• BIST 103.773
  • Altın 145,843
  • Dolar 3,4963
  • Euro 4,1879
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 22 °C

Mavi ABD’yi yeniden fethe gidiyor

Mavi ABD’yi yeniden fethe gidiyor
Ailesi, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Saraybosna’dan İstanbul’a göçen Sait Akarlılar, 12 yaşında Gedikpaşa’da çalışmaya başladı.

Ailesi, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Saraybosna’dan İstanbul’a göçen Sait Akarlılar, 12 yaşında Gedikpaşa’da çalışmaya başladı.

Gedikpaşa’da 12 yaşında işe başlayan Sait Akarlılar, 2000′li yıllarda bulujeanın vatanı ABD’ye gönderdiği “Mavi” markasıyla büyük başarı kazanmıştı. Mavi, şimdi de ünlü modacımız Hüseyin Çağlayan’ın daha kadınsı ve daha abiye koleksiyonuyla Temmuz başında New York’taki ünlü premium marka satıcılarının görücülüğüne çıkıyor. Brezilyalı model Adriana Lima’nın sunacağı giysiler, şimdiden ABD moda basınında tartışılmaya başlandı.

500 milyon liraya yaklaşan cirosuyla yurt içinde ve dışında önemli perakendeciler arasına giren Mavi’nin Genel Müdürü Cüneyt Yavuz, “Çağlayan’la çalışacağımızı öğrenen ABD’li büyük firmalar, New York’taki ofisimizi telefon trafiğine tuttular koleksiyondan büyük başarı bekliyoruz” dedi

Ailesi, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Saraybosna’dan İstanbul’a göçen Sait Akarlılar, 12 yaşında Gedikpaşa’da çalışmaya başladı. İlk tecrübelerini de azınlıkların ağırlıklı olduğu ustalarından aldı.

Kot pantolanları, ilk kez Amerikan filmlerinde gördü tanıdı. Lewis, Wrangler, Lee Cooper markalarını imrenerek seyretti. Şu anda 70′li yaşlarını sürdüren Akarlılar, yıllarca o tanınmış markalara üretim yaptı. 1990′lı yıllarda ortaya çıkardığı “Mavi Jeans”in bugün geleceği noktayı tahmin edemezdi. Varını yoğunu 40 – 50 yıllık emeğini markasına harcadı.

Yabancı markaların hâkim olduğu blue jean sektöründe ilk Türkçe isim kullanma cesaretini de Mavi gösterdi. Genellikle Türk şirketleri, yurt dışına komşu ülkelerle açılmayı tercih ederdi. Akarlılar tersini yaptı, kotun (jean) anavatanı ABD’de işe başladı. Çok iddialıydı. Türkiye’de blue jean kültürünün yeni oluştuğu, tasarımcısının ise olmadığı bir dönemde, “taklit edenlerden değil, modayı yaratanlardan olacağım” dedi. Dediğini de yaptı.

Başarıyı ‘ilk’ lerle yakaladı

Mavi, ABD’ye giderken özgün tasarıma ihtiyacı vardı, İtalyan denim (kot) tasarımcılarıyla işbirliğine gitti. Onlarla Türk gençlerini buluşturdu. Herkesin modelleri numaralarla adlandırdığı yıllarda ürünlerine Molly, Matt, Lindy, Deniz, Can gibi isimler vererek müşterisiyle sıcak ilişki kurdu. 1990′ların ortasına kadar blue jean pazarında hakim olan üniseks (kadın – erkek) yaklaşımını değiştirdi. ABD’deki “genç kız” hareketini ilk fark eden markalardan biri olarak, kadınsı görünüşüyle büyük talep yaratan Molly modelini geliştirdi. Akdeniz kültürünün sembollerini ekleme gereği duydu, nazar boncuğu ve yemeni gibi ürünleriyle de dünyaya açıldı.

Jean sektöründe birim fiyatın ortalama 30-35 dolar seviyesinde olduğu1990′lı yılların sonunda, markayı 60 dolar ve üstünde konumlandırarak, “premium” kategorisinin dünyadaki öncülerinden biri haline geldi. Dünyada organik denim tasarlayan ve üreten ilk markalar arasında yer aldı. Dünyada “blue jeans sadece kalın denim kumaştan üretilir” mantığını değiştiren markaların başında geldi. Mavi, 2001 ve 2002′de yurtdışında reklam yapan ilk Türk markası oldu. New York’taki Time Square’deki dev outdoor uygulaması Mavi’ye duyulan merakı artırdı.

Marka, şu sıralar, yeni bir fetih harekatına girişiyor. Bunun ilk atağını da yine ABD’de gerçekleştirmeye hazırlanıyor. İngiltere’de Kraliyet Ailesi dahil bilinen ünlüleri giydiren Türk modacı Hüseyin Çağlayan’la Temmuz başlarında çıkıyor New York sahnesine. Marka yüzünde ise ünlü Brezilyalı model Adriana Lima var.
Gelin, Mavi’nin eski ve yeni serüvenini gelin 4 yıllık Genel Müdür Cüneyt Yavuz’dan dinleyelim.

Cüneyt Bey, Mavi Ailesi’nin yaşı nedir?

Kurucu aile tabii ki sektörde çok eski de Mavi Ailesi, marka olarak 21 yılını doldurdu.

Firmayı kuran Sait Akarlılar, denim (kot) kumaşı üreterek mi işe başladı?

Hiç bir zaman kumaşı üreterek değil, blue jean üreterek başladı. Hep blue jean tasarladı. Daha da eskiye gidersek, kendileri konfeksiyoncu bir aile. 1959′da Sait Bey Mercan’daki konfeksiyon atölyesinde öncelikle mont üretimiyle başlıyor. Sonra jeans’e geçiyor.

500 milyon liralık ciro hedefi

Mavi şu anda ne yapıyor? Mesela, 2011′de ne kadar ciro yaptınız?

Dünya sathında 2011 yılında 428 milyon lira ciro yaptık. Geçen yılki hedefimizi geçtik. Bu sene de bu rakamı 500 milyonun üzerine çıkaracak gibi görünüyoruz. Ortalama stratejik iş planımızı üçer senede bir revize ediyoruz. Önümüzdeki 3 yıllık dönemde de yine yüzde 30′luk bir büyümeyi nasıl sağlayabiliriz diye düşünüyoruz. Bunu kendimize hedef koyduk.

Çağlayan’ın adı yetti New York ofisinin telefonları susmadı

Hüseyin Çağlayan’a gelecek olursak. Birlikte çalışma kararı aldınız. Peki şimdi defile ne zaman?

Çağlayan’ın ürünlerle ilgili olan ilk lansmanını Amerika’da yapıyoruz. Fall winter sezonuyla beraber Amerika’ya geçişini yapacağız. Aslında ilkbahar-yaz koleksiyonu Çağlayan ile yaptığımız koleksiyon; ama ABD’de sezon çok önceden Kasım gibi açılıyor. Önümüzdeki bahar döneminde de 2013′te Türkiye’de yani şubattan itibaren Türkiye’de mağazalardayız.

2013 Mart’ında Mavi’nin Çağlayan bombası patlıyor yani. Biraz anlatır mısınız? Mesela renkler…

Daha koyu renkler. Daha mühendislik harikası diyebiliriz. İnovasyon çok değerli Hüseyin Çağlayan için. Vücut anatomisinden ve hareket biliminden yola çıkarak yaptı. Hem fonksiyonel hem de seksi bir kadın koleksiyonu.

Fiyat çok fark edecek mi?

Şimdi onu kaça üretiriz diye bakıyoruz. Çünkü bizi çok zorlayan inovasyonlar kullandı. Hem kumaşta, hem de üzerindeki teknolojide.

Bunlar bana acayip ilginç geliyor. Çağlayan kotu nasıl düşündü?

Benim gördüğüm koleksiyon daha koyu renklerin üzerine kurgulu. Mühendislik kurgusu. Bir de sırf pantalon değil, üstler ve elbiseler var.

Abiyede Çağlayan devrimi

O zaman abiyede devrim mi yapacaksınız?

Evet tabii. Bu çok büyük bir hoşluk olacak. Çağlayan’la iş birliğimiz basında yer aldıktan üç gün sonra New York’taki ofisimizin telefonlarımız çalmaya başladı. Hala da çalıyor. Moda basınına Hüseyin Çağlayan ile Mavi’nin iş birliği yapacağını açıkladık ve yeni koleksiyonun ABD’de sunulacağının açıkladık. Bizi çok büyük Premium ve high-end zincirler “Bloomingdale’s”den ve “Nordstrom”dan aramaya başladılar. Biz bunu satacağız, bunu bize verecek misiniz gibi sorular sordular. Bu nedenle 10 Temmuz’da “Nordstrom”dayım, 12 Temmuz’da “Bloomingdales”deyim. Güzel olanda daha biz kapıyı çalmadan, bunu biz satalım, önce biz lansmanını yapalım dediler.

Çağlayan’ın İngiltere’de tanındığını biliyordum, ama ABD’de bu kadar çok tanınması ilginç geldi..

Çağlayan, Türk olsa da nereli derseniz, daha İngiliz ve daha Avrupalı bir adam. Moda satan, moda edinen, modayı takip eden A plus kitlenin bildiği bir isim.

Kot kumaşın lideri tartışmasız Türkiye

Türkiye’nin kot kumaşı üretiminde yani denimde şu anki durumu nedir?

Türkiye bir dünya lideri. Neden dünya lideri? Almanya’da nasıl BMW varsa; Türkiye’de de, her ne kadar kulağa o kadar teknolojik gelmese de, “blue jean” var. En iyi kumaşlar burada; bunun yanı sıra Orta Anadolu, Gap, Sanko, İsko, Bossa burada. Önemli deri yöneticileri ve kumaş üreticileri buradalar. Mavi ve Mavi gibi başka üretici firmalar da burada. “Made in Turkey Blue Jean” beş yıldızlı üründür.

Dünyada, bizim rakibimiz kim? Hindistan mı Çin mi?

Denimde Mısır da var üretim anlamında. İtalya ve ABD, hala çok büyük bir güç. Kaliforniya, Los Angeles taraflarına gittiğiniz zaman hem üretim hem tasarım anlamında denimde ABD büyük bir güç. Kapitalist ülke olarak düşünmeyin. Hem denim orada doğuyor, hala da devam ediyor. Tabi ki Çin tekstilde üretim anlamında var. Marka nereden doğuyor, yenilik nereden geliyor diye sorulacak olursa ben İtalya derim, Japonya derim bir miktar, bir de ABD derim Türkiye’nin dışında.

Kumlama sağlığa zararlı biz hiç denemedik

Denim kumaşta dünya lideri de olsak bizim bir ayıbımız var. O da kumlama işi. Silikozis hastalığından çok insan ölüyor. Şu anda durum nedir?

Doğru, özellikle merdiven altı ve bir takım yerlerde bu iş yapılıyor.

Neden, bu yöntemden vazgeçilemiyor?

Çünkü kumlama en iyi efekti en kısa yoldan veriyor. Biz hiç denemedik.

Niye hiç denemediniz?

Bunun sağlık açısından doğurduğu sakıncalardan dolayı denemedik. Riskli diye, uzak durmuş durumdayız. Bu işi yapanların akciğerine zarar veriyor ve tedavisi yok. Ustalarımızı riske atamayız. Çoğu firmanın bunu yapmamaya çalıştığını ve tercih etmediğini biliyorum. Şunu söyleyebilirim. Biz, İTKİB ile yaptığımız çalışmada bu konuda bir kazanım elde ettik. Sağlık Bakanlığı bunu bir meslek hastalığı olarak kabul etti ve tedavisi ve sosyal güvenlik çerçevesi altına alarak bu işçileri güvenceye aldı.

Bluejean’de el emeği var fiyat yüksekliği ondan

Sizin kotlarınız biraz pahalı bulunuyor. Bu pahalılık neden kaynaklanıyor?

Bu şekilde düşünenleri fabrikaya götürüp gezdiriyoruz. Ve her fabrikadan çıkan aynı şeyi söylüyor; jean’e artık pahalı demeyeceğim. Çünkü jean bir kumaş pantolon gibi değil. El emeği ve çok detaylı prosesler söz konusu. Yazın farklı ülkelerden stajyer de aldığımız var, Boston’dan bir-iki üniversiteden alıyoruz. Oradan başvuruyorlar, ABD buraya yönlendiriyor. Fabrikaya her giden, pantolonu ayrı bir sevgiyle giyiyorum diyor. Çünkü bu halı gibi, buna bir emek harcanıyor.

Adriana Lima renkli dönemimizi heyecanlandırıyor

Kıvanç Tatlıtuğ, Mavi’ye çılgın bir hava getirdi. O bir erkek ikonuydu. Daha sonra aniden Adriana Lima’ya geçtiniz. Niye Adriana?

Biz Kıvanç’la çok iyi çalıştık ve Mavi ailesi olarak hala Kıvanç’ı sevgiyle yaad ediyoruz. Kıvanç, ailenin bir parçası oldu. Onunla dediğiniz gibi bir erkek konumlandırması yaptık, erkek imajı oluşturduk. Kadınlar da reklamlarımızı beğeniyordu. İki taraflı bir yönü vardı. Adriana ise renkli dönemimizi heyecanlandırıyor.

Satışları arttırdı mı?

Tabikii, yüzde 35 oranında arttı. 2012′nin ilk üç ayında bir önceki döneme göre yüzde 50 üzerinde giden bir büyüme temposu vardı. Şimdi o biraz dengelendi. Toplam seneye baktığımızda yüzde otuzun üzerindeyiz. Adriana’nın globaldeki etkisi de bizim için çok önemli. Biz İstanbul merkezli, global olacağız ve buradaki perakende novamızı nasıl transfer edeceğiz derken nasıl bir yüz koyalım diye düşündük. Hem bizi yansıtsın, hem de Akdenizli olsun; hem güler yüzlü, sıcak, sempatik biri olsun; hem Türkiye’de bilinsin, hem de global olsun. Adrina, buna çok uygun düştü.

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim