• BIST 90.383
  • Altın 144,498
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 8 °C

Beş dilde Suriye'yi kınadılar

Beş dilde Suriye'yi kınadılar
Mardin’deki 44 sivil toplum kuruluşu(STK)’nun katıldığı mitingte 'Katil Esat katliamları durdur' sloganları atıldı.

Beş dilde Suriye'yi kınadılar

Mardin’deki 44 sivil toplum kuruluşu(STK)’nun katıldığı mitingte 'Katil Esat katliamları durdur' sloganları atıldı.

Suriye’ye sıfır noktada komşu il olan 7 bin yıllık tarihi Mardin kentinden bu kez 5 farklı dilde Suriye’yi telin mitingi yapıldı. Kentteki 44 sivil toplum kuruluşu (STK)'nun katıldığı mitingte Türkçe, Kürtçe, Arapça, Süryanice ve İngilizce olarak Suriye’deki Baas rejiminin başındaki Beşar Esed’ın katliamları kınandı.

Suriye’de ölümün adeta kol gezdiği ve katliamların hedef tanımadığını dile getiren STK temsilcileri, katliamların bir an önce durdurulmasını istedi. Mardin Valiliği karşısında gerçekleşen 5 dildeki telin mitinginde basın açıklamasını Memur-Sen Mardin İl Başkanı Mustafa Aydın okudu. Açıklamada, İslam dünyasının yüzyıldır işgal, sömürü, işbirlikçi krallıklar ve dikta rejimleri altında kıvranmakta olduğuna dikkat çekti. Açıklamada 5 farklı dilde şu görüşlere yer verildi: “İkinci Dünya Savaşı sonrası Müslüman topraklarda işbaşına getirilen oligarşik, monarşik ve tek partili dikta rejimleri halkına kan, gözyaşı, sefalet ve acıdan başka bir şey getirmemiştir. Tunus, Libya ve Mısır’dan sonra Suriye halkı da zalim rejimlerine karşı onur ve özgürlük mücadelesi için direnişe başlamıştır. Geçen yıl Mart ayında başlayan ve giderek bütün Suriye’ye yayılan hak ve özgürlük mücadelesi büyük fedakârlıklar ve bedellerle devam etmektedir. Suriye yönetimi halkın talep ve iradesine saygı gösterip gereğini yapmak yerine tank, top, kurşun ve zindanla karşılık vermiştir. Beşar Esed, tam da babası Hafız Esed’in 30 yıl önce Hama’da sivil halkın meşru taleplerine karşı 30 bin insanı katlettiği gibi O da, şiddete ve cinayete başvurmuştur.

Suriye halkı ne istiyor? Suriye halkı özgürlük istiyor, Suriye halkı tek parti diktatörlüğünden kurtulmak istiyor, Suriye halkı çağdışı Baas rejiminden kurtulmak istiyor. Suriye halkı sabrı zorluyor ve Arap diliyle 've lissebri hudud' diyor. Suriye halkı her türlü sefalete, zulme ve cinayete karşı Kürt diliyle 'edi bese' diyor. Suriye halkı özgürlük ve barış içinde yaşamak için Süryani diliyle 'tihé ahuso, tihé hiruso' diyor. Zulme seyirci kalan tüm dünyaya haykırarak İngiliz diliyle 'stop the killing' diyor.

Bizler de buradan kendilerine, bütün Suriyeli kardeşlerimize 'min kalbi selamın lı hama, min kalbi selamın lı humus, min kalbi selamın lı der’a, min kalbi selamın li idlib, ve min kalbi selamün lişşa’b Suriye' diyor ve direnişlerini selamlıyoruz.

Mazlum ve onurlu Suriyeli kardeşlerimizin direnişi bölgesel dengeler, ulusal çıkarlar ve küresel güçlerin satranç oyununa kurban edilemez. Hiç kimse, hayatları pahasına zulme direnen Suriyeli kardeşlerimizi, ‘emperyalistlerin oyununa gelmek’ ile itham edemez. Bunu söylemek kimsenin hakkı da, haddi de değildir.

Kuşatma altındaki şehirlerde; özellikle Humus, Hama, İdlib ve Der’a da siviller ve yerleşim yerleri top ateşine tutulmakta, elektrik ve su kesintisiyle beraber tam bir insanlık dramı yaşanmaktadır. Çocuklar, hastalar ve yaralılar ilaç bulamamakta, hastaneler çalışamamakta ve gıda sıkıntısı yaşanmaktadır. Bugün Suriye şehirlerinde yaşananların, dün Gazze ve Bosna’da yaşananlardan farkı yoktur.

Beşşar Esed ve avanesi hem düzenli ordularla, hem de silahlandırılan Şebbiha denen kirli çetelerle ülkeyi kan gölüne çevirip halka ölüm kusuyor. Canlı yayınla katliamın gerçekleştiği iletişim çağında bütün dünya maalesef seyirci kalıyor. Mazlumun ahı buna seyirci kalanları kuşatacaktır.

Ey babasının kirli ve kanlı izini sürdüren Beşşar!

Bölgede diktatörlükle hükmeden ve halkının kanını akıtan ülkelere bak: Emekli olmuş ya da görev süresini doldurup da ülkesinde güven ve huzur içinde hayatını sürdüren tek bir diktatör var mıdır? Hepsi ya katledilmiş ya da sürgünde kaçak yaşamaktadır. Diktatörlerin bu akibeti seni de beklemektedir.

Mezopotamya’nın zirvesi Mardin’den Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Süryanisiyle hep beraber çağrıda bulunuyoruz:

- Birleşmiş Milletler, Arap Birliği, İslam Ülkeleri İşbirliği Teşkilatı ve insanlık alemi, üstüne düşeni yapmalı ve bu zulme dur denmelidir.

- Beşar Esed ve Baas rejimi bir an önce yönetimi bırakmalıdır.

- Halkın hür iradesini ve taleplerini yansıtan bir sistem oluşturulmalıdır.

- Refah, adalet ve hukuk devletinde özgürce ve onurlu bir şekilde yaşamak herkes gibi Suriyelilerin de hakkıdır. Gasp edilen bu haklar teslim edilmelidir.

- Suriye’den ülkemize sığınmak mecburiyetinde kalan bütün kardeşlerimize sınırlarımızı açık tutmak, onları barındırmak ve sahiplenmek hepimiz için bir insanlık borcudur.

- Suriyede iç savaşı körükleyecek inanç, mezhep ve etnik unsurları birbirine kırdıracak her türlü kışkırtma ve tarafgirlikten uzak durulmalıdır.

Bizler burada toplanırken şu anda katliamlar maalesef devam ediyor.

Bu kutlu mücadelede vefat edenlere Allah'tan rahmet, yaralılara ve hastalara acil şifalar diliyoruz. Esed ve Baas vahşetini şiddetle kınarken, direnen kardeşlerimize Allah'tan sabır, metanet ve muvafakiyetler diliyoruz. Bu anlamlı, hayırlı ve tarihi eyleme katılımınızdan dolayı Mardin STK Platformu adına hepinize teşekkür eder, saygılar sunuyorum.”

Miting daha sonra polislerin gözetiminde olaysız bir şekilde sona erdi.

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim