• BIST 106.843
  • Altın 142,635
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 30 °C

Tohumculukta şehir efsanesi yıkıldı

Tohumculukta şehir efsanesi yıkıldı
Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkanı Hakkı Şafak Ses, Türkiye'nin tohumculuk sektöründe yükselişe geçtiğini belirterek tohumla ilgili bir ezberi bozdu.

Tohumculukta şehir efsanesi yıkıldı

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkanı Hakkı Şafak Ses, Türkiye'nin tohumculuk sektöründe yükselişe geçtiğini belirterek tohumla ilgili bir ezberi bozdu.

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkanı Hakkı Şafak Ses, Türkiye'nin tohumculuk sektöründe yükselişe geçtiğini belirterek, ''Kesinlikle tohumda dışa bağımlı değiliz. Tohumculukta kendine yeterlilik oranında da ilk 5'in içerisindeyiz'' dedi.

Ses,  yaptığı açıklamada, tohumculuk sektörüyle ilgili yasal altyapının geçtiğimiz yıllarda tamamladığını, bu kapsamda sektörü ilgilendiren, 3 kanunun çıktığını hatırlattı.

Bu kanunlarla tohumculuk sektörünün bir nevi ''ete kemiğe büründüğü''nü ifade eden Ses, böylece sektörün hem iç piyasada hem de dış piyasada alan sahibi olduğunu, hukuki temele kavuştuğunu ve yatırım açısından cazip hale geldiğini söyledi.

Yerli sermayenin de sektörle yakından ilgilenmeye başladığına işaret eden Ses, tohumculuk sektörünün hızla büyüdüğünü, Türkiye'nin 2010 yılında 485,4 bin ton tohum üretirken, 2011 yılında üretiminin yüzde 30 artarak 633 bin tona çıktığını bildirdi.

Verilen teşvik ve desteklerle sertifikalı tohum üretiminin de arttığını kaydeden Ses, bu teşvik ve desteklerin ayrıca sektörün gelişimine ivme kazandırdığını ifade etti.

Tarıma dayalı sanayi ve tarımsal üretimin cazip yatırım alanları haline geldiğini dile getiren Ses, ''Şu anda Türkiye tohumculuk sektörü ciddi bir yükseliş trendinde, önümüzdeki yıllar içerisinde dünyada adından ciddi bir şekilde bahsedecek bir noktaya ulaşacak'' dedi.

''Tohumda dışa bağımlı değiliz''

Türkiye'nin tohumda dışa bağımlı olmadığını vurgulayan Ses, Türkiye'de ekilen tohumların yüzde 94'ünün yerli, yüzde 6'sının ise ithal olduğunu söyledi. Ses ''Türkiye de tahıl konusunda dışarıya bağlı değiliz. Ne mercimekte, nohutta pirinçte, ne buğday, yulafta dışa bağımlıyız. Tarla sebzeciliği alanında da yerel çeşitlerimizle ilgili yine bir sıkıntımız yok, bunlar üretiliyor. Sadece sera başta olmak üzere, bir kısmı açık tarla hibrit (melez) tohumlarla ilgili bizim bir açığımız var'' dedi.

Hibrit sebze tohumu üretiminde 5 yılda çok ciddi mesafe alındığını anlatan Ses, eskiden hepsinin ithal edildiğini ancak şu anda yüzde 35'inin Türkiye'de üretildiğini kaydetti.

Üretimin, gelecek 5 yılda yüzde 50'yi geçmesinin beklendiğini bildiren Ses, Türkiye'nin yaş sebze, meyve ihraç üssü haline geldiğini bu nedenle hibrit tohum teknolojisini, hibrit tohumla ilgili altyapıyı güçlendirmek gerektiğini vurguladı.

Türkiye'nin tohumculukta alanında kendine yetebilen ülkeler sıralamasında ilk 5'in içerisinde olduğunu belirten Ses, Türkiye'nin 2011 yılı itibariyle toplam 109 milyon dolarlık tohumluk ihracatı, 178 milyon dolarlık da tohumluk ithalatı yaptığını, ithalatla ihracat arasındaki farkın gittikçe kapandığını ifade etti.

Ses, ithal edilen tohumlar listesinde ise hibrit tohumunun ilk sırada bulunduğuna dikkati çekti.

İsrail'e tohum satıyoruz

İsrail'in tohumculuk alanındaki faaliyetlerinden de söz eden Ses, Türkiye'nin toplam 178 milyon dolarlık tohum ithalatında sadece 20 milyon dolarlık tohumun İsrail'den ithal edildiğini açıkladı.

Türkiye'nin de İsrail'e tohum satmaya başladığını belirten Ses, İsrail'in Türkiye'den 1,6 milyon dolarlık hibrit tohum ithal ettiğini kaydetti.

Türkiye'nin İsrail'in yanı sıra İspanya, İtalya, Kuzey Afrika ülkelerine de hibrit tohum satan ülke durumuna geçtiğini anlatan Ses, şöyle devam etti:

''Toplumda yanlış algılardan biri, genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) ile hibriti karıştırıyorlar. Hibrit tohum, melez tohum demektir. GDO, biyolojik genetik bir müdahaledir. Hibrit ise melezleme çalışmalarıyla doğanın 50-100 senede yaptığını insan eliyle 3-5 senede sağlayan fiziksel bir çalışmadır ve hiç bir zaman yenilip içilmesiyle ilgili endişeye mahal verecek bir durum söz konusu değildir.

Sektörde yapılması gereken en önemli şeylerin başında, tohumla ilgili yanlış algıların kamuoyundan silinmesi geliyor. Türkiye'de kesinlikle GDO'lu tohum ekilmiyor, GDO'lu tohum ithal edilmiyor. Yanlış algı çözüldüğü zaman sektör çok ciddi anlamda sıçrayacak. Sıçradığı anda da sadece bölgesel değil, küresel bir gücü eline geçirecek. Bu güç, hem Türkiye'nin saygınlığını artıracak, hem de gelirini artıracak. Bizim bu yanlışı ve yanılgıyı kırmamız, coğrafyamıza ve üretimimize güvenmemiz lazım. Ayrıca çıkarılmış kanun ve yönetmeliklerin muhataplarınca iyi kavranılıp, zaman geçirmeden uygulamaya geçirilmesi önemli.''

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Borsa güne düşüşle başladı21 Temmuz 2017 Cuma 13:01
  • Türkiye-AB zirvesi Brüksel'de yapılacak21 Temmuz 2017 Cuma 12:32
  • New York borsası, yükselişle açıldı20 Temmuz 2017 Perşembe 17:21
  • Bankacılık sektörünün mevduatı azaldı20 Temmuz 2017 Perşembe 16:51
  • İlk 'endüstri bölgesi' Trabzon'da kurulacak20 Temmuz 2017 Perşembe 16:21
  • Dolar/TL güne yükselişle başladı20 Temmuz 2017 Perşembe 15:52
  • Nihat Zeybekci, TÜSİAD'ı ziyaret etti20 Temmuz 2017 Perşembe 15:36
  • İhracatçıların sorunu KDV20 Temmuz 2017 Perşembe 15:22
  • Kredi notu ve görünümünde değişiklik beklenmiyor20 Temmuz 2017 Perşembe 14:51
  • Vakıf Katılım, 81 ilde şubeleşmeyi hedefliyor20 Temmuz 2017 Perşembe 14:36
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim