceğini söyleyebiliriz. Ancak Kuzey Afrika ve Doğu ve Batı Akdeniz ülkelerindeki büyümenin konteyner trafiğinin bu bölgelere daha yoğunlaşacağını göstermektedir.

Evet, konteyner ticaretindeki büyümenin 2011 yılında da devam edeceğini ancak bu büyümenin 2010 yılı kadar olmayacağını söylemiştik. Konteyner hatları artan taleple birlikte kapattığı servisleri yavaş yavaş yeniden devreye almaya başladı. Maersk Line olarak biz de Gemlik'te daha evvel üçüncü parti gemilerle verdiğimiz hizmeti Haziran ayı itibariyle kendi gemilerimizle vermeye başladık. Hatta Ekim ayı itibariyle Kuzey Avrupa'ya olan servisimizi Gemlik'e uğratmaya karar verdik. Yani bu bölgenin potansiyeli göz önüne alarak yatırımlarımızı sürdürüyoruz. 2011'de bu yatırımlarımızı daha çok mevcut servislerimizde genişletme ve müşterilerimizin ihtiyaçlarına göre "iyileştirme" olarak sürdürmek istiyoruz.

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim