• BIST 110.248
  • Altın 155,602
  • Dolar 3,8262
  • Euro 4,5259
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 7 °C

Ulusoy: Bittik edebiyatına gerek yok

Ulusoy: Bittik edebiyatına gerek yok
Taksim Gezi Parkı olaylarının turizme etkisini değerlendiren TURSAB Başkanı Başaran Ulusoy "Yandık bittik edebiyatına gerek yok. Oteller dolu" dedi.
Taksim Gezi Parkı olaylarından sonra, “Esnaf kan ağlıyor, oteller boş” lafları son zamanlarda sık sık duyuluyor. Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı (TÜRSAB) Başaran Ulusoy, Haziranda yüzde 7’lik düşüş olmasına rağmen, temmuzda yükselişe geçildiğini belirterek “Öldük, bittik edebiyatı yapmaya gerek yok” diyor.
 
Gezi olaylarının turizmi vurduğu doğru mu? Haziran ayı rakamları nasıldı?
 
Doluluk oranlarına baktığımızda İstanbul’da Taksim ve civarında yüzde 7-8 civarında lokal bir düşüş oldu. 
 
 
Turistin korkusu sadece Taksim’e mi yönelikti?
 
Bu bir korku değildi. Otellere ulaşımda gecikme endişesi olduğu için, seyahat acentaları konaklamaları şehrin başka bölgelerine kaydırdı. Otelciler de anlayış gösterdiler ve no-show istemediler.  Gezi olayları esnasında Lütfi Kırdar’da yapılan iki kongre için otellerin yerini değiştirmek mecburiyetinde kaldık. Misafirler Maslak, Sultan Ahmet ve karşıdaki otellerde kaldılar. 
 
Tepkili misiniz?
 
Hayır, aksine gençlerimizin demokratik haklarını kullanmasından yanayım. Taksim ve civarı kongrelerin yapıldığı en önemli merkezler. Saatinde açılıp saatinde başlaması lazım. Yollar açık olsun yeter.  Trafiğin durması, otellere giriş çıkışın zorlaşması bizi üzer. Yoksa “biz ekmeğimizden oluyoruz, siz protesto yapmayın” demek istemem. Şölen havasında yapılsın. Turistler de o eğlencelere katılsın.
 
 
“TOPÇU KIŞLASI İSTANBUL’U KURTARMAZ”
 
Başbakan Erdoğan Topçu Kışlası’nı Kent müzesi yapmak istediklerini söyledi.
İstanbul’da eski kent muhafaza edilmeli, yeşil alanlar arttırılmalı. Haydar Paşa İstasyonu, Galata Kulesi nasıl şehrin belleğiyse, Gezi Parkı da şehrin belleğidir; korunması lazım.
 
Taksim bölgesindeki otel açığı işaret edilerek Topçu Kışlası’nın otel veya rezidans olması da gündeme gelmişti. 
Topçu Kışlası’na yapılacak 400 yatak İstanbul’u kurtarmaz.  Lütfi Kırdar ve İstanbul Kongre Merkezi’nin kapasitesi 20 bin kişi ama Talimhane civarında 4-5 yıldızlı 20 bin yatak yok.  İstanbul’un bugün 127 bin yatak kapasitesi var. Ayrıca 20 bin yataklık rezidans var, fakat İstanbul’un 200 bin yatağa ihtiyacı var çünkü 2023 yılında 35 milyon kişiyi ağırlayacağız.
 
 
“OTEL FİYATLARI DÜŞMEDİ, DOLULUK ARTIYOR”
 
 
Haziran’daki düşüşün ardından bu ay toparlanma oldu mu?
 
Bu hafta itibariyle Mayıs ayı rakamlarına döndük. Almanlarda yüzde 11, Ruslarda yüzde 6’lık artış var. 4 milyon 341 bin kişi gelmiş. 2012 Haziran ayına kıyasla ise yüzde 16’lık artış var. Güney sahillerimize yapılan rezervasyonlarda durgunluk vardı, onlar da toparlandı.
 
Şu anda otellerin doluluk oranı nasıl?
 
Taksim’de yavaş yavaş toparlıyoruz. Ancak Ağustos sonunda arzu ettiğimiz yere geliriz. Güney’deki oteller de dolu. Az önce Antalya Belek’teki 6 oteli arayıp iki oda istedim ama alamadım. 
 
 
Bodrum geçen yıla kıyasla hiç kalabalık değil.
Bunu anlamıyorum, otellerde yer yok. Belki sıcaktan dışarı çıkmamışlardır! Moral vermek için biraz abartıyor olabilirim ama yine de doluluk oranı fazla. 
 
Ramazan nasıl etkiledi?
 
Bazı otellerde boşluk olabilir ama Orta Doğu'da her yer tatil, Arap turistler buraya geliyor. 
 
Otel fiyatları düştü mü?
 
Hayır, düşmedi. Fiyat düşerse kalite de düşer. 1990’larda yaptığımız o hatayı bir daha yapmayız. Kongre fiyatlarını da 2014’te yüzde 10 arttıracağız.
 
2013 hedefiniz nedir?
 
33 milyon kişi, 30 milyar dolar döviz hedefliyoruz. Kişi başı hedefimiz 860 dolardan 912 dolara yükseldi. Devletleşen bir turizm değil devlet politikası haline gelen bir turizmi tercih ediyoruz. 
 
Uzun vadeli hedef ne?
 
Hedefimiz 2023 yılında 35 milyon insanımızı içeride ve dışarıda gezdirmek; ekonomiye 40 milyar TL katkı sağlamak. Yurt dışından gelen turistlerde ise kişi başına 1000 dolardan 50 milyon kişi; 50 milyar dolar döviz hedefliyoruz.
 
“OTELCİLERİN TEŞVİK İSTEMESİ YERSİZ”
 
Otel işletmecileri süreçteki kayıplarından dolayı devletten teşvik istemişler ama siz karşı çıkmışsınız. Otelcinin odasını seyahat acentaları olarak pazarlayıp satan benim. Ben o teşviki istemedikçe otelcinin ne hakkı var? Teşvik hangi otele verilecek? Türkiye 20-30 tane otelin oyuncağı değil. Ayrıca bu teşviki nasıl açıklayacağız? “Bizde hadiseler var”,  dersek fiyatlar aşağı düşer. Hizmet kalitesi de düşer. O zaman  3-4 yıl durumu toparlayamayız. 
 
Tanıtım bütçesinin artırılması yönünde de bir talep var.
15 günlük bir olay için tanıtım bütçesi olmaz. Şu anki bütçeyi yeterli buluyorum. Yeterli olmadığında Bakanlık artırıyor zaten.
 
Kötü imajı düzeltmek adına olumlu katkısı olmaz mı?
 
Partnerlerimize gerçek durumu anlatıyoruz. PR konusunda ekstra çabalar burada bir sorun olduğunu kabul etmek olur ki o da fiyatları aşağı çeker. Ufak tefek fırtınalar olacaktır ama gemimiz sağlam. Bu olayları fırsat bilip “yandım bittim” edebiyatı yaparak teşvik almak doğru değil.
 
“Gezi olayları dolayısıyla otelcilerin teşvik istemesi fırsatçılıktır” demek mi istiyorsunuz?
 
Fırsatçılık dersem kızarlar ama yersiz buluyorum. 30 Euro’ya sattıkları odayı şimdi 300 Euro’ya satıyorlar. O zaman ağlıyorlardı, şimdi biraz dursunlar.
 
 
“GEZİ OLAYLARINDAN SONRA KAMP TURİZMİNE İLGİ ARTTI”
 
Gezi olaylarından nasıl bir ders çıkardınız?
Genç turizmcilerin taleplerine kulak kabartmaya başladık. Müşterilerimizin çoğu 14-22 yaş arası rehber istiyor. Sportif faaliyetler istiyorlar. Ayrıca kamp turizmine ilgi arttı. Kandıra civarında 5 bin, Aladağlar-Yedigöller civarında 300 genç kamp yapıyor.
 
 
TATİL PLANI YAPANLARA 5 HAYATİ ÖNERİ
 
Tatil planı yapanlar nelere dikkat etmeli?
 
Erken rezervasyon yapsınlar. Toplu seyahat etsinler. Seyahat acentalarını tercih etsinler. Seyahat acentası seçmeden önce TÜRSAB’dan bilgi alsınlar. Acentayla anlaşmayı yaparken mutlaka sigorta poliçesini alsınlar. Poliçeyi almadan ödeme yapmasınlar. Çünkü olumsuz bir hadise ve ayıplı hizmet karşısında poliçe geçerlidir. Gidiş-dönüş garanti adı altında olan seyahat poliçesi TÜRSAB’ın organize ettiği poliçedir ve mecburidir.
 
Yurt dışı tatili yapacak Türklere nerelere gitmelerini önerirsiniz?
 
Türkiye’yi gezmemek ayıp, bilmemek kayıptır! Evvela yurdu bir gezin, kültür varlıklarını görün, yanlışları bize bildirin. İlla yurt dışına gitmek istiyorsanız, lütfen önce Kuzey Kıbrıs’a gidin. Sonra komşularımız tercih edin. Dubrovnik, Tunus, Fas, Mısır, Lübnan ve Yunanistan’a gidebilirsiniz. 
 
Çocuğunuz Yunanistan ve Brezilya’ya tatile gitmek istiyorum dese gönderir misiniz?
 
Evet, git derim. Demokrasi’nin olduğu yerde problem olmaz.
 
Ya Mısır’a gidelim derse?
 
Neresine gideceğine bağlı. Hurgada ve Şarm El-Şeyh’e gidebilir. Fakat Tahrir ve Adeviye meydanları civarında otele giriş çıkışlarda sorun yaşanabilir. Macera turizmi istiyorsa oralara da gidebilir.
 
Bundan sonra macera turizmi ya da protesto turizmi trendi başlayabilir mi?
 
Zannetmiyorum ama 78 ülkeye turist gönderen, her fikri her düşünceyi barındıran bir ülkeyiz. Gelenek ve göreneklerimize uygun her şeyi yapsınlar.
 
“ARAP GETTOLARI KURULABİLİR”
 
Arap turistlerde durum nasıl?
 
Körfez ülkelerinden gelen turist sayısı son 10 yılda yüzde 60 arttı. Seyahat acentası 3 arkadaşım Uzun Gölde otel yaptı, hepsi dolu. Abant’ta bir tane Türk müşteri bulamazsınız.  Bursa’da, Kilyos’ta Silivri tarafında villa satın alıp kendi mahallelerini kurmaya başladılar. New York’taki Çin mahallesi gibi yakında Türkiye’de Arap gettoları kurulabilir.
 
Hangi bölgeleri tercih ediyorlar?
 
Güney Marmara ve Karadeniz. Özellikle Yalova, Bursa, Balıkesir- Gönen civarı.
 
Ticari açıdan Batılı turistleri mi yoksa Arapları mı tercih ediyorsunuz?
 
Batılı turistin elinde hesap makinesi vardır oysa Arap turistler harcamayı seviyorlar. Kalabalık aileler olarak gelip alışveriş yapıyorlar. 
 
Arap turistlere yönelik özel yatırımlar yapılıyor mu?
 
Silivri- Tekirdağ civarında villalar yapılıyor. Hem kaplıca hem de yayla imkanı sunduğu için Yalova da tercih ediliyor. 
 
İsrailli turistlerle aramız nasıl? Durum düzeliyor mu?
 
Hükümetler arası problemleri bir kenara bırakabilsek, İsraillilerin en rahat edecekleri ülke burası. Davos ve Mavi Marmara  krizlerinden sonra gelenlerin sayısı yüzde 75-80 oranında azaldı. Şu anda %50’lerdeyiz. Gelecek sene eski oranı yakalarız.
 
“TÜRKLER TATİLİN BİR HAK OLDUĞUNU ÖĞRENDİ”
 
Yerli turizmde durum nasıl?
 
Erken rezervasyonlarda başarılı bir grafik çizdik. Geçen seneye nazaran yüzde 38’lik artış oldu. Türkler tatilin bir hak olduğunu öğrendi ve tatil kültürü kazanmaya başladı. Türkiye’de turizm ekonomisi oturdu. 
 
“SAĞLIK VE EV TURİZMİNDE GEÇ KALDIK”
 
İyi değerlendiremediğimiz bir potansiyel var mı?
Sağlık turizmi ve ev turizminde geç kaldık. 50 milyar Euro’luk Avrupa pastasından yüzde 10 alma hedefimiz var. Şu anda sadece 250-300 milyon dolar alabiliyoruz. 
 
Ya ev turizmi?
 
Atıl kalan binlerce yazlık ev var. 1 milyon yataklık bu potansiyeli kısa dönemli kiraya vermek suretiyle turizme kazandırmak istiyoruz. Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığı’yla ortak bir çalışma yürütüyoruz.
 
“EN ÇOK EMEKLİ ÖĞRETMENLER GEZİYOR”
 
Türkiye’de emekliler gezmeye başladı mı?
 
Evet, özellikle öğretmenlerimiz geziyor. Eğitimli insanlarımız arkadaşlarıyla grup oluşturup tura çıkıyorlar. Yurt içi turlar yaygın. Yunanistan ve Bulgaristan’a da gidiyorlar.
 
Başbakan Erdoğan memurların tatil kamplarının kapatılacağı sinyalini verdi. Bu kararı destekliyor musunuz?
 
O kampların çoğu çürüyor. Memurların belirli kota haklarını saklı tutarak, 2 ay işletilen bu mekanları 12 ay işleterek sektöre kazandırmakta fayda var.
 
Üst gelir grubunun tatil tercihlerinde bir değişim var mı?
Hayır, onlar hala tekneyi, yatı, Göcek’i, Bodrum’u tercih ediyorlar. 
 
 
Ya orta sınıf?
 
Yüksek sezon yerine düşük sezon tercih etmek suretiyle orta sınıf da artık 5 yıldızlı otellerde kalabiliyor.
 
5 yıldızlı olduğu halde kötü durumda olan oteller var. Denetleme sistemimiz yeterli mi?
 
Bakanlığımız yeterli denetlemeyi yapıyor. Ayrıca seyahat acentaları da otellere önceden bakıyor, beğenmezse anlaşma yapmıyor ya da pazarlıkta fiyat düşürüyor.
 
Butik otel modası yaygınlaşıyor mu?
 
Evet, biz de destekliyoruz. İnsanlar daha fazla kaynaşıyor.
 
2020 Olimpiyat Oyunları’nın Türkiye’de yapılma şansı azaldı mı?
 
Azaldığını sanmıyorum. Seyahat acentaları olarak işin içinde olmak isterdik çünkü tanıtım bizim işimiz olduğu için daha fazla katkı sağlardık.
 
“TURSAB’da Başaran Ulusoy döneminin sonuna gelindi yorumları” yapanlar var. 16 yıldır başkanlık yapıyorum ama gökten zembille gelmedim. Bunu söylemek beni seçenlere hakarettir. Her seçimde oylarımı arttırarak geldim. Kişisel düşüncelerle toplumsal örgütlenmeyi engelleyecek arkadaşlarımız varsa, Allah onları ıslah etsin.
 
Kaynak: HaberTürk
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim