• BIST 97.726
  • Altın 145,625
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C

Yat limanı sahiplerine dolandırıcılık şoku

Yat limanı sahiplerine dolandırıcılık şoku
İstanbul Büyükçekmece’de Hazine’ye ait arazi üzerine yat limanı inşa eden şirketin sahipleri ‘Arslan kardeşler’ hakkında çifte dolandırıcılık davasının açıldığı ortaya çıktı.

İstanbul Büyükçekmece’de Hazine’ye ait arazi üzerine yat limanı inşa eden şirketin sahipleri ‘Arslan kardeşler’ hakkında çifte dolandırıcılık davasının açıldığı ortaya çıktı.

İstanbul’daki davada şirket sahipleri karşılıksız çek vermekle suçlanıyor. Almanya’daki davada ise suçlama çok daha ağır. Şirket sahipleri, kandırdıkları kişiler üzerine çekilen kredileri Türkiye’ye aktarmakla suçlanıyor. İstanbul’daki dava 12 yıl hapis istemi ile devam ederken, Almanya’daki davada 10 yıla varan hapis istemi görüşülecek.

İSİM DEĞİŞİKLİĞİ

Hazine’ye ait 149 dönümlük alan üzerine 40 milyon dolarlık yatırım yapılması planlanan yat limanı ihalesini Almanya’da bulunan IGM GmbH şirketi kazanmıştı. Yap işlet devret modeli ile ihaleyi 49 yıllığına üstlenen şirket daha sonra isim değişikliği yaparak Marina İstanbul Tur. İnşaat A.Ş. adını almıştı. Bu liman ile ilgili tartışmalar devam ederken şirketin sahipleri ağır suçlamalar ile karşı karşıya kaldı.

İLK DAVA İSTANBUL’DA

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde nitelikli dolandırıcılık suçlaması ile açılan davanın sanıkları arasında Marina İstanbul’un sahipleri David Arslan ve Turhan Arslan kardeşleri ile Murat Korkut yer alıyor. Sanıklar 7 ile 12 yıl arasında değişen sürelerde hapis istemi ile yargılanıyor. Suçlama ise, verdikleri çok sayıda çekin karşılıksız çıkması, çek üzerindeki imzaların sahte olması. Sanıklar, duruşmalarda sahtecilik ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmediklerini vurguladı.Arslan kardeşlerin karşı karşıya kaldıkları bir diğer dava ise Almanya Dortmund’da açıldı. Dortmund Savcısı’nın geçtiğimiz yıl 16 Mayıs’ta hazırladığı iddianame
13 bin sayfalık soruşturma dosyasına dayanıyor.

5 BİN EURO MAAŞLA 350 BİN EURO KREDİ

ALMANYA’daki iddianameye göre, paravan şirketler üzerinden uygulanan sistem şu şekilde işletildi: “Dortmund çevresindeki sicilleri temiz işsiz Türkler ile temasa geçildi. Bu kişiler adına 5 bin Euroya kadar maaş ödendiğini gösterir bordroları da içeren bir dizi sahte evrak hazırlandı. Boş binalar bankacılar da işin içine katılıp değerinden yüksek bedele gösterildi. Bu binalar sahte evraklarla iyi maaşa çalışıyor gösterilen kişilere ortalama 350 bin Euro civarında bir paraya satıldı. Bu bedeller de bankalardan kredi olarak onların adına çekildi. Elde edilen tüm para ise Arslan kardeşlerin Türkiye’deki şirketlerine aktarıldı. Adına sahte evrak düzenlenen ve kredi çekilen kişiler arasında bir Alman şoförün de bulunduğu belirlendi.”

İŞSİZ ABDULGANİ’YE 4 BİN EURO’LUK BORDRO

Savcılık iddianamesinde suça konu eylemler de ayrıntıları ile anlatıldı. Buna göre, üzerine kredi alınan kişilerden biri Abdulgani Şahin. Şahin ile Erkelenz şehrinde bir Türk kahvehanesinde temasa geçilir. Şahin’in çok az Almancası vardır ve işsizdir. Şahin öncelikle Beromin GmbH isimli bir fabrikada bordrolu işçi olarak gösterilir. Aylık maaşı ise 3 bin 894 Euro olarak gösterilir. Şahin üzerine 14 Mayıs 2008’de Deutsche Kreditbank AG’de 360 bin Euro kredi alınır. Yine benzer yöntemler ile Şahin üzerinden ING DiBa isimli bankadan da 340.000 Euro kredi çekildi.

GÖRÜŞME KAHVEHANEDE

Mustafa Öztürk de Almanya’nın Ahlen bölgesinde devlet yardımı ile yaşayan bir başka isim. Öztürk ile ilk görüşme kahvehanede yapılır. Öztürk öncelikle Alman demiryollarında işçi olarak gösterilir. Adına düzenlenen bordroya göre maaşı 2 bin 900 Euro olarak gösterilir. Öztürk adına da tüm evraklar hazırlanır ve bankaya kredi için gidilir. ING DiBa isimli bankadan 385 bin euro kredi alınır. Mustafa Öztürk’ün oğlu Hüseyin Öztürk adına da Deutsche Kreditbank’tan 360 bin Euro kredi çekilir.

ALMAN HENTZE DE KURTULAMADI

Marcel Hentze isimli bir Alman da benzer yöntemlerle üzerine kredi çekilen bir diğer isim. Bir klinikte bin 400 Euro maaşla şoför olarak çalışan Hentze, her ay 280 Euro nafaka parası 290 Euro da şahsi kredisini ödemekte. Bir başka ifade ile Hentze’nin bankalar nezdindeki kredibilitesi düşük. Hentze adına düzenlenen sahte evraklarda maaşı 4 bin 900 Euro’ya çıkarılmış, görevi ise doktor olarak belirtilmiş. Hentze adına hazırlanan yeni evraklar ile ABN AMRO isimli bankadan 320 bin Euro kredi alınır.  Yine aynı kişi üzerinde Deutsche Kreditbank’tan 285 bin Euro kredi alınır.

'KAMU ZARARA UĞRATILIYOR'

Yolsuzluklara ve Haksızlıklara Karşı Mücadele Derneği Başkanı Huriser Ece Soysev, yat limanı projesi ile ilgili süreci 6 yılı aşkın bir süreden beri takip ettiklerini söyledi. Söz konusu projede kamunun zarara uğratıldığını öne süren Soysav, konuya ilişkin savcılık başta olmak üzere bir çok resmi kuruma başvuruda bulunduklarını söyledi.  Soysav "Birilerine haksız kazanç sağlanmakta  ve kamu zararı oluşmaktadır." dedi.

Kaynak: Hürriyet

www.ulasimonline.com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim