• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 3 °C

Metin Kalkavan: Türk Denizcilik Sektörüne Sahip Çıkmalıyız

Metin Kalkavan: Türk Denizcilik Sektörüne Sahip Çıkmalıyız
İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, İMEAK DTO’nun ağustos ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, Türk denizciliğinin önünün açık olduğunu söyleyerek, Türkiye’de devlet politikası haline gelmesi gerektiğini ifade etti.

İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, DTO ağustos ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, deniz taşımacılığının desteklenmesi gerektiğini söyleyerek, “Türk denizciliğinin önü açık. Gemi ve yat inşa, bakım-tamir alanları gelişim arzediyor. Bizim yapmamız gereken sadece kavga etmeden, sektörümüze sahip çıkmamızdır. 

Denizcilik çok büyük bir hizmet sektörü. Denizcilik sektöründeki sorunların çözümü için yıllardır uğraştık, uğraşmaya da devam ediyoruz. Denizcilik devlet politikası haline gelmek zorunda” dedi. 

“2023’de 30 milyar dolar navlun açığı vereceğiz”

Türkiye’nin şu anda enerjiden sonra en büyük açığını navlunda verdiğine değinen Kalkavan, “Türkiye’nin verdiği en büyük açığın navlunda verildiğini görüyoruz. Türk bayraklı gemilerin taşıma oranı yüzde 12’lerin altına indi. Deniz taşımacılığının geliştirilmesi ve desteklenmesi gerekiyor. 2023’de böyle giderse minimum 30 milyar dolar navlun açığı vereceğiz. Dolayısıyla sanayi stratejisini cari açık verdiğimiz ürünler üzerine yapılacak olan teşvikler olarak kurduk. Bugün 9,5 milyon olan ve sayısı 32’ye yaklaşan Türk bayraklı filomuz var. Son yıllarda inanılmaz başarıya sahibiz. Deniz taşımacılığında haksız rekabetle karşı karşıyayız. Gemi inşada da haksız rekabet şartları devam ediyor. Devletimiz çok müthiş şeyler yaptı. Bunlardan bir tanesi, kredi garanti fonu uygulamasıdır ki bu müthiş bir uygulama” diye konuştu.

“Başaramadığımız şeylerden bir tanesi; tek seslilik”

Konuşmasında tek sesliliğin bir türlü başarılamadığına dikkat çeken Kalkavan, “Tek seslilik başarılamadığı için bu durum siyasetçilerin kafasını karıştırıyor. Gemi inşada çok hızlı kabuk değiştiriyoruz. Kriz başında 9 tane havuzumuz vardı. Şu anda 32’ye ulaştık. Hızla dönüşüm gerçekleştiriyoruz. Gemi inşa ve tamir bakım sektörleri hızla dönüşüm içinde. Türkiye’nin en başarılı sektörlerinden olacağız. Otomotivdeki satış sonrası hizmet gibi, gemiler her sene tersaneye uğramak zorunda. Rakam 600 milyonlara varıyor, korkunç bir rakam. Ve giderek de büyüyor. Bu bölgede bizle rekabet edebilecek bir dünya ülkesi yok. Sene sonunda tamir bakım hizmeti veren tersanelerin ciroları çok iyi çıkacak. Tersanelerin yüzde 80’i tamir bakım işiyle uğraşıyor. 50 tersane şu anda tamir bakım yapıyor. Tersanelerin yüzde 15’i Norveç ağırlıklı olmak üzere gemi inşa faaliyeti gösteriyor. 5 tersane de askeri gemiler üzerine faaliyet gösteriyor. Servis bölümünde faaliyet gösteren tersaneler çok ciddi paralar kazanacaklar. Bunu da tarihe bir not olarak düşelim. Çünkü başka alternatifleri yok. Bahreyn ve Dubai’de tamir tersaneleri var. Tamir ve bakımda yeni formasyona dönüşürken, rekabetçilik arttı. Bir askeri gemiden yapılan tasarruf, cumhuriyet tarihinin bütün teşvik rakamından daha yüksek. Devletin bizden aldığı çok ciddi bir pay var, yüzde 20’lere geliyor. 
Sayın başbakan ve bakanlarımıza söylediğimiz şey şuydu: Bize hedef gösterilen ülkelerle eşit şartlarda rekabet edebilmek istiyoruz. Türkiye özellikle yeni nesil gemilerde ufaklardan başladık ama çok avantajlı bir konuma geleceğiz. Şura’da özellikle Sayın Başbakanımız tarafından dikkatlice dinlendik. Başbakanımızın vurguladığı 2 konudan biri, halkın denizcilikle buluşmasını engellememekti. Marina ve çekek yerleri konusuydu. Son 12 yılda yapılan mevzuat düzenlemesi 450’yi aştı” şeklinde konuştu. 

“Piri Reis’te doluluk yüzde 69’a ulaştı” 

Denizcilikte hizmet sektörünün giderek büyüdüğüne işaret eden Kalkavan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Denizcilik eğitimine miktar ve kaliteyi artırarak devam etmeliyiz. Piri Reis Üniversitesi’nin doluluk oranı yüzde 69’a ulaştı. 6 yıllık yeni bir üniversite olduğu düşünüldüğünde bu rakam çok ciddi bir başarı. Çocukları okutup, dünya denizlerine meslek sahibi yapacağız. Bu alanda eksiklerimizi tamamlamak zorundayız, eğitmen eksiğimiz var. Eğitmen yetiştirmek veya ithal etmek zorundayız.” 

İstanbul’un doğal olarak bir ikmal merkezi olduğunu söyleyen Kalkavan, “Ama gereken payı alamıyoruz. Onun yükselmesi lazım. Kaliteli bir ikmal merkezi olma yolunda ilerleyeceğiz” değerlendirmesini yaptı.

http://www.ulastirma.com.tr/

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim