• BIST 82.828
  • Altın 147,822
  • Dolar 3,8219
  • Euro 4,0676
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 3 °C

Kurumsallaşma ve Eğitim

Mevlüt BAYRAK

Kurumsallaşma, konu ne olursa olsun her türlü etkileşim ve iletişimde belirli kuralların hakim olmasıdır. bir insanın bireysel yaşamından, ailenin yaşamına, kurum ve kuruluşlara, toplumlara ve toplumlar arası ilişkilere kadar bütün sosyal süreçlerde, belirli kuralların egemen olmasıdır.

Diğer bir ifade ile; kurum veya kuruluşlardaki , yöneticisinden en alt kademede çalışan memurundan işçisine ve birimine kadar bütün işleyiş ve prosedürlerin otomasyona bağlanmasıdır. Sektörü incelediğimizde firmasından sivil toplum kuruluşuna, genel müdüründen muavinine kadar kurumsallık sisteminin tam oluştuğunu maalesef göremiyoruz. Peki bu kurumsallık denen ve uygulandığı yere;

-Başarı,
-Üstün ve kaliteli hizmet,
-Müşteri memnuniyeti,
-Zamandan ve personelden tasarruf,
-Maliyeti azaltma vb. avantajlar sunan bu sihirli şeyi biraz irdeleyelim,

Hangi gün ne yapacağı belli olmayan, nerde sabah orda akşam bir hayat yaşayan, günlük çözümlerle hayatını sürdürmeye çalışan, gelişigüzelliği tercih eden bir insanın, bir kurumun, başarılı işlere imza atması zordur.

Söz konusu olan bir aile şirketi ise kurumsallaşma daha da büyük önem taşır. Çünkü işin tepesinde aile üyeleri yer alır. Aile üyeleri birbirlerine akrabalık bağları ile bağlıdırlar. Yani işteki birliktelik veya ortaklıklarından önce akrabalık bağı ile buluşurlar. Akrabalık bağı ise duygusal kökenlidir. Kısacası aile duygusal ilişkilerin hakim olduğu bir birlikteliktir. Oysa ki işletme, mantığının ve bunun uzantısı kuralların hakim olduğu bir sosyal kurumdur. Bu, aile ilişkilerinde kuralların olmadığı anlamına gelmez. Ailede de kurallar vardır. İş yerinde de duygular vardır. Ama aile ilişkilerinde belirleyici olan baskın ilişki biçimi duygusal, iş yerinde ise mantık kökenlidir.

Bir insanın günlük yaşamında kurallı olmaması, başına birçok sıkıntılar getirir ayrıca hedeflerine ulaşmasını da engeller. Sabah ne zaman kalkacağı belli olmayan, kişisel bakımını düzenli yapmayan, işine gidiş ve gelişini düzenlemeyen, insan ilişkilerinde belirli bir kaliteyi gözetmeyen, toplumda yerleşik sosyal kuralları göz ardı eden, yaşadığı mekanlarda salt bireysel arzu ve isteklerine göre hareket eden bir insanın, çevresi ile sağlıklı ilişkiler kurması, kişisel ilişkilerinde, işinde ve toplum hayatında başarılı olması zordur.

Çünkü, tek başına yaşamıyoruz ve diğer insanlarla birlikte yaşam, belirli kuralları zorunlu kılıyor. Birlikte yaşama tercihi, başkalarına saygıyı, bu ise belirli kuralları getirmiştir. Bin yılların içinden süzülerek gelen bu kurallar, hayatın daha yaşanabilir ve rahat olmasını sağlar.

Aynı durum bir kurum için de geçerlidir. Herhangi bir kurum, belirli insanların bir araya gelmesiyle oluşur. Kurum yönetiminin temel hedefi, bir grup insanın çabalarını birleştirerek belirlenmiş olan amaçlara ulaşılmasını sağlamaktır. Bu ise kurumdaki her işlevin, belirli bir sistematiğe ve kurallar zincirine göre gerçekleşmesine bağlıdır.

Bu anlamda, hele bir sivil toplum kuruluşu bahse konu ise kurumsallaşma daha da önem kazanmalıdır. Yöneticiler, belli yazılı kurallar çerçevesinde dayanağı ve izahı olan kararlar vermeli, icrayı ise belli prosedürler içerisinde karara uygun uzman kişiler takım çalışması içerisinde hayata geçirmelidir.

Bu kurumsallaşma denen şey hiçte zor değil!.. Her şeyi ben bilirim ve ben yaparım diyen yöneticilerin (Bireysellik, bencillik, bencilik) değilde, her şeyi benim personelim bilir, her şeyi benim personelim yapar (Takım çalışması, dayanışma, koordinasyon, işbirliği) diyen yöneticilerin istihdam edilmesi veya seçilmesi bu işin kilit taşlarını oluşturacaktır.

Bunun için;
-Önce sektördeki mevcut insan kaynaklarının eğitilmesi,
-Yeni işe alınacakların belli kurallara göre istihdam edilmesi,
-Yazılı prosedürlerin kurumsal yapıyı çalıştıracak şekilde oluşturulması,
-Kurumsal yetenekleri olan yöneticilerin atanması veya seçilmesi,
-Karar ve icra organlarının kurumsallık çerçevesinde oluşturulması hususların yerine getirilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, sektöre kurumsallık kazandıracak şekilde eğitimin yönlendirilmesi hayati bir konudur. Bu nedenle TOFED olarak 16 Mayıs 2010 tarihinde başlatmış olduğumuz HOST VE HOSTESLİK EĞİTİMİ bir başlangıç olabilir. Bu tür eğitimler sektörümüze kurumsallık kazandıracak personel yetiştireceği için de ayrıca önem arz etmektedir.

Saygı ve sevgilerimle!

Mevlüt BAYRAK
TOFED Genel Müdürü
E-mail: [email protected]  

Bu yazı toplam 315856 defa okunmuştur.
Yorumlar
Abdurrahim BARIN
20 Aralık 2010 Pazartesi 22:32
SN.BAYRAK ,TEŞEKKÜRLER.
Bilimsel çalışmalarla bütünleşen eğitimin ,bireyleri kurumsallaşma ve başarıya taşıması sonucunu veren yazınızı yürekten kutlarım.Devamını dilerim.Saygılar.
Abdurrahim BARIN
Gn.Bşk.
Ulaş İş
www.ulasisendikasi.com
85.107.178.85
Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim