• BIST 97.877
  • Altın 145,695
  • Dolar 3,5764
  • Euro 3,9971
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C

Nusret Mayın hurdaya dönmekten kurtarıldı

Nusret Mayın hurdaya dönmekten kurtarıldı
Çanakkale'de döşediği mayınlarla zaferin kazanılmasında büyük pay sahibi olan Nusret Mayın Gemisi 2003'te hurdaya dönmekten son anda kurtarıldı, Tarsus Belediyesi tarafından restore edildi.

Nusret Mayın Gemisi hurdaya dönmekten kurtarıldı

Çanakkale'de döşediği mayınlarla zaferin kazanılmasında büyük pay sahibi olan Nusret Mayın Gemisi 2003'te hurdaya dönmekten son anda kurtarıldı, Tarsus Belediyesi tarafından restore edildi.

Müze haline getirilen Nusret'i 18 Mart vesilesiyle ziyaret ettik. Çileli yolculuğunu ve şimdi yaşadığı suküneti Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz'dan dinledik. Bugün 18 Mart. Türk ordusunun kazandığı en şanlı zaferlerden biri olan Çanakkale zaferinin 96. yıldönümü. Anlatacağımız hikâye, büyük zaferin kazanılmasına en büyük vesile olan, Osmanlı Ordusu'na ve Türkiye Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri'ne senelerce hizmet eden, Nusret Mayın Gemisi'nin 94 yılda yaşadıkları. 1911 yılında Almanya'nın Kiel tersanelerinde inşa edilir Nusret. 1913'te padişah V. Mehmet Reşat tarafından Osmanlı Donanması'na katılır. 7-8 Mart 1915 sabahı Çanakkale Boğazı'na döşediği mayınlarla hem Çanakkale Savaşı'na hem de tarihe mührünü vurur, olayların seyrini değiştirir. Geminin asıl adı Nusrat'tır ama zamanla Nusret diye yerleşir dile. Nusret, Çanakkale'den sonra 1955 yılına kadar önce Osmanlı Donanması'nda sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin Deniz Kuvvetleri'nde mayın gemisi olarak görev yapar. 1955'te artık görevini tamamladığına karar verilir ve sivil hayata geçer. Nusret'in çileli yolculuğu da bundan sonra başlar. Gemiyi ordudan alan firma 40 metrelik boyuyla taşıma işinde kullanılmasının mümkün olmadığını düşünerek ortasından keser. 13 metre ilave yapılarak geminin boyu 53 metreye çıkarılır. 1989 yılına kadar yük gemisi olarak kullanılır. 1989'da Mersin'den Kıbrıs'a yük çekmeye hazırlanırken liman çıkışında batar. Ve maalesef 10 yıl denizin dibinde batık kalır.

1989'da bir grup gönüllü tarafından geminin çıkarılması için çalışma başlatılır. Tarsus Belediyesi de geminin çıkarılması için maddi katkı sağlar. Ancak Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz'ın içi pek rahat değildir. Kendi tabiriyle Nusret orada çürürken yatağında rahat edemez. 1999'da gemi çıkarıldıktan sonra, Osmanlı'nın 700. kuruluş yıldönümü anısına gemiye talip olur belediye. Gemi restore edilecek, Tarsus'ta yaptırılan Osmanlı Parkı'nın içine yerleştirilecektir. Ancak gemi Tarsus Belediyesi'ne verilmez ve parkın içine başka bir gemi maketi yerleştirilir, adı da 'Fatih'in Kadırgası' konur.

Tarsus Belediyesi geminin peşini bırakmaz

Nusret, Tarsus Belediyesi'ne verilmez ancak Kültür Bakanlığı'na geçişi de kolay olmaz. Çünkü geminin sahibi, hurdası değerlendirilsin düşüncesiyle gemiyi Mersin Devlet Hastanesi ve Kızılay'a yarı yarıya devretmiştir. Kültür Bakanlığı iki kuruma da biner lira ödeyerek 1999'da gemiyi alır. Ancak 2002 sonuna kadar restorasyon yine gerçekleştirilemez. Ve en son aşamada geminin hurda olarak değerlendirilmesine karar verilir. Tüm gelişmeleri yakından takip eden Tarsus Belediyesi yeniden devreye girer, Nusret'e tekrar talip olur. Tabii o zamanlar alt yapı çalışmaları devam eden ve maddi sıkıntı çeken bir belediyenin böyle bir işe kalkışması lüks gibi değerlendirilir. Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz her şeye rağmen vazgeçmez ve gemiyle ilgili araştırmalar başlar. Kocamaz üç kez Çanakkale'ye gider, görüşmeler, araştırmalar yapar. Aslında gönlünden geçen, geminin Çanakkale'de sergilenmesidir. Ancak valilikten olumlu cevap alamadığından bu iş Tarsus Belediye'sinin üzerine farz olur.

Türkiyenin dört bir yanından ziyaretçi

Geminin ziyaretçisi bol. Aslında bölgeye daha çok Ashab-ı Keyf'i gezmeye geliniyor. Zaten Nusret'in Tarsus'ta olduğu fazla bilinmiyor. Geziye gelen grupların Nusret Mayın Gemisi'nin Tarsus'da olduğunu öğrenmeleri büyük sürpriz oluyormuş. Diyarbakır dan bir öğretmen grubuyla karşılaşıyoruz. Grubun sözcüsü Din Kültürü Öğretmeni Ramazan Ayrıç "Duymakla görmek bir değil, çok etkilendik. Gelmeden önce bilmiyorduk." diyor. Karaman'dan gelen 65 yaşındaki Sabiha Demir'in sözleri ise sanki gönüllerden geçenin özeti oluyor; "İnsan o günlere gidiyor, kolay kazanılmamış bu ülke."

Maketini yapmaları güzel, önemli olan aslının yaşatılması

Burhanettin Kocamaz (Tarsus Belediye Başkanı): Nusret'in Çanakkale'de Çimenlik Kalesi'nin içinde bir maketi var. İki yıl önce deniz kuvvetleri geldi burada geminin ölçülerini alarak maketini yaptılar. Denizde yüzen gemi haline getirdiler. Buraya kadar gelemeyenler için o da güzel bir şey. Maketi sureti çok yapılabilir ama önemli olan aslı budur. Küçük bir maketi de Anıtlabir'de. Biz bunu şahsi bir beklenti için ya da şov amaçlı yapmadık. Amacımız, Türk milletinin sırtından bu vebali almak ve Allah rızası için geçmişle gelecek arasında köprü oluşturmaktı. O kadar insan gidip orda savaşmışsa bu gemiyi de buraya çağıran bir şey vardır. Bu ülkenin her yeri bizi toprağımız. Önemli olan böyle bir gemini Hurdasan'a gitmemiş olması. Nerde olduğu önemli değil.

Restore çalışmalarında ilginç bir teyze...

Geminin restorasyonu esnasında ilginç olaylar da yaşanır. Yaşlı bir teyze her gün gelir, çalışmaları yakından takip eder. Geminin etrafını gezer, gemiyi öper, koklar. 78 yaşındaki teyze Başkan Burhanettin Kocamaz'ın da dikkatinden kaçmaz ve bir gün sorar kendisine sebebini. Öğrenir ki, ağabeyi gemide görev yapan askerlerden biridir. Yaşlı teyze Adana'da oturmaktadır ancak Nusret'in getirildiğini öğrendiği günden beri her gün Adana'dan Tarsus'a gelmeye başlamıştır. "Ben onun ruhunu kokluyorum burada." der. Restorasyon bittikten sonra da bir iki kez gelir ancak sonra kendisinden tekrar haber alınamaz.

Çanakkale ruhu Tarsus'a taşınmış

Nusret Mayın Gemisi'nin müzeye dönüştürüldüğü bölge tabiri caizse Çanakkale'nin minyatürü gibi olmuş. Kayıtlara göre Çanakkale'de 418 tane Tarsuslu şehit var. Onlar için geminin hemen karşısına temsili bir şehitlik yapılmış, isimleri tek tek zikredilmiş. Ziyarete gelenler Tarsuslu şehitler için dua etmeden geçmiyor böylelikle. Parkın girişinde Atatürk'ün Anafartalar'daki görüntüsünü simgeleyen bir heykel var. Çanakkale Savaşları'nda 260 kiloluk heykeli tek başına kaldıran Seyit Onbaşı'nın da anıtı yapılmış. Ayrıca Çanakkale'den gelen objelerin sergilendiği küçük bir müze daha var geminin karşısında. Geminin içi ise yine Çanakkale'den getirilen objelerle Çanakkale ruhuna uygun tasarlanmış. Duvarlar Tarsuslu ressam Mehmet Bal'ın Çanakkale Savaşı'nı resmeden resimleriyle süslenmiş. Nusret'in Çanakkale'ye getirilmesi 18 Mart etkinliklerini de etkilemiş tabii. Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz; "Önceden sıradan bir tören gibi anılan Çanakkale savaşları şu anda daha kapsamlı hale gelmiş. "Özellikle gençlerimiz gelip bu ülkenin kolay kazanılmadığını görüyorlar. İnşallah hayırlı bir hizmet olmuştur."

Gemi 4.5 saatte getirilmiş

Restorasyon için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan destek alınır. Projeler incelenir, deniz müzeleri dolaşılır. Otogar esnafı maddi destek verir ve nihayet geminin getirileceği gün gelir. Tarsus denize 14 km uzaklıkta olduğundan gemi mecburen karadan getirilmelidir. Nusret'in denizden çıkarılmasına Akdeniz Deniz Komutanlığı yardımcı olur. Gemi üç parçaya ayrılır, kırk ayak denen tırlara yüklenir ve 4.5 saatte karadan Tarsus'a ulaştırılır.(Normalde Mersin-Tarsus arası yarım saat). Ve hazırlanan havuzda yenileme çalışmaları başlar. Yaklaşık 10.5 ay sürer restore edilmesi. Bir yandan da geminin sergileneceği Çanakkale Parkı hazırlanır. Nihayet 27 Aralık 2003'te, Tarsus'un kurtuluş gününde Nusret müze olarak hizmete açılır.

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim