• BIST 83.124
  • Altın 147,600
  • Dolar 3,7839
  • Euro 4,0578
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -1 °C

MÜSİAD'da Fenerbahçeli başkan devri bitti

MÜSİAD'da Fenerbahçeli başkan devri bitti
MÜSİAD Başkanı Nail Olpak son dönemdeki ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Olpak 'Kıdem Tazminatı'nın fona devrini onayladıklarını söyledi, 'Babayiğitler MÜSİAD'da' dedi tuttuğu takımı açıkladı.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Nail Olpak, MÜSİAD'ın çizgisinin hükümeti eleştirmek veya eleştirmemek üzerine kurulmadığını belirterek, ''Biz eleştirilmesi gereken bir şey varsa eleştireceğiz. Bunu bir yıkıcı üslupla yapmayacağız. Biz muhalefet partisi veya siyasi parti değiliz. Hükümetle bir alıp veremediğimiz yok'' dedi.

Geçtiğimiz nisan ayında MÜSİAD Genel Başkanlığına seçilen Olpak, göreve geldikten sonra ilk kapsamlı röportajını Anadolu Ajansı'na verdi.

AA muhabirinin sorularını cevaplayan Olpak, özel yaşamında bilinmeyenlerden, siyaset ve ekonomiye ilişkin görüşlerine kadar pek çok alanda değerlendirmelerde bulundu.

Olpak, ''MÜSİAD hükümetin bütün politikalarını destekliyor'' şeklindeki iddialara değinerek, bu konuda kendileri hakkında böyle yanlış bir algı oluşmuşsa düzeltilmesi gerektiğini ifade etti.

Kendisinden önceki başkanlar dahil olmak üzere böyle bir faaliyet içerisinde bulunmadıklarını söyleyen Olpak, MÜSİAD'ın çizgisinin hükümeti eleştirmek ya da eleştirmemek üzerine kurulmadığını dile getirdi.

Olpak, MÜSİAD'ın güzel olanları destekleyip, yapılmamış, eksik kalmış olanları kendi üslubu ile her zaman eleştirdiğini belirterek, ''Örneğin, Türk Ticaret Kanunu (TTK), Çek Kanunu yeni yürürlüğe girdi. Biz burada olumlu yönünü de söyledik, olmaması gereken değişikliklerden de bahsettik. Belki üslup olarak çok kavgacı bir üslup kullanmıyoruz. Ama hiç bir zaman ifadelerimizde her yere çekilecek lastik gibi ifadelerimiz olmamıştır'' diye konuştu.

MÜSİAD'ın doğru bildiğini söylediğini ifade eden Olpak, ''Bundan sonra da aynı şeyi MÜSİAD'da devam ettireceğim. Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır. Biz eleştirilmesi gereken bir şey varsa eleştireceğiz. Bunu bir yıkıcı üslup ile yapmayacağız'' değerlendirmesinde bulundu.

Olpak, şöyle konuştu:

''Yaklaşık 2,5 ay kadar önce bizim çek kanunumuz değişti. Bizim çek kanunumuzda yasa yapıcı TBMM dedi ki; 'Çek ekonomik bir araçtır. Bu araçla ilgili bir suç varsa bunun sonucu da ekonomik olmalıdır, hürriyeti bağlayıcı ceza olmamalıdır. Ben bundan sonra hapis cezasını kaldırıyorum.'

1 Temmuz'da yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) dedik ki; 'Burada bir yanlışlık var. Benim malımı alan bir kişinin benim malımla ilgili ödeme yapmaması eğer ekonomik bir suç ise, benim kendi şirketimde yaptığım ya da yapmadığım bir takım faaliyetlerin de sonucu ekonomik olmalıdır.' Çok net bir şekilde bunu ortaya koymuşuz ama, biz muhalefet partisi veya siyasi parti değiliz. Hükümetle bir alıp veremediğimiz yok. Yanlışları bu üslupla söyledik. Söylemeye her zaman devam ederiz.''

''Kıdem Tazminatı fonunu destekliyoruz''

Kıdem Tazminatı Fonu'nun olması gereken bir fon olduğunu düşündüklerini, bu konudaki bir takım teknik düzenlemelerin tartışılabileceğini ifade eden Olpak, ''Prensip olarak bakıldığında MÜSİAD olarak biz kıdem tazminatını destekliyoruz. Hem de istihdama da katkısı olacak bir şekilde kullanılabileceğini düşünüyoruz. İstihdama katkı sağlayacak bir fon şeklinde kullanılabilir. Çalışanın hakkından fedakarlık yapmadan ne şekilde formüle edilir, karşılıklı oturup konuşulacak, formüle edilecek. Ben bulunabileceği kanaatindeyim. Bir hak kaybı olmadan sistemin rehabilite edilebileceğini düşünüyorum'' şeklinde konuştu.

Türkiye ekonomisinin büyümeyi sürdürdüğünü, sadece büyümenin hızının küçüldüğünü dile getiren Olpak, Türkiye'nin yıllık yüzde 4 civarında büyüyeceği yönündeki tahminlerini koruduklarını anlattı.

Olpak, cari açıkta da iyileşmenin olduğuna işaret ederek, ''Belki biraz pembe yaklaşıyoruz ama, 60 milyar dolara kadar cari açık rakamının düşebileceği kanaatindeyiz. Bütçe açığının yeni vergilendirmeye sapmadan da kontrol edilebileceğini düşünüyorum. İşsizlikle ilgili tahminimiz yüzde 9,5'tu, tek hanede kalacağını öngörmüştük. İnşallah yüzde 9,5'u aşağı revize edecek şekilde yanılırız. Ama ben çift haneye çıkacağı kanaatinde değilim'' görüşünü paylaştı.

''Siyasetin bilançosu da sandıkta görülür''

Yeni anayasa çalışmalarına da değinen Olpak, Anayasa Komisyonu'nun çalışmasına başlamasının önemli olduğunu, komisyonun toplumun bütün kesimlerinin taleplerini aldığını ve ondan sonra çalışmalarına başladığını kaydetti.

Anayasa Komisyonu'nun çalışmaları başlayana kadar toplumda da umutsuz bir hava olduğuna işaret eden Olpak, komisyonun çalışmalarına başlamasını ve 8-10 maddelik bir kısmında anlaşılmış olmasını pozitif olarak değerlendirdiğini belirtti.

Olpak, son genel seçimlerde bütün partilerin anayasa değişikliği ile ilgili seçmene söz verdiğini anımsatarak, şunları söyledi:

''Bu sözü seçmenin hatırlayacağı kanaatindeyim. Hepimize düşen görevler var. Biz de 78 maddelik anayasa önerisi hazırladık. Kendi adımıza görevimizi yaptık. Siyasilere düşen görev de sağduyulu bir şekilde hareket edip bunu uzatmadan, yıllara yaymadan götürmektir. İşverenler bilanço ile kendilerini değerlendirirler, siyasetin bilançosu da sandıkta görülür. Seçmene vereline sözlerin nasıl değerlendirileceğini bizim siyasetçilerimiz çok iyi bilirler ve ona göre hareket ederler.''

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Nail Olpak, iş adamlarının ülkede istikrar istediğini belirterek, ''Siyasetteki yeni oluşumlar Türkiye'nin bundan sonraki istikrar sürecine olumlu katkı sağlayacaksa ne güzel. İş adamı gözlüğüyle destek veririz.

Onun dışındaki maceralara gidecekse, iş adamı o tür şeylerden tedirgin olur'' dedi.Göreve geldikten sonra ilk kapsamlı röportajını Anadolu Ajansı'na veren Olpak, başkanlık sistemine dair kurum olarak görüşlerini bir yıl önce hazırladıkları raporla kamuoyuyla paylaştıklarını anımsattı.

Başkanlık sisteminin biraz daha tartışılması gerektiğini, kamuoyunun ikna olması durumunda Başkanlık sistemi dahil, yarı başkanlık gibi sistemlerin de olabileceğini dile getiren Olpak, henüz Başkanlık sistemi tartışmasının yeterli olgunluğa gelmediğine işaret etti.

MÜSİAD Başkanı, ''İktidar partisi dahil olmak üzere henüz o tartışmayı kendi içerisinde de bitirmiş görünmüyor. O değerlendirmelerden sonra bir daha bakmak lazım. Tartışılması güzel bir şey'' dedi.

İş adamlarının istikrar istediğine işaret eden Olpak, ''Eğer siyasetteki yeni oluşumlar Türkiye'nin bundan sonraki istikrar sürecine olumlu katkı sağlayacaksa ne güzel. İş adamı gözlüğüyle destek veririz. Onun dışındaki maceralara gidecekse, iş adamı o tür şeylerden tedirgin olur. İnşallah bu macera şeklinde değil de pozitif istikrarın artmasına katkı sağlayan, görüşmeler ve gelişmeler olur'' dedi.

Babayiğitler MÜSİAD'ta...

Olpak, kamuoyunda sıkça tartışılan yerli otomobile ilişkin de ''Biz 2,5 yıl önce yerli otomobili gündeme getirmiştik. İçten yanmalı motorlu otomobillerde markalaşmak da mümkün... onun da hala yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Ama 100 yılı aşkın bir süreçte dünyadaki rakiplerimizin yol aldığını düşündüğümüz zaman oradaki markalaşmanın daha zor olduğunu düşünüyoruz.

Ancak elektrikli otomobil konusunda diyoruz ki, 100 yılı aşkın süredir otomotiv sektöründeki firmalar da henüz yolun başında... Türkiye için bu noktada fırsat var. Gelin markalaşmayı elektrikli yerli marka otomobil üzerinde yapmaya çalışın, çok daha güzel olur'' değerlendirmesinde bulundu.

MÜSİAD üyelerinden birisinin elektrikli otomobil konusunda çalışma yaptığını bildiren Olpak, ''Bir kaç gün önce yaptığımız görüşmede izinlerin aşağı yukarı tamamlandığını söylemişti. Bundan sonraki süreç izinlerden herhalde yavaş yavaş sahaya inmek şeklinde olacaktır. Öyle babayiğitler de MÜSİAD'da var. Üretimlerini Türkiye'de yapmayı düşünüyorlar. Yazılımlar dahil hepsini kendileri gerçekleştirdiler'' diye konuştu.

''MÜSİAD algısı üzerinde çalışacağım''

Olpak, MÜSİAD'ı kuruluşundan bu yana takip ettiğini, ancak MÜSİAD üyeliğinin 1996 yılında, üniversite yıllarından arkadaşı olan İTO Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş'ın bir MÜSİAD programına daveti ile gerçekleştiğini belirtti.

MÜSİAD'ın gönüllü bir sivil toplum kuruluşu olduğunu, gönüllü kuruluşta çalışmaya başlarken, ilerde ''Başkan olacağım, olmayacağım'' noktasında yola çıkmadığını, ancak sürecin kendisini başkanlığa kadar getirdiğini anlattı.

Olpak, başkanlıktan önce son üç yıldan beri MÜSİAD başkan yardımcılığı görevinde bulunduğunu anımsatarak, MÜSİAD'ın temposuna alışık olduğunu, isminin başkanlık için telaffuz edilmeye başladığında ''İşi'' ve 'eşiyle'' konuştuğunu, hem 'evden''' hem de ''işten'' destek sözü aldığını kaydetti.

MÜSİAD'ın 22 yıllık bir sivil toplum kuruluşu olduğunu, kurumsal yapısının ciddi bir şekilde oturduğunu dile getiren Olpak, ''Bu tür kurumlarda bugünden yarına değişimler olmaz, zaten değişimler bu kadar hızlı olursa oturmuşluk olmayacaktır. Ama her insanın da kendi döneminde katacağı değişiklikler olmalıdır. 

Ben başkanlık süremde, MÜSİAD'ın algısının ve kurumsal yapısının daha fazla üzerinde çalışmayı hedefliyorum. Güzel olan kurumsal yapıyı daha da güzelleştirmek, güzel olan algıyı biraz daha ileri taşımak. Mevcut faaliyetlerimiz dışında yurt dışı faaliyetlerimizi biraz daha ön plana çekmek gibi hedeflerimiz var. Kurumsal yapıyı daha da güçlendirmiş bir başkan olarak anılmak isterim'' diye konuştu.

2 Fenerli başkandan sonra, Galatasaraylı...

Haftada 3-4 gün yüzmeye çalıştığını, kış aylarında ise kayakla ilgilendiğini, futbola da uzak durmadığını belirten Olpak, ''Galatasaraylıyım. İki Fenerli başkandan sonra Galatasaraylı bir başkanı var MÜSİAD'ın... Geçen yıl maçlara en sık gittiğim dönemdir, 4 ya da 5 maçına gittim Galatasaray'ın... Üniversite yıllarında 'Hat' çalışmıştım. Biraz ara verdim, şimdi zaman bulabilirsem, tekrar dönmeyi isterim'' dedi.

Olpak, sivil toplum kuruluşlarının ilişkilerinin gelişmesi gerektiğine işaret ederek, geçen dönemde gerçekleşen MÜSİAD-TÜSİAD ziyaretinin bunun bir göstergesi olduğunu kaydetti.

Kendisinin bir kaç farklı ortamda TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner ile bir araya geldiğini bildiren Olpak, ''Kendisi ziyaretimize geleceklerini, uygun bir ortamda bu ziyareti gerçekleştireceklerini ifade ettiler. Niyetlerinden dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. Bu tür ziyaretlerin kurumlar arasında olması gerekiyor.

Bizler sivil toplum kuruluşları olarak aynı düşünmek zorunda değiliz. Farklı fikirlere sahip olabiliriz. TÜSİAD değil, TÜSİAD dışındaki kurumlarla aynı ya da farklı düşündüğümüz konular vardır. Ama bu bir araya gelmediğimiz ya da görüşmediğimiz anlamına gelmez.

Biz zaten değişik platformlarda bir araya geliyoruz. Burada bizim bir çizgimiz var. Bu ülkenin faydasına olmak şartıyla herkesle işbirliği yaparız ve görüşürüz'' diye konuştu. 

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim