• BIST 109.156
  • Altın 153,130
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 2 °C

Çağlayan: İnadına doğuya yatırım yapacağız

Çağlayan: İnadına doğuya yatırım yapacağız
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, PKK'nın isteğinin Doğu ve Güneydoğu'da yatırım yapılmasını engelleme olduğunu söyledi teşvikte terör unsurunun dikkate alınacağını açıkladı.

Çağlayan: İnadına doğuya yatırım yapacağız

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, PKK'nın isteğinin Doğu ve Güneydoğu'da yatırım yapılmasını engelleme olduğunu söyledi teşvikte terör unsurunun dikkate alınacağını açıkladı.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, teşviği yaparken terörü, Türkiye'nin geri kalmış bölgelerini kesinlikle gözardı edemeyeceklerini belirterek, ''Bugün terör örgütünün yapmak istediği, Doğu'ya yatırımcı gitmesini, Doğu ve Güneydoğu'da yatırım olmasını engellemektir.

Çünkü bu alçakların malzemesi odur. O bölgeleri açlığa, susuzluğa mahkum etmektir. İnadına orada yatırım yapacağız ve o bölgelere özel destekler vereceğiz, vermek zorundayız'' dedi.

Çağlayan, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) ''İstanbul Sanayi Forumu'' adıyla düzenlediği 2011 yılı II. Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı'nda, yeni teşvik sistemi ile ilgili çalışmalarının şu anda devam ettiğini, yıl sonuna kadar yeni teşvik sistemini bitirmiş olmayı umduklarını ifade etti.

Bakan Çağlayan, artık ellerinde geçmişteki eski verilerin bulunmadığını, 81 ili tek tek tahlil ettiklerini, 81 ilde 500 sektörün rekabet gücü analizini çıkarttıklarını söyledi.

Teşviklerde yüksek katma değer, yüksek teknoloji ve cari açığı mutlaka ciddi şekilde hedef alan bir anlayış içinde çalıştıklarını ifade eden Çağlayan, ''Teşviği yaparken terörü, Türkiye'nin geri kalmış bölgelerini kesinlikle gözardı edemeyiz.

Bugün terör örgütünün yapmak istediği, Doğu'ya yatırımcı gitmesini engellemektir. Doğu ve Güneydoğu'da yatırım olmasını engellemektir. Çünkü bu alçakların malzemesi odur. O bölgeleri açlığa, susuzluğa mahkum etmektir. İnadına orada yatırım yapacağız ve o bölgelere özel destekler vereceğiz, vermek zorundayız'' diye konuştu.

''Cari açıktan korkmuyoruz''

Zafer Çağlayan, bir İSO Meclis üyesinin ''cari açığın bizim tasarrufumuzun olmayışından, dışarıdan hammadde almak zorunda kalmamızdan, yatırım, ara malı almamızdan dolayı'' olduğunu söylediğini dile getiren Çağlayan, ''Türk sanayicisi bu kredibilite ile bunu getiriyor, fabrikasını revize, modernize ediyor, yeni yatırımlar için yatırım yapıyor.

Cari açığın bu boyutuyla bakarsanız korkulacak tarafı yoktur. Basın yarın kalkıp 'cari açıktan korkmayın' diyebilir... Korkmuyoruz vallahi... Cari açıkla mücadele etmenin öneminin çok iyi ortaya koyduk'' dedi.

Türkiye'nin bugün bu ithalatı, bu cari açığı yaşıyorsa sadece üretim yapısı değil, değerli TL'nin bizim sanayideki üretim yapısını bozmanın faturasını da yaşadığını ifade eden Çağlayan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Geçmişte Allah selamet versin, ismi gibi statik bir kardeşimiz vardı. Millet faiz indiriyor, aksine faiz yükselir. Yahu müdahale et, piyasaya bak, TL aşırı değer kazanıyor. Sadece fiyat istikrarı olmaz ki... Bu ülkede bana finansal istikrarı söyleyecek adamlar lazım. O dönemde yırtındım ben. Finansal istikrar...

Fiyat istikrarı eyvallah... Ama finansal istikrar... Bu faturanın karşımıza çıkacağını ben görüyorum, kör değilim ki... Anlatamadık. ABD Merkez Bankası, Japon Merkez Bankası, Avrupa Merkez Bankası faiz indirirken, bizim o dönemdeki statik kardeşimiz faizi yukarı çıkarttı.

Şimdi o değerli TL'nin faturasını çekiyoruz bugün. Yedik, şimdi hesabı ödüyoruz ama hesap biraz ağır. Çünkü baharatlıydı, biraz acıydı. Burada olması gereken rekabetçi bir kur. Merkez Bankası şu anda son derece doğru davranıyor. Gerektiğinde elindeki bütün araçları tek tek deniyor.

Unutmayın ki şu anda Merkez Bankası ciddi bir mücadele veriyor. Ama güçlü... Allah'a şükürler olsun... İtibarı güçlü ve kasası güçlü. Şu anda faiz lobisi iş başında, rahat durmuyor, kurtlar kaynıyor karnında. Dertleri farklı... Dövizi falan yükseltmek değil. Bunun da önemi var tabii...

Bunların asıl dertleri faizleri birkaç puan yükselttirebilir miyiz, Türkiye'yi biraz daha sömürebilir miyiz? Şükürler olsun, Merkez Bankası ve BDDK bu konuda son derece uyanık ve akıllı. Hiç aklıma gelmezdi, Merkez Bankası Başkanı'nın, Para Politikası Kurulu'nun yaptığı politikalara 'çok güzel yapıyorsunuz' diyebileceğim... Demek ki her şeyin bir sonu varmış.''

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, şehitlere en son Hakkari'de alçakça bir şekilde saldırıldığını belirterek, 1 Kasım'da Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ve Türkiye'deki tüm ihracatçı birlik başkanlarıyla Hakkari'de olacaklarını bildirdi.

Çağlayan, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) ''İstanbul Sanayi Forumu'' adıyla düzenlediği 2011 yılı II. Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı'nda, ''Dün elim bir gün yaşadık. Ondan bir gün önce, daha polislerimizin, güvenlik mensuplarımızın şehit edilmesinin acısını yaşarken, dün yine alçaklar, hainler, eşkıyalar, namussuzlar, Türkiye düşmanları ve insanlık düşmanları, bebek katilleri dün tekrar ciğerimizi yaktılar. Acımız büyük'' şeklinde başladı.

Terör örgütünün, alçakların, eşkıyaların yapmış olduğu bu tür hareketlere boyun eğmeyecek kadar asil ve güçlü bir millet olduklarını ifade eden Çağlayan, bunların niyetinin Türkiye'nin gelişmesini, büyümesini engellemek, bir etnik, inanç mozaik olan birlik ve beraberliğimizin bozulmasını istediğini, bunların Türkiye'nin düşmanları olduğunu söyledi.

''Her şeye rağmen inadına yatırım, inadına üretim, inadına istihdam, inadına ihracat, inadına birlik, beraberlik, kardeşlik diyeceğiz. Bu ülkenin Türk ve Kürt kardeşliğini bozmak isteyenlere asla fırsat vermeyeceğiz'' diyen Çağlayan, şehitlere Allah'tan rahmet diledi. Çağlayan, Türkiye'nin kendisine yöneltilen alçakça, haince bu tür saldırılara karşı sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğini kaydetti.

Çağlayan, dün Türkiye İhracatçılar Meclisi'nde (TİM) ifade ettiği üzere, ''Şehitlerimize en son Hakkari'de alçakça bir şekilde saldırıldı. Biz de 1 Kasım tarihinde TİM Başkanı ve Türkiye'deki tüm ihracatçı birlik başkanlarımızla beraber inadına Hakkari'de olacağız'' dedi.

Küresel krizin ülke ekonomilerine etkisine değinen Çağlayan, bugün bazı ülkelerin ameliyat masasında, bir kısmının yoğun bakımda olduğunu, doktor bulmakta bile zorlandıklarını, bugün yaşadıkları sıkıntının temelinde AB'de doğru dürüst bir lider olmayışının bulunduğunu, Yunanistan kaynaklı krizin diğer ülkelere ciddi manada yayılma riskinin olduğunu anlattı.

Bugün siyasi istikrarın Türkiye'nin en büyük kazınımı olduğunu vurgulayan Çağlayan, ''Türkiye önemli başarılar elde etti. Yeter mi? Yetmez. Elde ettiğimiz kazanımları kaybetme lüksüne sahip değiliz. 2001'in şartlarıyla biz bu krize yakalansaydık bu toplantıyı yapamazdık, Yunanistan'dan daha kötü duruma düşerdik. Bugün Türkiye gelecek yüzyılın en büyük star'larından biri olarak gözüküyor. 2023 hedeflerini yakalar mıyız? Bal gibi yakalarız. Derdimiz elde ettiğimiz bu istikrarı daha da yukarıya götürebilmek'' diye konuştu.

''Sosyal güvenlik primlerinden ben de şikayet ettim''

Zafer Çağlayan, bugün şikayet edilen sosyal güvenlik primlerinden kendisinin de şikayet ettiğini belirterek, ''Ben de şikayet ediyorum. Ancak biraz geç kaldık. Hatırlayın, o dönemin politikacıları, sanki babasının cebinden para harcıyormuş gibi kim ne veriyorsa 'ben 5 fazlasını veriyorum' diyerek 3, 5 oy uğruna Türkiye'ye bugün bunu yaşatmıştır'' dedi.

Cari açığa da değinen Çağlayan, ''Önemli olan cari açığı böyle neşter, ameliyatla beraber kökünden kazıyabilmek'' dedi. Çağlayan, enerji konusunun da gerek cari açık yönüyle gerekse sektörler itibariyle ''olmazsa olmazımız'' olduğunu söyledi.

Bugün serbest bölgelerin net ihracatçı olduğunu bildiren Çağlayan, şimdi özel ekonomik konsept bölgeler getireceklerini, içinde eğlence, turizm, ticaret, eğitim, sanayinin bulunacağı bu bölgelerin yapılması konusunda çalışmalar başlattıklarını anlattı.

''Avrupa gelişimini tamamlamıştır. Avrupa'nın akciğeri sadece Türkiye'dir'' diyen Çağlayan, artık dünya ekonomisinde eksenin kaydığını, gelişmiş ülkelerin, payını gelişmekte olan ülkelere bıraktığını, Türkiye'nin burada önemli bir oyuncu olduğunu söyledi.

''Çalışma saatleri konusunda tavizimiz olmaz''

Ekonomi Bakanı Çağlayan, Türkiye'de yaş ortalamasının 28, Avrupa'da ise 43 olduğunu hatırlatarak, Avrupa'nın çalıştıracak insan bulamadığını, çalışma saatlerini yukarı çıkartamaya çalıştığını söyledi. Çağlayan, ''Fransa'nın haftalık 35 saat, İngiltere'nin haftalık 38 saat çalıştığı yerde hiç kimse Türkiye'yi 45 saatlik çalışma saatinde bir dakika geri götüremez. Burada hiç tavizimiz olmaz'' dedi.

Maliye bakanlığı ile vergisel bir destek konusu üzerinde çalıştıklarını ifade eden Çağlayan, KKDF konusunda, ''2 kat artırılmasını ben de doğru bulmuyorum. KKDF'yi cari açığı azaltmak için bir model olarak sunarsak doğru olmaz. İthalatçı olmayacağız. Şu an için kendisine (Maliye Bakanı Mehmet Şimşek) 13 kalemle ilgili not verdik. Bu 13 kalem Türkiye'de üretilmiyor. Hiç olmazsa bunların KKDF'sini kaldıralım'' şeklinde konuştu.

Çağlayan, Eximbank'ın Merkez Bankası reeskont kredisi limitinin 3 milyar dolara çıktığını, faizinin şu anda libor artı yarım ve vadesinin yine 4 ay olduğunu, taahhüdünün 6 aya çıktığını, firma limitinin 20 milyon dolardan 40 milyon dolara yükseltildiğini de bildirdi.

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim