• BIST 106.736
  • Altın 141,224
  • Dolar 3,5208
  • Euro 4,0963
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 28 °C

TÜSİAD yatırımcıları bilgilendirecek

TÜSİAD yatırımcıları bilgilendirecek
TÜSİAD tarafından düzenlenen, “Türkiye’de Birleşmeler ve Devralmalar: Rekabetçi Olmak İçin Nasıl Bir İşbirliği Yapılmalı?”

TÜSİAD yatırımcıları bilgilendirecek

TÜSİAD tarafından düzenlenen, “Türkiye’de Birleşmeler ve Devralmalar: Rekabetçi Olmak İçin Nasıl Bir İşbirliği Yapılmalı?” konulu seminerde konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, geçen sene toplamı 15 milyar doları bulan 241 anlaşma ile birleşme ve devralma işlemleri rekor kırıldığını, yabancı yatırımcıların 138 anlaşma ile bu hacmin yüzde 74′ünü oluşturduğunu belirtti.

Konuşmasında küresel iktisadi koşulların kötüleştiği bir ortamda, Türk ekonomisinin elde ettiği başarının yabancıların dikkatini çektiğini kaydeden Boyner, krizden çıkmak için şirketlerin kullandığı önemli büyüme araçlarından birinin de birleşme ve devralmalara yönelmek olduğunu gözlemlediklerini ifade etti. Boyner, Türkiye’de gerek stratejik, gerekse finansal amaçlı birleşme ve devralmaların arttığını söyledi.
 
Boyner, Türk yatırımcıların esnekliği ve farklı iş yapma kültürlerine kolay adapte olabilmesinin Türk şirketlerin büyüme stratejilerinde bölgedeki yatırım olanaklarını daha iyi kullanmalarını sağladığını dile getirdi.
 
Boyner, “Bu doğrultuda, 2007-2011 yılı arasında Türk şirketler 68 anlaşma ile yurt dışında 7,5 milyar dolarlık birleşme ve devralma faaliyetinde bulundu. Pazar ve ürün çeşitlendirmek, marka satın almak ve maliyet düşürerek rekabet avantajı kazanmak birleşme ve devralma faaliyetlerini körükleyen faktörlerden oldu” dedi.
 
Öne çıkan sektörler
 
Sağlık ve e-ticaret sektörlerinin Türkiye’de yabancıların en çok rağbet ettiği sektörler olarak öne çıktığını, bunun yanında yiyecek/içecek, telekomünikasyon, lojistik, finansal hizmetler ve imalat sektörleri ise Türk şirketlerinin satın almalarının yarısından fazlasını oluşturduğunu kaydeden Boyner, “Birçok şirketimiz küresel markaları bünyelerine katarak büyüme stratejilerini zenginleştirdi” diye konuştu.
 
Yatırımın önündeki engellerin kaldırılması lazım
 
Şirketlerin içeride güçlü olamamaları halinde dışarıda da güçlü olamadıklarını dile getiren Boyner konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
 “Krizin yarattığı belirsizlik yavaş yavaş ortadan kalktıkça, makro politikaların yeterli gelmediğini daha iyi görüyor ve rekabeti belirleyen iş ve yatırım ortamı olguları ile karşı karşıya kalıyoruz. İçeride adil rekabet ortamını ve iş yapma kolaylığını sağlayamadığımız sürece, dışarıda rekabet edebilecek ölçekte bir ekonomi yaratmamız son derece güç.
 Çünkü tüm ülkeler artık mikro reformlar bağlamında birbirleri ile yarışıyor, bu yolla cazibe alanları yaratmaya çalışıyorlar. Artık sadece etkili makro politikalardan değil, ‘sürdürülebilir kalkınma’ olgusundan bahsediyoruz. Gerek mevzuatımız, gerekse uygulamalar dinamik bir yatırım ortamı yaratmanın gerisine hiçbir şekilde düşmemelidir. Bu çerçevede, başta yeni Türk Ticaret Kanunu olmak üzere yakın dönemde birçok olumlu adım atıldı. Bunların devamının gelmesi ve başta vergi reformu olmak üzere yatırımın önündeki engellerin kaldırılması Türkiye’nin daha kolay iş yapılan bir ülke haline dönüşmesini sağlayacaktır” dedi.
 
‘’Teşvik paketi olumlu etki edecek’’

 
Yeni teşvik paketinin yeni yatırımlara sağlanan olanaklarla orta vade için stratejik bir adım olduğunu düşündüklerini ifade eden Boyner, teşvik ve tasarruf paketlerinin geçen sene ivmelenen kapsamlı bir reform sürecinin parçası olduğu kanaatinde olduklarını belirtti.
 
Boyner, yeni teşvik mekanizmasının belirli sektörleri stratejik olarak tanımladığını, kümelenmeyi öne çıkardığını ve bu sayede oyuncuların güçlerini birleştirmesi ve ortak çalışması için daha verimli ve daha rekabetçi bir pazar yaratmayı hedeflediğini söyledi.
 
Boyner, teşvik paketinin halihazırda ivmelenmiş olan birleşme ve devralmalara olumlu yönde etki yapacağı düşüncesinde olduklarını bildirdi.
 “Küresel rekabetin gitgide arttığı bu dönemde artık “küçük olsun benim olsun anlayışı”nı bırakıp, “birlikten kuvvet doğar” anlayışını benimsemeliyiz” diyen Boyner, sürdürülebilir başarıyı ancak pazar ve ölçek arasında kurulan hassas dengenin sağlayabileceğini söyledi.

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim