• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 19 °C

'Vergiler sağlığa, ulaşıma, eğitime harcandı'

'Vergiler sağlığa, ulaşıma, eğitime harcandı'
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, tütün kaçakçılığı ve mücadele planında deprem vergileriyle ilgili soruyuda yanıtladı. Vergiyi biz getirmedik dedi ve nerelere harcandığını anlattı.

'Vergiler sağlığa, ulaşıma, eğitime harcandı'

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, tütün kaçakçılığı ve mücadele planında deprem vergileriyle ilgili soruyuda yanıtladı. Vergiyi biz getirmedik dedi ve nerelere harcandığını anlattı.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, alınan vergilerin, sağlığa, duble yollara, demir yollarına, hava yollarına, çiftçiye ve eğitime harcandığını belirterek, ''Özelleştirmelerden alınan paraları, Hazine'ye verdik. Hazine bunları borç ödemede kullandı. IMF'ye olan borç neredeydi bugün nereye geldi'' dedi.

Şimşek, bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında Tütün ve Tütün Mamülleri Kaçakçılığı ile Mücadele Eylem Planını açıklamasının ardından soruları yanıtladı.

Bakan Şimşek, sigara kaçakçılığından terör örgütü PKK'ya giden paranın miktarıyla ilgili bir soruya, bunu tahmin etmenin çok zor olduğunu söyledi. Şimşek, ''Ülkemizin geleceği açısından terör örgütüne kaynak olan sigara kaçakçılığının minimize edilmesi, herhalde her vatandaşımızın hassas olacağı bir husustur, diye düşünüyorum'' dedi.

Geçici deprem vergileri bizden önce kalıcı hale geldi

Son dönemde tartışılan deprem vergilerine açıklık getirilmesinin istenmesi, deprem vergiyle ilgili toplandığı söylenen 46-48 milyar liranın nereye gittiği ve depremle ilgili ortaya çıkan vergilerden biri olan Özel iletişim Vergisinin devam edip etmeyeceğiyle ilgili sorulara Şimşek, 1999 yılında yaşanan deprem sonrasında yapılan vergi düzenlemelerinin AK Parti hükümetinden önce temelli hale geldiğini anımsatarak, şunları kaydetti:

''Yani AK Parti hükümetleri gelip de vergi düzenlemelerini temelli hale getirmedi. Ama önce bir işin makro boyutunu açıklamak istiyorum. 2002'de biz iktidara gelmişiz. Bu ülkede o bahsettiğiniz geçici deprem vergileri kalıcı hale getirilmiş olmasına rağmen bu ülkede bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 10'un üzerinde. Bu ülkede Ağırlıklı Hazine Borçlanma Faizi yüzde 63 civarında. Bu ülkede alınan her 100 liralık vergi gelirinin 86 lirası faize gidiyor. Bu ülke, uluslararası kuruluşlara ciddi bir şeklide borçlanmış durumda. Biz iktidara geldik ve dedik ki, bütçe disiplini çok önemli. Çünkü bütçe açığı, 1990'lı yıllara giderseniz, Türkiye'deki makro ekonomik istikrarsızlığın temel bileşeni, temel değişkenidir. Yani bunun arkasındaki temel faktör siyasi istikrarsızlıktır. Ama makro ekonomik açıdan baktığınız zaman tabiri caizse bütün kötülüklerin anası bütçe açığıdır. Hal böyle olunca bizim hükümetimiz ne yapmış, biz mali disiplini devam ettireceğiz ve o çerçevede bizden önce kalıcı bir niteliğe kavuşturulan vergiler, bizim dönemde de devam etmiştir.''

Gelinen noktada Türkiye'nin herhangi bir yerinde afet olması durumunda, devletin bütün imkanlarıyla devreye geçtiğine dikkati çeken Şimşek, ''TOKİ'yi bütçeden bağımsız düşünemeyiz ki, TOKİ'nin yapacağı konutlar için başka yerlerde kendilerine arsalar tahsis ediyoruz. Bu arsalardan elde edilen gelirle bunlar yapılıyor. Sonuçta bunlar 74 milyonun servetidir. Onun için ülkenin herhangi bir yerinde sorun varsa tabii ki o sorunu çözmek bizim görevimiz. Bu sorunu çözerken, şu vergiyi şuradan almıştık sadece şuraya kullanalım yaklaşımı zaten geçmişte de yoktu. 1990'da, 2000'de, 2001'de, 2002'de de olmamış. Olsaydı 1999 depreminin yaraları bir yıl içinde sarılırdı. Vergide, şu vergiyi alıyoruz, sadece şu harcama için aslında uluslararası bütçe mantığına da aykırıdır'' dedi.

Devlet olarak gereken her türlü çabayı göstereceğiz

Deprem vergisi adı altında bir vergiden çok sürekli hale gelmiş değişik mal ve hizmetler üzerindeki ÖTV, KDV ve diğer vergilerin bulunduğunu ifade eden Şimşek, şöyle konuştu:

''Bu vergiler, sağlığımıza gidiyor. 44 milyar liralık bir sağlık harcamamız var. Sadece bir yıllık vatandaşın sağlığı için yapılan harcama 44 milyar lira. Bu duble yollara, demir yollarına, hava yollarına, çiftçimize, eğitime gidiyor. 2002 yılında eğitime üniversiteler dahil olmak üzere yaklaşık 10 milyar lira harcanırken, bugün 56 milyar liradan fazla para harcıyoruz. Zaman zaman bize şunu da söylüyorlar, şu kadar özelleştirme yaptınız ne yaptınız bu paraları, çok açık Hazine'ye verdik. Hazine bunları borç ödemede kullandı. IMF'ye olan borç neredeydi bugün nereye geldi. Yani bütün bu hususlar ortada, bu ülkede çok güzel hizmetler yapılıyor. Deprem yaralarını da hep beraber saracağız. Devlet olarak biz bu işin sorumluluğunu biliyoruz ve bu sorumluluğu yerine getirmek içinde de gereken her türlü çabayı göstereceğiz.''

Merkez Bankası'nın fiyat istikrarı ve finansal istikrarı önemsediğini belirten Şimşek, zaman zaman vergi ve idari düzenlemelerinin hedefleri etkilediğini söyledi.

Merkez Bankası'nın bu anlamda hassasiyetini anladıklarını ve takdir ettiklerini anlatan Şimşek, ''Kendilerinin bu konuda açıklama yapmış olmaları şaşırtıcı ve sürpriz değil. Biz bir düzenleme yaptık bu düzenlemenin sadece nispi boyutunu aşamalı hale getirdik. Bugün sigara kaçakçılığı veya sigara ÖTV'sinden beklenen gelirler hususu bu şekilde değerlendirilirken, bir yıl sonra farklı bir noktada olabiliriz. ama özü itibariyle bizim yaptığımız şey şu biz potansiyel kaçakçılık durumunu ve diğer durumu dikkate alarak, bunu aşamalı hale getirdik'' dedi.

Bizim birebir fiyatı dikte etme imkanımız yok

''Sigara firmaları, sizin beklentinizin ne kadar üzerinde zam yaptı? Bu zamdan sonra aradan 10 günlük bir zaman geçti bu zaman sırasında sigara firmalarıyla görüştünüz mü? Net gelir rakamınız ne olacak?, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kaçak binalara el konulacağını ve kamulaştırma yapılacağını açıkladı, bu konuda hazırlığınız var mı?'' sorularına Şimşek, bir takım vergi düzenlemeleri yaptıklarını belirtti.

Perakende fiyatı etkileyen bir sürü faktörün bulunduğunu anlatan Şimşek, şunları kaydetti:

''Bizim birebir fiyatı dikte etme imkanımız yok. Yani bu perakende fiyatı üzerinden alınan bir vergidir. Biz bu fiyatı dikte edemiyoruz. Piyasada birçok oyuncu var, rekabet halindeler, doğrusu zaman zaman öyle oluyor ki, diyoruz ki, biz şöyle bir uygulamaya gidersek, şöyle bir artış ve şu kadar gelir olur diye düşünüyoruz. Ama bazen bunun üzerinde bazen bunun altında gelişmeler olabiliyor.

Geçtiğimiz bir kaç yıldan bahsediyorum, yeni uygulamadan bahsetmiyorum. Yaptığımız son değişikliği de bu çerçevede değerlendirmek lazım. Şimdi vergi kaybının olup olmayacağını bir takım varsayımlar vardır. Ama özü itibariyle biz bir gelir öngörmüştük. Bu gelirin gelinen noktada fiyat artışlarıyla da sağlanabileceğine dair analizler var. Ben yine bütçe hedeflerimizin gerçekleşmesi için harcama ve gelir ayağında gerekli tedbirleri alırız. Eğer bizim beklentilerimizin altında veya üstünde durum söz konusu olursa ki ona göre hareket ederiz.''

Sigara kaçakçılığını önlemeye yönelik caydırıcı düzenleme yapılıp yapılmadığıyla ilgili soruya Şimşek, kaçakçılara karşı mevzuatın güçlendirilebileceğini, caydırıcı düzenlemelerin çok önemli olduğunu söyledi. Şimşek, şu an itibariyle 18 ile 24 numaralı eylemlerde, bu hususların ifade edildiğini anlattı.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Tütün ve Tütün Mamulleri Kaçakçılığı ile Mücadele Eylem Planı'nın bugünkü Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe gireceğini bildirdi.

Bakan Şimşek, Tütün ve Tütün Mamulleri Kaçakçılığı ile Mücadele Eylem Planı'nı açıklamak üzere düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanan Tütün ve Tütün Mamulleri Kaçakçılığı ile Mücadele Eylem Planı'nın bugünkü Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe gireceğini kaydetti.

Söz konusu eylem planının sadece kamu sağlığını koruma ve vergi kayıp ve kaçağını önleme amaçlı hazırlanmadığına işaret eden Bakan Şimşek, emniyet birimlerinin operasyonları neticesinde elde etmiş olduğu sonuçların, söz konusu kaçakçılığın terör örgütüyle bağlantılı olduğunu açık bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi. Dolayısıyla eylem planını terör örgütünün finansman kaynağının kurutulması ve terörle mücadelenin bir parçası olarak görmek gerektiğini ifade eden Şimşek, şöyle konuştu:

''Emniyet Genel Müdürlüğümüz tarafından yakalanan kaçak sigara miktarında 2010 yılından itibaren önemli artışlar görülmektedir. 2009 yılında yakalanan kaçak sigara miktarı 10 milyon paket iken, 2011 yılının ilk 9 ayında 50 milyon pakete ulaşmıştır. Ülkemiz açısından büyük önem arz eden bu sorunun çözümü tüm kurum ve kuruluşların eşgüdüm halinde çalışmasını zorunlu kılmaktadır. Eylem planımızın en önemli özelliği de bu eşgüdümü sağlıyor olmasıdır. Nitekim eylem planımızın ilk maddesine baktığımız zaman Gelir İdaresi Başkanlığı Başkanı ile ilgili kurumların üst düzey yöneticileriyle birlikte yapılan çalışmaların değerlendirileceği 3'er aylık toplantıların yapılmasını öngörmektedir. Bütün kaçakçılık türleriyle mücadele birçok kurumu ilgilendiriyor. Burada en önemli husus koordinasyondur, burada hakikaten koordinasyonda çok önemli bir adım atıyoruz.''

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kayıt dışı tüketilen sigara miktarında gelecek 1-2 yıl içerisinde 3-4 puanlık bir azalma öngördüklerini belirterek, 1 puanlık azalışın, 200 milyon liraya denk geldiği için öngörülen oranda azalma olursa yaklaşık 800 milyon liralık gelirin söz konusu olabileceğini bildirdi.

Bakan Şimşek, Tütün ve Tütün Mamulleri Kaçakçılığı ile Mücadele Eylem Planını açıklamak üzere düzenlediği basın toplantısında, bütçe konusunda en küçük bir tereddütün bile olmaması gerektiğini ifade etti.

Kayıt dışı tüketilen sigara miktarında gelecek 1 veya 2 yılda 3-4 puanlık bir azalış öngördüklerini belirten Şimşek, 1 puanlık azalışın, 200 milyon lira gelire denk geldiğini, 4 puanlık bir azalışın 800 milyon liralık bir gelir anlamına geleceğini söyledi.

Bu uygulamayı yakından takip edeceklerini ifade eden Şimşek, ''Dediğim gibi biz fiyatını dikkat edemediğimiz için sadece bir düzenleme yapıyoruz. Sonra sektörün buna bir tepkisi oluyor. Ondan sonra da tabii ki bayağı zaman söylüyorum. Yani bu bir canlı organizma gibi görünmesi lazım. Bu uymazsa biz yine gereken tedbirlerimizi alırız. Bütçe konusunda en ufak bir tereddüt olmasın. Efendim işte, 'Daha dün bütçe yapıldı, bugün farklı bir yaklaşım içine girildi, bunun bütçe rakamlarına etkisi ne olacak?' Ben burada çok açıkça rakamları verdim. Ha şu olur, kaçak satışlarda bir azalış olmazsa, bütçe hedeflerini tutturma konusundaki irademizi siz biliyorsunuz. Küresel kriz yılı hariç, AK Parti hükümetleri her yıl hedeflerini tutturdu ve hedeflerinin de ötesinde iyi bir performans ortaya koydu'' diye konuştu.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, tütün ve tütün mamüllerinde yüzde 69 olarak uygulanan ÖTV'nin yüzde 65'e indirilmesinin, bütçedeki gelir tahminlerini olumsuz etkilemesinin söz konusu olmadığını belirterek, ''Öngörülerimizin üzerindeki sektör zammı nedeniyle bu geçici oran indirimi yapıldı'' dedi.

Bakan Şimşek, tütün ve tütün mamulleri kaçakçılığı ile mücadele eylem planını, bakanlıkta düzenlediği basın toplantısı ile açıkladı.

Tütün ürünlerinin perakende satış fiyatlarının serbest piyasa koşullarında firmalarca belirlendiğini, vergi düzenlemelerine bağlı kalmaksızın zaman zaman artış veya azalmalar olabildiğini söyledi.

Sektörün yapacağı fiyat düzenlemelerini dikte etmeleri ya da önceden kesin olarak öngörmelerini mümkün olmadığını vurgulayan Şimşek, herhangi bir ÖTV artışında firmaların kendi karlılık beklentileri ve dağıtım kanallarına ödeyecekleri komisyonlarını dikkate alarak perakende satış fiyatlarınını belirlediklerini ifade etti.

Sektörün bazen kendi öngörülerinin üzerinde bazen de altında fiyat artışı veya indirimi yapabildiğini dile getiren Şimşek, şunları kaydetti:

''Bizim hesaplamalarımıza göre Orta Vadeli Planda 2012 yılı için ek tedbir olarak tütün mamulleri için öngördüğümüz ÖTV tutarı 2,7 milyar liradır. Bu geliri elde edebilmemiz için sigara fiyatlarının yüzde 18–19 civarında artması yeterlidir. 13 Ekimde yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararında bu husus öngörülmüştür. Ancak sigara firmaları beklediğimizin üzerinde fiyat artışına gitmişlerdir. Bugün gelinen noktada yüzde 65 oranındaki nispi verginin yüzde 18–19 civarındaki bir fiyat artışını sağlayacağı, bunun da bizim hedeflediğimiz tedbir için yeterli olacağı görüldüğünden son düzenleme yapılmıştır.

Dolayısıyla tespit edilen vergi oranıyla hükümet olarak beklentimiz olan ek 2,7 milyar liralık ÖTV gelirinin sağlanabileceğini düşünüyoruz. Sonuç olarak yeni düzenlemenin bütçedeki gelir tahminlerimizi olumsuz etkilemesi söz konusu değildir. Öngörülerimizin üzerindeki sektör zammı nedeniyle bu geçici oran indirimi yapıldı. Zaten dikkat ederseniz, kararnamede 2012 için bu uygulanıyor.''

Bakan Şimşek, fiyat artışlarının önceden bilinmesi halinde firmaların stok veya fiktif satış yapmasının sözkonusu olabileceğini, ancak buna karşı da önlemleri olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

''Şunu çok açık ifade etmek istiyorum. Biz yeni bir bandrol sistemi uyguluyoruz. Bu bandrol sistemi sayesinde her bir firmanın üretmiş olduğu sigara anlık olarak sistemimizde izlenebilmektedir. Ayrıca, eylem planımızla birlikte sektörde elektronik fatura ve elektronik defter uygulamasına geçilecektir. Dolayısıyla vergi artışlarına bağlı olarak her hangi bir şekilde stoklama veya fiktif satış yapılması sistemimizde anlık olarak tespit edilebilecektir. Böyle bir durumun ortaya çıkması halinde bakanlık olarak her türlü tedbiri alacağımız açıktır.''

Sigara fiyatlarındaki yüksek artışın enflasyon üzerindeki olumsuz etkisinin de dikkate alındığını belirten Şimşek, şöyle dedi:

''Açıkladığımız eylem planı ile kayıt dışı tüketilen sigara miktarında gerçekleşecek yüzde 1'lik bir azalış bile bize 200 milyon lira ilave ÖTV geliri sağlayacaktır. Bu eylem planının kararlılıkla uygulanması sonucu kayıt dışı tüketilen sigara miktarında önümüzdeki yıl en az yüzde 3–4 puanlık bir azalış öngörüyoruz. Ki bunu kararlılıkla uygulayacağız. Bunun sonucu kayıtdışı tüketilen sigara miktarında önümüzdeki bir yıl veya 2 yılda 3-4 puanlık bir azalış olursa ki, bunu öngörüyoruz biz. 3-4 puanlık azalış öngörüyoruz. Zaten 1 puanlık azalış, 200 milyon liraya denk geldiği için burada yaklaşık 800 milyon liralık gelir söz konusu olabilir. Tabii ki biz bu uygulamayı yakından izleyeceğiz. Dediğim gibi biz fiyatını dikte edemediğimiz için sadece bir düzenleme yapıyoruz.

Sonra sektörün buna bir tepkisi oluyor. Ondan sonra da tabii ki bayağı zamandır söylüyorum. Yani bu bir canlı organizma gibi görünmesi lazım. Ha biz bu uymazsa yine gereken tedbirlerimizi alırız. Bütçe konusunda en ufak bir tereddüt olmasın. Efendim işte, 'Daha dün bütçe yapıldı, bugün farklı bir yaklaşım içine girildi, bunun bütçe rakamlarına etkisi ne olacak?' Ben burada çok açıkça rakamları verdim. Ha şu olur, kaçak satışlarda bir azalış olmazsa, bütçe hedeflerini tutturma konusundaki irademizi siz biliyorsunuz. Küresel kriz yılı hariç, AK Parti hükümetleri her yıl hedeflerini tutturdu ve hedeflerinin de ötesinde iyi bir performans ortaya koydu. 2012 yılı için de hedeflerimizi tutturmak için gerek gelir, gerekse harcama anlamında ne gerekiyorsa yapacağız, yani tedbir anlamında söylüyorum.''

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, emniyet birimlerinin yapmış olduğu operasyonlar neticesinde elde ettiği sonuçların, sigara kaçakçılığının terör örgütüyle bağlantılı olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirterek, tütün ve tütün mamulleri kaçakçılığı ile mücadele eylem planını, terör örgütünün finansman kaynağının kurutulması ve terörle mücadelenin bir parçası olarak görmek gerektiğini bildirdi.

Bakan Şimşek, tütün ve tütün mamulleri kaçakçılığı ile mücadele eylem planını, bakanlıkta düzenlediği basın toplantısı ile açıkladı.

Tütün ve tütün mamülleri kaçakçılığının, devletin vergi gelirlerinde ciddi bir kayba neden olduğunu, bunun yanında toplum sağlığını tehdit ettiğini ve terör örgütü ile organize suç örgütlerine de finansman sağladığını söyledi.

Tüm boyutlarıyla ele alındığında, tütün ve tütün mamüllerinde kaçakçılığın önlenmesinin, tek bir kurum tarafından yapılacak bir şey olmadığını, tüm mücadeleci kurum ve kuruluşların eş güdüm içinde çalışması gerektiğini dile getiren Şimşek, şunları kaydetti:

''Konunun önemine binaen, sayın Başbakanımızın talimatıyla, tütün ve tütün mamulleri kaçakçılığıyla mücadele konusu, Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nun (EKK) gündemine alınmıştır. Başbakan Yardımcımız Ali Babacan'ın başkanlığında yapılan toplantılarda, konunun çözümü için Gelir İdaresi Başkanlığının (GİB) koordinasyonunda yürütülecek bir eylem planının hazırlanmasına karar verilmiştir. GİB'in koordinatörlüğünde Adalet Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Vergi Denetim Kurumu Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurumu, Gelir Politikaları Genel Müdürlüğü, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun katkılarıyla yapılan toplantılar sonucunda 14 hedef ve 37 eylemden oluşan bir eylem planı hazırlanmıştır.''

Siyasi idare olarak konuya çok önem verdiklerini, bu nedenle tüm ilgili kurum ve kuruluşların bir kaç kez bir araya geldiklerini anlatan Şimşek, sigara kaçakçılığıyla mücadelede çok kararlı olduklarını bildirdi.

Hazırlanan eylem planının, EKK'da değerlendirildiğini ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın onayına sunulduğunu aktaran Şimşek, planın, bugünkü mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğine dikkati çekti. Eylem planının sadece kamu sağlığını koruma ve vergi kayıp ve kaçağını önleme amaçlı hazırlanmadığını belirten Şimşek, şöyle devam etti:

''Emniyet birimlerimizin yapmış olduğu operasyonlar neticesinde elde ettiği sonuçlar söz konusu kaçakçılığın, terör örgütüyle bağlantılı olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Dolayısıyla eylem planını, terör örgütünün finansman kaynağının kurutulması ve terörle mücadelenin bir parçası olarak görmek gerekir. Emniyet Genel Müdürlüğümüz tarafından yakalanan kaçak sigara miktarında 2010 yılından itibaren önemli artışlar görülmektedir. 2009 yılında yakalanan kaçak sigara miktarı 10 milyon paket iken 2011 yılının ilk 9 ayında 50 milyon pakete ulaşmıştır. Ülkemiz açısından büyük önem arz eden bu sorunun çözümü, tüm kurum ve kuruluşların eş güdüm halinde çalışmasını zorunlu kılmaktadır. Eylem planının en önemli özelliği de bu eş güdümü sağlıyor olmasıdır.''

''Piyasa denetimlerine ağırlık verilecek''

Bakan Şimşek, eylem planıyla, GİB Başkanının başkanlığında ilgili kurumların üst düzey yöneticileriyle birlikte, yapılan çalışmaların değerlendirileceği 3'er aylık toplantıların yapılmasının öngörüldüğünü belirterek, şöyle devam etti:

''Ayrıca sigara kaçakçılığının yerel düzeyde etkin takibi ve koordinasyonun sağlanması amacıyla il valilerimiz başkanlığında ilgili taşra birimlerinin yetkililerinin katılımıyla düzenli toplantılar yapılacak ve İçişleri Bakanımızın başkanlığında 6 ayda bir periyodik değerlendirme toplantıları gerçekleştirilecektir. Etkin koordinasyonun yanı sıra sigara kaçakçılığıyla mücadelede kurumlar arası bilgi paylaşımı da çok önemli olup, her kurumda üretilen bilgiler suçla mücadelede etkin olarak kullanılacaktır. Emniyet birimlerimizin yapmış olduğu operasyonlar neticesinde, sigara kaçakçılığının yoğun olarak yapıldığı belirlenen sınır bölgeleri ile kaçak sigaranın nakledildiği güzergahlar üzerindeki bölgelere yönelik özel çalışmalar yapılacaktır.

Vergi Denetim Kurulu bünyesinde özel bir ekip oluşturulacak ve bu ekip, gerektiğinde mücadeleci diğer kurumlardan da destek alarak, etkin ve hızlı bir şekilde kaçakçılıkla mücadele edecektir. Ayrıca, Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde oluşturulan ekiplerle saha denetimlerine ağırlık verilecek. Kara Kuvvetleri Komutanlığının ve Sahil Güvenlik Komutanlığının sorumluluğunda olan alanlarda yasadışı girişlerin önlenmesi amacıyla gerekli eşgüdüm sağlanacaktır. Suçla mücadelede kolluk kuvvetlerimiz organize suçlarla mücadeleye yönlendirilirken, mahalli idare birimlerinin etkinliği artırılarak piyasa denetimlerine ağırlık verilecektir.''

''Sigara tüketicilerinin de denetime etkin katılması sağlanacaktır''

Serbest bölgelerden yurda kaçak girişlerin önlenmesi amacıyla Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Ekonomi Bakanlığı tarafından koordineli denetimlerin yapılacağını belirten Şimşek, şu an itibariyle Maliye Bakanlığı denetiminin söz konusu olmadığını, ancak yeni dönemde bunun da sağlanacağını ifade etti.

Sektörde elektronik fatura ve elektronik defter uygulamasına geçilerek üretim, stok ve satış aşamalarındaki ürünlerin sevk zincirinin takibinin yapılacağını vurgulan Şimşek, tütün ve tütün mamulleri kaçakçılığı suçu ile mücadelede caydırıcılığın ve etkinliğin artırılması amacıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaç duyduğu mevzuat değişikliklerinin de yapılacağını ifade etti.

Şimşek, şunları kaydetti:

''Yeni bandrol ihalesi kapsamında uygulamaya başlanacak kod sistemiyle, ihraç edilen ürünlerin yasa dışı yollardan yurda sokulması engellenecektir. Ayrıca bandrol sisteminde öngördüğümüz görsel güvenlik önlemlerinin artırılmasıyla sigara tüketicilerinin de denetime etkin katılması sağlanacaktır. Ben burada sigara tüketicilerine de seslenmek istiyorum. Hakikaten kaçak sigara daha zararlıdır, ama bunun da ötesinde terör ve organize suç örgütlerinin de bundan faydalandığı dikkate alınırsa, kaçak sigara kullanımına mutlaka tüketiciler tarafından da dikkat edilmesi lazım. Gümrük sahalarımızda kaçak girişlerin önlenmesi amacıyla gerekli teknolojik alt yapı yatırımları yapılarak Gümrük kapıları modern X-ray cihazlarıyla donatılacaktır. Kaçak sigaranın ülke ekonomisine ve kamu düzenine vermiş olduğu zararlar ile kaçakçılığın terörün finansmanında kullanıldığı hususlarında kamuoyu sürekli bilgilendirilerek farkındalık oluşturulacaktır. Eylem planının uygulanması kapsamında gerçekleştirilen faaliyetler ve elde edilen sonuçlar dönemler itibariyle kamuoyuyla paylaşılacaktır.''

2011 yılında sigaradan tahmini 16,5 milyar lira ÖTV geliri

Türkiye'de sigara tüketimi üzerinden önemli tutarda vergi alındığını belirten Şimşek, Dünya Sağlık Örgütü tarafından yürütülen uluslararası tütün kontrolü çerçeve sözleşmesine göre vergi politikasıyla sigara tüketiminin kontrolünde Türkiye'nin dört öncü ülkeden biri olduğunu söyledi.

Yıllar itibariyle tüketim ve tahsil edilen ÖTV rakamlarına da değinen Şimşek, ''2009 yılında tüketilen 5,3 milyar paket sigaradan 11,5 milyar lira, 2010 yılında 4,6 milyar paket sigaradan 14,7 milyar lira ÖTV tahsil edilmiştir. 2011 yılında tahmini 4,7 milyar paket sigara tüketiminden 16,5 milyar lira, 2012 yılında ise tahmini 4,8 milyar paket sigara tüketiminden 19,2 milyar lira ÖTV tahsil etmeyi öngörüyoruz'' diye konuştu.

Türkiye'de 2009 yılında 5,3 milyar paket olan sigara tüketiminin 2010 yılında yüzde 13,3 azalarak 4,6 milyar paket olarak gerçekleştiğine işaret eden Şimşek, bu azalışta, yapılan vergi artışlarının tüketimi azaltıcı etkisinin yanında hükümetçe uygulamaya konulan Ulusal Tütün Kontrolü Eylem Planı ve Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen sigarayı bıraktırma kampanyalarının etkili olduğunu, ayrıca sigara kaçakçılığındaki artışın da resmi tüketim rakamlarını azaltıcı etkisi bulunduğunu söyledi.

Kaçakçılıktaki artışın önemli bir nedenini, komşu ülkelerdeki sigara fiyatlarının Türkiye'deki fiyatların çok altında olması olarak gösteren Şimşek, Türkiye'de alt segment sigara fiyatları 3 dolar iken bu rakamın bazı komşu ülkelerde 1 dolar civarında olduğunu kaydetti.

''Paket başına ortalama 4 lira vergi almış olacağız''

Sigarada ÖTV'nin, perakende satış fiyatı üzerinden nispi vergi ile paket üzerinden asgari maktu vergi olarak uygulandığını belirten Şimşek, 2009 yılı başında sigarada paket başına 1,55 lira olan asgari maktu verginin 2010 yılı başında 2,65 liraya, nispi verginin ise yüzde 58 den yüzde 63'e yükseltildiğini anımsattı.

Bu tarihten itibaren son düzenlemeye kadar sigaraya yönelik herhangi bir vergi artışı yapılmadığını belirten Şimşek, ''Çünkü kaçakçılıkta artış olunca, biz biraz durumu inceleyelim, bakalım demiştik. Şimdi bu eylem planını güçlü bir şekilde devreye soktuğumuz için bu konuda adım atabiliyoruz ve ümit ediyoruz ki önümüzdeki dönemde kaçakçılıkta belki bir kaç puanlık bir azalmaya yol açacak bir eylem planı olarak görüyoruz. Bir paket sigara üzerindeki ÖTV tutarı, ortalama sigara fiyatı üzerinden hesaplanıyor. Buna göre, yüzde 63 nispi ve 2.65 lira asgari maktu vergiye göre, yani bu son artışlardan önce paket başına biz ortalama 3,3 lira vergi alıyorduk. Şimdi yüzde 65 nispi ve 2,90 lira asgari maktu vergiye göre, paket başına ortalama 4 lira vergi almış olacağız. Burada yüzde 20'nin biraz üzerinde artış söz konusu'' dedi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ''Bazı arkadaşlarımız bir aylık maaşlarını deprem bölgesine bağışlamışlar. Bu çok güzel, örnek bir uygulama, ben de katılacağım'' dedi.

Şimşek, bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, Tütün ve Tütün Mamülleri Kaçakçılığı ile Mücadele Eylem Planını açıklamasının ardından soruları yanıtladı.

Bir gazetecinin, kaçakçılık oranının ne kadar olduğu sorusuna Şimşek, 2009'dan 2010'a geçerken paket satış anlamında yüzde 13.3'lük azalmanın sözkonusu olduğunu belirterek şöyle dedi:

''Bunun ne kadarı kaçakçılıktan ne kadarı Sağlık Bakanlığının reklamlarından ne kadarı ise vergi artışlarından kaynaklanıyor, doğrusu bunu kesin olarak ifade etmek zor. Yalnız şunu ifade etmekte fayda görüyorum. Sigara firmalarına sorarsanız hepsi kaçak, çünkü onlar vergi artışlarını istemedikleri için böyle bir argümanla karşımıza çıkıyorlar. Ama muhtemelen bu üç faktörden de bir miktar etkisi vardır. Bizim için önemli olan bu kaçakçılığın minimize edilmesidir. Eğer gerçekten vatandaşımız etkili reklamlar, kamuoyu duyarlılığını arttıran kampanyalar, Sağlık Bakanlığının verdiği destekler veya vergi artışları nedeniyle azalıyorsa bu konuda zaten bizim tereddütümüz olmaz'' dedi.

''Bende bir aylık maaşımı deprem bölgesine bağışlayacağım''

''Van'da yaşanan depremle ilgili yardım kampanyası kapsamında maaşınızı bağışlamayı düşünüyor musunuz?'' sorusuna Şimşek, ''Bazı arkadaşlarımız bir aylık maaşlarını bağışlamışlar. Bu çok güzel, örnek bir uygulama, ben de katılacağım. Oradaki kardeşlerimizin can kayıplarını biz telafi edemeyiz, ama hiç olmazsa mali anlamda çekilen sıkıntıları gideririz. Zaten hükümet olarak, bu konuda çalışmalarımıza başladık. Elazığ depremini hatırlıyor musunuz, çok kısa bir süre içinde biz yeni yerleşim yerleri anlamında vatandaşlarımızın mağduriyetini giderme anlamında hızlı harekete geçtik ve gerekeni yaptık. Türkiye bu konuda eski Türkiye değil, çok başarılı, imkanları da o çerçevede. Ama bireysel anlamda bizlerin de katkıda bulunması önemli, ben de bir vatandaş olarak bir aylık maaşımı bağışlayacağım. Bunu yapan arkadaşlarımı tebrik ediyorum'' diye konuştu.

''Denetim kurumumuzu güçlendireceğiz''

Sınır bölgelerine kurulacak özel ekip için özel bir istihdam yaratılıp yaratılmayacağı sorusuna Bakan Şimşek, özel ekibin, yeni bir istihdam, yeni bir birim kurma anlamında olmadığını ifade etti.

Şimşek, şöyle konuştu:

''Şu anda zaten mücadele anlamında hakikaten birçok birim çalışıyor. Vergi denetim konusu, zaten 1500 yeni denetim elemanı yani vergi müfettişi alacağız. Biz denetim kurumumuzu güçlendireceğiz. Bu iş bir koordinasyon işidir. Hem yerelde hem merkezde beraber çalışmayı gerektiren önemli bir husustur. Bizim zaten özel ekipler bir anlamda mevcuttu. Gelir İdaresi daha önce de bu işin koordinasyonunu yürüttüğü için. Ama şimdi bunları biraz daha güçlendireceğiz ve saha çalışmalarını biraz daha yoğunlaştıracağız. Aynı zamanda ihtisaslaşma çok önemli.''

''İşlemlerin Vergi Kanunları karşısında durumunu araştıracağız''

''Stoklarla ilgili bandrol sisteminden dolayı gerekirse her türlü tedbiri alacağız, demiştiniz. Bundan sonra firmalar stok yapsalar bile eski fiyatlar üzerinden satmak zorunda mı kalacaklar, yeni düzenleme buna göre mi gerçekleştirilecek?'' sorusuna Şimşek, varolan bandrol sistemini biraz daha genişleteceklerini anlattı.

Şimşek, ''Burada önemli olan stok artışı veya fiktif satışların bakanlık tarafından bu çerçevede değerlendirilmesi. Yapılan işlemlerin Vergi Kanunları karşısında durumunu araştıracağız. Diyelim ki biz herhangi bir düzenlemeyi öngördük ve bu düzenleme arefesinde, şirketler bir takım faaliyetler içine girdiler. Biz, bu faaliyetleri Vergi Kanunları önünde, makul olup olmadığını inceleyeceğiz ve değerlendireceğiz. Bizim söylediğimiz konulardan bir tanesi bu. Dolayısıyla bu yönde bir takım kaygılar ifade edilebilir. Önceden eğer belliyse diyelim ki 2013 yılında vergilerin yükseleceği belliyse bu yönde adımlar atılır, ama biz bunun yapılmasına karşılık bunu engellemek için tedbirler alıyoruz'' dedi.

''Mücbir sebep süresiz ilan edildi''

Van'daki depremin ardından ilan edilen ''mücbir sebep'' süresinin ne kadar olacağı sorusuna Şimşek, Van'daki depremin kendisini ve ülkeyi ciddi bir şekilde etkilediğini belirterek, Türkiye'nin büyük oranda deprem bölgesi üzerinde olduğuna dikkati çekti.

Mücbir sebep konusunun süresiz bir şekilde ilan edildiğini ifade eden Şimşek, ''Biz, durumun tabii ki vahametini dikkate alarak şu an itibariyle süresiz ilan ettik, ama ileriki aylarda oradaki durum değerlendirilecek, ona göre belki bir süreye bağlanacak, ama şu an itibariyle herhangi bir süre belirlemedik. 1 yıl bizim şu anda öngördüğümüz bir süre değil'' dedi.

www.UlasimOnline.Com

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • AKİB'in demir ve çelik ihracatı arttı27 Temmuz 2017 Perşembe 15:05
  • Türk firmalarına Ukrayna fırsatı27 Temmuz 2017 Perşembe 14:36
  • Küresel piyasalar Fed sonrası pozitif seyrediyor27 Temmuz 2017 Perşembe 14:21
  • Borsa güne yükselişle başladı27 Temmuz 2017 Perşembe 14:05
  • TCMB'den 'Disiplin Yönetmeliği'nde değişiklik27 Temmuz 2017 Perşembe 13:51
  • 'Sicil affı' başvurusunda son gün27 Temmuz 2017 Perşembe 13:36
  • Dolar/TL güne düşüşle başladı27 Temmuz 2017 Perşembe 13:21
  • İş kolu istatistikleri açıklandı27 Temmuz 2017 Perşembe 12:09
  • Brent petrol 50 doları aştı26 Temmuz 2017 Çarşamba 17:05
  • Çin'den Türk Eximbank'a 200 milyon dolar kredi26 Temmuz 2017 Çarşamba 16:51
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim