• BIST 89.282
  • Altın 145,428
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 14 °C

'Türkiye'de Dış Ticaret Lojistiği'

'Türkiye'de Dış Ticaret Lojistiği'
Denizyolunu tercih eden ithalatçı ve ihracatçılar, limanlarda beklemelerden ötürü terminal, elleçleme ve ardiyeden oluşan maliyetleri bir yana kalifiye hizmet alamıyor.

Nakliye sektörü, sınır ve vize sorunları ile gümrüklerde belge temininden kaynaklanan güçlüklerin maliyetlerini artırmasından şikayetçi. Sektör, uluslararası girişimlerle ve içeride alınacak önlemlerle bu sorunların minimuma indirilebileceğini düşünüyor.

TÜSİAD, 'Türkiye'de Dış Ticaret Lojistiği: Maliyet ve Rekabet Unsurları' adlı raporunu seminerle kamuoyuna açıkladı. Seminere TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner ile TÜSİAD Dış Ticaret ve Gümrük Birliği Çalışma Grubu Başkan Asım Barlın da katıldı. Barlın, burada yaptığı konuşmada, "Belgeye göre kara, hava, deniz ve demiryolları arasında koordinasyonsuzluk var. Nakliyatta karayolları ileri ama kurumsal değil, bireysel değerler ön planda. Havayolu taşımacılığında fevkalade ilerleme var. Ama gümrükler ve belge temini hususlarında güçlükler var. Trene gelince; istasyonlara yakın alanlarda sanayinin kurulamamış olması talihsizlik. Yine tren yolunda hinterlandı oluşturacak türde hatların bulunmayışı sorun. Temel olarak kara, hava, deniz ve demiryollarında koordinasyon olması için lojistik önemli. Artık Lojistik Kanunu bir an evvel çıkmalı. Sektör olarak çok ciddi taleplerimiz var. umarız bunlar hemen karşılanır." dedi.

Pricewaterhouse Coopers Yönetici Ortağı Cenk Ulu ve Dolaylı Vergi Hizmetleri Müdür Yardımcısı Cem Aracı tarafından sunulan rapora göre hem Gümrük Birliği hem de Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın kararları yerli üreticinin dışarıda rekabet gücünü artırıyor. Bunun yanında belge temininde görülen sorunlar, depolama ve taşıma bedelleri gibi masraflar ile gümrüklerde vakit kaybından oluşan maliyetler sektörü olumsuz etkiliyor.

Türkiye'nin karayollarında büyük ve genç TIR filoları bulunuyor. Fakat sınırlarda muhatap olunan sorunlar, geçiş belgesi kotası ve vize uygulamaları sebebi ile bu filolarını verimli kullanamıyor. Dış ticarette karayolunu tercih eden firmalar, sınır kapılarında yoğunluğun vakitlerini aldığını, maliyetlerini katladığını aktarıyor.

ALTYAPIDAN KAYNAKLI AKSAKLIKLAR DEVAM EDİYOR

Gümrük kapılarında yap-işlet-devret (YİD) modeli ile iyileştirmelere gidilmesine rağmen sınır ülkelerin uygulamalarından, altyapıdan kaynaklanan aksaklıklar devam ediyor. Raporda geçiş belgesi kotaları ile ilgili uluslararası girişimlerde bulunulması öneriliyor. Nakliyecilerin vize sorunlarına dair uluslararası Bağlar ve ortaklık anlaşmaları dahilinde gerekenlerin yapılması talep ediliyor. Ayrıca "Gemilere ve uçaklara uygulanan sıfırlanmış ötv'nin tır ile kamyonlar için de uygulanması yararlı olacaktır. Dış ticarette yararlanılacak kamyon ya da tırlar için MTV'nin hafifletilmesi ihracat maliyetlerini indirecektir." ifadeleri kullanılıyor.

Belgede sınır kapılarında teknik imkanların güçlendirilmesi, vakit kayıplarının önlenmesi ve güvenlik ortamının ehemmiyetine işaret ediliyor.

LİMAN, DEMİR VE KARAYOLU BAĞLANTILARINDA SIKINTI

Deniz yolları ele alındığında Türkiye'de limanlar, altyapı ve donanım yatırımına gerek duyuyor. Limanların demiryolu ve karayolu bağlantıları adına önemli sorunları söz konusu. Ülkede liman bedelleri, Avrupa Birliği limanlarına oranla gayet uygun. Fakat vakit alan ithalatlardan kaynaklanan ardiye, liman içi hizmetler ve diğer masraflar firmaların bu artıdan yararlanmasına mani oluyor.

Denizyolunu tercih eden ithalatçı ve ihracatçılar, limanlarda beklemelerden ötürü terminal, elleçleme ve ardiyeden oluşan maliyetleri bir yana kalifiye hizmet alamıyor. Ayrıca belge temini ve gümrük işlemlerine dair ücretler giderleri katlıyor.

TÜSİAD raporunda limanlarda teknik imkanların güçlendirilip geçici depolar kurulumu adına yatırımlar yapılması temenni ediliyor. Limanların demiryolu ve karayolu bağlantılarının yapılmasına adına teşvikler oluşturulması dileniyor. Denizyolu ile gelen malların masraflarında şeffaflık; ordino ya da muayene ücretlerinde değişkenliklerin bertaraf edilmesi öngörülüyor.

DEMİRYOLUNDA ALTYAPI VE ARAÇ PARK MODERNİZE EDİLMELİ

Demiryolunda Türkiye'nin altyapı ve araç park yerlerini modernize etmesi gerekiyor. Demiryolu ile taşımacılık yapan firmalar zaman zaman sefer takvimine uyulmaması, sIk sık hat kapama değişiklikleri olması ve dilenilen vakit ile güzergahta vagon bulunamamasından dolayı sorunlara muhatap oluyor. Yine altyapı, araç ve lojistik hizmetlerinden dolayı demiryollarının multimodel bağlantıları yetersiz. Onun için gider ve süre avantajı yakalanamıyor.

Nakliye firmaları; demiryolu ağı, TIR parkı, liman bağlantıları ve diger yatırımların hayata geçirilmesini talep ediyor. Demiryolunda liberal ve rekabetçi bir yapı hedefliyor. Bunun için Genel Demiryolu Çerçeve Kanunu Tasarısı Taslağı ve TCDD Kanunu Tasarısı'nın kanun haline gelmesini yararlı buluyor.

HAVADA; ELLEÇLEME VE YER HİZMETİ GİDERLERİ OLUMSUZ ETKİ YAPIYOR

Havayolunu kullanan firmalar ise elleçleme ve yer hizmetleri giderlerinden olumsuz etkilendiklerini dile getiriyor. ithalat izinleri aşamasında görülen gecikmeler havayolunu tercih eden firmaları ağırlaştırıyor. İlave gecikmelerden kaynaklanan depolama ve ardiye ücretleri masrafları artırıyor. Belgede havalimanlarının çevresinde ardiye yerlerinin yapılması talep ediliyor. Bu konuda yatırım ve teşviklerde bulunulması isteniyor. Maliyetlerde şeffaflık bağlamında ordino ile muayene ücretlerinin bertaraf edilmesi gerektiği belirtiliyor.

İthalat izin dönemlerini olumlu anlamda kurgulanıması, geçici depo yerlerinin artırılarak kiraların indirilmesi adına gerekenlerin yapılması vurgulanıyor.

Gümrüklerde personel yetersizliğinden dert yanılıyor. Gümrüklerde gecikmelerin önemli bölümünün dış ticaret kapsamında olan kontroller ve izin alım süreçlerinde oluşuyor. İthalat ve ihracatta kırmızı hatta yönlendirilen işlemlerden dolayı önemli tutarlara varan ve öngörülemeyen muayene bedelleri var. Gümrüklerde prosedürler gereği 1 haftayı bulan bekleme süreleri büyük maliyet kayıplarına neden oluyor, rekabette geri bırakıyor. Bu anlamda ithalat kontrollerinin tüketici koruma önlemlerinin ithalat sonrası yapılması dileniyor. E-belge projesi tüm gümrüklerde hayata geçirilmeli ve tek pencere uygulaması dahilinde ilgili kurumların entegre işlem yapmasına imkan tanınmalıdır." deniliyor.

Sanayide girdiolarak kullanılan ürünler için ihtisas gümrükleri uygulaması yeniden ele alınması gerektiğine temas edriliyor.

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim