• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -2 °C

Yüzde 30 daha fazla ödedi, Tuzla’yı seçti

Yüzde 30 daha fazla ödedi, Tuzla’yı seçti
Türk tersanelerinin bir ilke imza atmasına katkı sağlamak adına Uzakdoğu tersanelerinden % 30 daha pahalı olmasına rağmen, gemiyi Tuzla’da inşa ettirdi.

Yüzde 30 fazla ödedi, Tuzla’yı seçti

Türk tersanelerinin bir ilke imza atmasına katkı sağlamak adına Uzakdoğu tersanelerinden % 30 daha pahalı olmasına rağmen, gemiyi Tuzla’da inşa ettirdi. 53 milyon dolara mal olan geminin krizden dolayı piyasa değeri de 37 milyon dolara düştü.

Geçen hafta Cumartesi günü Tuzla Tersaneleri’nde bir ilk gerçekleştirildi. Çiçek Tersanesi’nde inşası tamamlanan ve Torgem Tersanesi’nde donatılan 58.000 dwt’lik kuru yük gemisi Başbakan Erdoğan’ın katılımıyla sefere uğurlandı. Uzakdoğu tersanelerini tercih eden birçok Türk armatörün aksine Bayraktar Denizcilik, Türk tersanelerini tercih etti ancak gemiyi % 30 daha pahalıya mal etti. Armatöre 53 milyon dolara mal olan geminin değeri ise krizden dolayı 37 milyon dolara geriledi.

Bayraktar Şirketler Grubu Yönetim Kurulu üyesi Erhan Bayraktar törende yaptığı konuşmada ”Kaptan Arif Bayraktar” gemisinin Türkiye tersanelerinde inşa edilen en büyük kuru yük gemisi olduğunu ve gemiye büyükbabasının ismini verdiklerini söyledi. 2008 yılının sonuna doğru başlayan global krizin en çok armatörleri etkilediğini belirten Bayraktar, navlun gelirlerinin yüzde 80, gemi değerlerinin yüzde 60 oranında değer kaybettiğini ifade etti.

‘Kaptan Arif Bayraktar’ gemisinin maliyetinin 53 milyon dolar, ancak piyasa değerinin 37 milyon dolar olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti: ”Krizden çıkış amacıyla gerçekleştirilen bir dizi iyileştirmelere rağmen sektörümüz adına yeterli mesafe kat edilememiştir. Kızaklarda yarım kalmış gemilerin inşası ancak tamamlanabilmiştir. Türk denizciliğinin sorunları sadece gemi inşa sanayiden Tuzla’dan ve Yalova’dan ibaret değildir. Türk denizciliğini bugünlere taşıyan, sektörün bugünlere gelmesini sağlayan Türk koster filosudur ama ne acı ki daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Başka bir sektörde yatırımı düşünmeyen armatörler, yıllarca sahip oldukları öz kaynaklarını kaybederek borç yüküyle karşı karşıya kaldılar. Denizcilik sektöründeki firmalar, bankalardan temin ettikleri kredilerle ayakta kalmaya çalışmaktadırlar.” Sektör için acil ve kalıcı tedbirlerin bir an önce alınmasını istediklerini ifade eden Bayraktar, zorluklar sebebiyle tamamlanamayan Türk gemilerinin denizcilik filosuna katılması için ciddi desteğe ihtiyaç olduğunu, gemi ihracatının durma noktasına geldiğini kaydetti.

Düşüncesel desteğinizle buraya geldik!

Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavan da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a denizcilik sektörüne düşüncesel olarak destek verdiği için denizcilik sektörü adına şükranlarını sunduğunu belirterek, ”Ancak bu kadar düşüncesel destek verdiğiniz ve kalben desteklediğiniz bir sektörde nasıl bu hale geldik bunu anlamak mümkün değil” dedi.

Tersanelerde gemi satışına kurumlar vergisi istisnası ve yeni tersane alanlarının açılması uygulamalarının getirildiğini belirten Kalkavan, sözlerini şöyle sürdürdü: ”50 gemi dendiğinde, 300 gemi üretecek kapasitesi olan tersanelerimiz gelecek yıl yüzde 17′ye düşüyor ama vahimi 2012′de geliyor. 2012′deki gemi teslim miktarımız sadece 6. Yani bu yüzde 2′lik kapasite. 2013′te bir gemiye iniyoruz. Bundan daha somut veri veremeyiz. Geldiğimiz noktada sadece üzülüyoruz. 1960 yılından bu yana gelen emeklerle bu kadar kalifiye hale gelmiş, kendi dizaynını üreten, gelişmiş ülkelere ihraç eden başka bir sektörümüz yok. Yüzde 55 yerli katkı payıyla bunu yapıyoruz ama maalesef geldiğimiz noktada çok üzülüyoruz. Krizde ve kriz sonrasında gidişat çok hazin.”

Denizcilik sektöründeki sorunlara değinen Kalkavan, ”Bu sorunların biri geçmişe dönük cezalar nedeniyle bugün tersanelerin teşvik belgesi alamaması durumu. Diğeri ise stopaj. Bu ülkede araba üretirsiniz sizden stopaj alınmaz ama gemi üretirsiniz stopaj alınır. Neden böyle diye sorunca, gemi ‘inşa’ olarak geçiyor diyorlar. Bu inşa ama biz ürün üretiyoruz. Bir bina, yol yapmıyoruz. Sonuçta bu kadar aşağı giden sektörde aldığımız cevap ‘Bu bir siyasi karardır.’ Biz kaçmaktan yorulduk. Bu gidişle bu gördüğünüz son manzara olacak. Sektör çok zor durumda. Bizler savaşa varız, bize lütfen rakiplerimize sağlanan şartları sağlayın. AB’nin de, Almanya’nın, İspanya’nın şartlarını da kabul ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Elimizden geleni yapıyoruz siz de geçmişinizi gözden geçirin”

‘Kaptan Arif Bayraktar’ adlı geminin Tuzla’daki Torgem Tersanesi’nde gerçekleştirilen teslim töreninde konuşan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türk gemi inşa sanayisinin kriz öncesindeki gelişimini anlattı. ”Bu kriz bizim dahilimizde olan bir kriz değildi, ancak bu krizin dünya finans krizi olması ve en önce de dünya ticaretini vurması, dünya ticaretinin de yüzde 85′inin deniz yoluyla yapılıyor olmasından dolayı en çok etkilenen sektör denizcilik sektörü oldu. Dünyanın bütün denizci ülkeleri aynı sorunu yaşıyor ve aynı sorunu da nasıl çözeceklerinin çözümünü halen araştırıyor” diyen Yıldırım, denizcilik sektörünün ekonomik krizi atlatması konusunda 1,5 yıldır çalıştıklarını belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: ”Sektör temsilcileriyle, Deniz Ticaret Odası yönetimiyle defalarca toplantı yaptık. Yine bir ilki burada uyguladık. Kredi garanti fonu sadece küçük KOBİ’ler için düzenlenen bir destek şeklidir. Yapılan mevzuat değişikliğiyle kredi garanti fonunun denizciliğimize de uygulanmasının yolunu açtık. Bunun düzenlemesini de Bakanlar Kurulu’ndan geçirdik. Yönetmelikler hazırlandı ve uygulanma safhasına gelindi. Ziraat Bankası liderliğinde, bütün bankalar gerekli çalışmaları yaptı.” Nehir Gemilerini Yenileme Projesi’nden Türk tersanelerinin gerekli payı alması için Rus Ulaştırma Bakanı ile çalışmalara devam ettiklerini belirten Yıldırım, ”2 milyar dolarlık bir gemi siparişi yurt dışındaki tersanelere verilmedi, sadece bu krizin daha hafif atlatılması için yerli sanayimize verildi. Bu arada da bütün kamu kuruluşlarının ihtiyaçlarını da yerli tersanelerimizden temin etme kararını aldık” diye konuştu. Yıldırım, küresel krizin çaresine bakmanın görevleri olduğunu, ancak bu sektörde faaliyet gösterenlerin de düşünüp durumlarını, ‘biz acaba hiç mi hata yapmadık’ diye geçmişlerini bir kez daha gözden geçirmesi gerektiğini kaydetti.

Başbakan destek isteyen denizcilere seslendi: Her zaman tırmanamazsınız

Tören sırasında sektör temsilcilerinin kötüye giden gemi inşa sektörü için devlet desteği isteklerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, tepki göstererek inşaat sektörünü örnek gösterdi.

“Ben ekonomistim. Oradan geliyorum” diyen Başbakan şöyle devam etti: “Ticaret, iniş ve çıkışlı bir yolculuktur. Her zaman tırmanamazsınız. Kar ile zarar ticarette ortaktır. Devamlı olarak tırmanmak diye bir şey yok. Olayı bir de böyle değerlendirelim. Motivasyonumuzu kaybederek bu iş yapılmaz. Tam aksine, ‘ben bu işi başaracağım’ kararlılığını ortaya koymak lazım. Biterek, tükenerek bu iş olmuyor. Şu anda denizciliğimizin geldiği yer ortada. Bu sıkıntı, bu kriz Türkiye’nin krizi değil. Küresel bir kriz. Talep olmayınca tabii ki sizin de arzınız olamayacaktır. Eğer talep olmuş olsa arzınız da olacaktır.”

Kaynak: Perşembe Rotası

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim