• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 3 °C

Türk Hava Yolları kabinde kaos mu var?

Türk Hava Yolları kabinde kaos mu var?
Son dönemde THY kabinde yaşanan sıkıntıları kaleme alan bir kabin amirinin çığlığına THY Genel Müdürü Temel Kotil kayıtsız kalmadı. İşte bir kabin amirinin gözünden THY kabindeki sıkıntılar...

 

Türk Hava Yolları kabinde son dönemde yaşanan sıkıntılara THY Genel Müdürü Temel Kotil kayıtsız kalmadı. Bir kabin amirinin anlattıklarını dikkate alan Kotil, kabin memurlarını 23 Ağustos Perşembe günü saat 08.30’da genel müdürlüğe davet etti.

Kotil’in bu kararı almasında bir kabin amirinin, şirket içi haberleşme ortamında kaleme aldığı yazı etkili oldu.

“Sayın yöneticilerimiz öncelikle şunu söylemeliyimki bizler kabin ekipleri olarak gerçekten çok MUTSUZUZ.” sözleriyle başlayan mektupta bir çok konuda yaşanan sıkıntılar dile getirildi.

İşte o mektuptan bazı satırbaşları:

“ ... Size söylendiği gibi de emin olun yurtdışın da isim yapmış bir çok yabancı havayolundan şartlarımız daha iyi değil aksine çok daha kötü. Bunu hemen traji komik bir örnekle sizlere anlatmak isterim. Hostes odasında son zamanlarda konuşulmakta olay, yurtdışı bir meydanda gümrük geçişi sırasında THY ekibinin önünde duran yabancı havayolu kaptanının THY kaptanına hangi uçakla geldiniz diye sormasıyla başlıyor. Bunun üzerine THY B-777 kaptanı, utanarak B-777 uçağıyla geldik demiş. Yabancı kaptanda şaka yaptığını zannederek emin misiniz diye sorarak duruma inanamamış. Çünkü onlar B-777 uçağında 19 kabin ekibi sayısı ile uçuşarken, THY ise B-777 uçağında 10 kabin ekibi +1 flying chief ile uçuş yapıyor. Yani onlardan sunduğumuz ikram ve diğer hizmetler olarak fazla iken 9 kabin ekibi eksikle uçuş yapıyoruz. B-777 uçağında 28 B/c ye 1 purser+ 2 km+1 flying chief bakmakta (4 kişi), 63 U/c ye 1 ka +1 km bakmakta (2 kişi) ve 246 Y/c ye ise 1 ka+ 4 km bakmakta dır. (5 kişi). Bunun aynısı A-330 ve A-340 uçakları içinde geçerli.”

“YILDIZLARI KAYBEDECEĞİZ”

“ Bu şekilde uçtuğumuzdan belki haberdarsınızdır, hatta kabin hizmetleri size bu şekilde de işlerin çok iyi yürüdüğünü ifade ediyordur. Evet işler yürüyor ama bilinki almış olduğumuz yıldızları kaybetmek üzere yürüyor. Sizlerin olabilirliğini öneri olarak sunduğunuz herşey, sırf sizlere ‘’bizler herşeyin üstesinden geliriz’’ imajı vermek için kabul ediliyor. Ama onlar uçmuyor ki? Bizler de yanlışları söylediğimizde, işin böyle yürümeyeceğini belirtttiğimizde, bizleri sizlerle tehdit edip, üst yönetim böyle istiyor, işine gelen çalışır işine gelmeyen gider mantığıyla korkutuyorlar. Bunun neresi profesyonellik? Sayın yöntecilerim ben mutsuzum, ben korkmak istemiyor, aksine düşüncelerimi paylaşıp, gerekirse 5-6 saat mesai yapmaya razı olarak korkmadan v e huzurlu-mutlu ekmek yedeğim bu tekneyi en yüksek yerlere getirmek istiyorum. Ama bilin ki işin aslı bu değil. Düşünün yorgunluğu, kaliteyi ve diğer tüm detayları. Ne acı değil mi? Hele ki bu sene Avrupa’nın en iyi havayolu olmuş olan şirketimiz THY zincirinin en çok hangi halkası sayesinde bu ödülü almıştır? Kabin ekiplerinin özverisi, çalışkanlığı ve daha bir çok nedenleri bence unutulmamalıdır. “

Şikayeti dile getiren kabin amiri, uçağın sefere hazırlanması sırasındaki sıkıntıları anlattı, vakit darlığından dolayı bir çok prosedürün güçlükle yerine getirildiğini ve yine vakit yetmediği için uçakların tam olarak temizlenemediğini aktardı.

“ ... Hiç haberiniz var mı? Bir uçağa nasıl gidiliyor? Uçak nasıl hazırlanıyor? Nasıl yolcular geliyor? Bu süreçler ne kadar sağlıklı ve doğru? Bunları bizlerden dakika hesabıyla isteyen Kabin hizmetleri hiç bu süreçte yaşananları sizlere aktarıyorlar mı?

Hemen anlatayım bir günü size.

1-Normalde kabin ekiplerinin imza saati uçak kalkışından 1 saat önce olmakta. Fakat her kabin, ekibi zorunlu olmadığı halde en az yarım saat önce gelerek yerdeki tüm işlemlerini yapıyor. Uçaklar imza saatinde verilince ekipler uçağa gidiyor(Ekiplere aidiyat ve yitirilmiş olan kurum kültürünü ilk olarak verilecek brifing yapılamadan ). Özellikle akşamları ER uçuşları saatlerinde apron çıkışına bir bakmanızı tavsiye ederim. Emine Han ım metrelerce süren bu kuyrukta simit günlerini bu saatlerde yaparak gerçeklerle yüzleşebilir belki. Sanırım burada da devreye girmesi gereken, aslında sadece adı olan ve maksadını sadece ofiste oturarak gerçekleştiren operasyon şefimiz nerede? Operasyonun belkemiği daha şimdiden kırık değil mi? Gerçi ofiste deli gibi internette sörf yapmak varken,uçmadıkları halde bir sürü duyuru yayınlamak varken niye aşağıya inip ilgilensinler ki?

2-Ondan sonra landing kartı kuyruğu. Sayın Emine Hanım ER saatinde odaya gelip hiç bu kuyruğu gördünüz mü? Landing kartını sadece bir polis memuru okuyor yıllardır? Hani çözüm?

3-Sonra uçağa gitmek için ekip arabası be kleme kuyruğu ve genelde 1 arabaya 2 veya 3 ekibin binerek gitmesi.

4-Uçağa gelindi ve 15-20 dakikalık süre geçti bile anlamsız bir şekilde. Kaldı mı 40 dakika? Zaten ortalama 30 dakika önce boarding ok’i verilmesi gereken uçakta bana yer hazırlığı için max. 10 dakika kaldı.

5-Aircraft sec. Search yapılacak ki bu da en az 6 dakika demek kaldı mı sana şimdi sadece ve sadece 4 DAKİKA.
Yani benim yer hazırlıklarımı check listime uygun olarak yapmam (teknik ve emerg. malzeme kontrolü,kabin,temizlik ve ikram kontrolü), belki sorumluluğumuzda değil ama genelde eksiklerle yüklemelerin yapıldığı ikramı öylesine bir kontrol etmem, ekranların çalıştığına dair IFE sistemini on edip kontrol etmem (ki sistem zaten min. 4 dakika da faal olmakta), Kabin himetlerinin hergün yayınlamış olduğu duyurularda bizden istediği trolley pedalları kontrolü, emergency çıkışlardaki stopperlar ve minderlerin kontrolü , temizlik kontrolü (son zamanlarda tüm uçaklarda temizlik çok kötü yapıldığından yolcu memnuniyetsizliğine neden olmakta), ekran kontrolü, çalışmayan teknik arızaların giderilmesinin sağlanması, bc yer hazırlıkları, yeni iç hat welcome servisinin hazırlanması, kokpit ekibine yapılan hazırlık ,gümrük ve co-mail evraklarının alınması ve daha saymakla bitiremeyeceğim bir sürü yer hazırlığı süreci için sadece 4 DAKİKAm var. (Hele ki bir km görevine gelmediyse ekip tahsis siz uçağa geçin biz size daha sonra nöbetten km göndereceğiz demesi sonucu 4 kişinin yapmas ı gereken tüm bu saydığım hazırlıkları 3 kişinin yapması )

Sizce büyük bir sorun yok mu ortada?

“SİMİT DEĞİL KABİN MEMURU VERİN, BİZİ AĞLATMAYIN”

Şikayetlerini sıralayan kabin amiri, Kabin Hizmetleri Başkanı Emine Lim’in simit partilerini de eleştirdi,  samimiyetsiz sohbetler yerine uçuşlara fazladan bir kabin memuru verilmesinin çok daha faydalı olacağını  ifade etti.

“ ... Emine Hanım, öyle iletişim ve motivasyon adına Salı günleri simit ve çayla kabin ekipleri mutlu olamaz. Zaten bir tek o saf simidimiz bozulmamıştı ki artık onu bile yemiyorum hiç. Göz bebeklerimde çok açık ve net görünen mutsuzluğumu bildiği halde, dalga geçer gibi yanımıza oturup nasılsınız diye sormamalı. Kabin ekiplerini anlamak ve gündemi değiştirmek için samimiyetsiz simit-çay sohbetleri, yolcu teşekkür mektuplarının yayınlanıp (sanki işimiz gereği değilmiş gibi) afişe edilmesi, ünlü modacıların yaptıkları yeni üniformaların odadaki tv’lerde sergilenmesi, sırf kendilerini eğlendirmek için galalar düzenleyip boşu boşuna şirketimizin parasını &nbs p; davranış modelleri denen saçma videolarda göstermeleri, kabin ekiplerinin zaten vakitsizlikten yiyemediği ekip yemeklerinin gün bazında çeşitlenerek yüklenmesi ve bunun gibi daha nicesi bizlere ne motivasyon katar ne de bizleri mutlu eder. Bunlar yerine bize +1 km verin bakalım ne kadar mutlu oluyoruz görün. Bizi gerçekten motive edin, gerçekten mazerete ihtiyacım olduğunda hakkımı verin, telefonlarda beni ağlatmayın ve en önemlisi beni yöneticilerim cellatmış gibi korkutmayın, bana gerçekten samimi olun, mutlu olmamı sağlayın, gerekirse boş günümde bile gelirim. Huzur önemli şeydir. “

“ BİR BARDAK SU İÇMEYE VAKTİMİZ YOK”

“ ...Bizler 2 senedir zam almadan ve hiçbirşey olmadan çalışan tek grubuz. Benim evimin kirasına zam geldi, aidatım yükseldi, faturalarıma zam geldi, oğlumun okulunun parası arttı, servis ücreti fazlalaştı vs.vs. Ama ben 2 senedir zam almadan daha fazla performansla çalışmaktayım. Şirketimden Allah razı olsun. Tabiiki de onu en yükseklere taşımak benim boynumun borcu. Ama benim hakkımın da yenmemesi gerekli. Son zamanlarda hostes odasında herkesin dilinde. Kabin Hizmetleri başkanlığında sırf evrak kayıt eden kişinin maaşı benim maaşıma eşdeğermiş. Bunu bilyor muydunuz? Kayıda gittiğinizde sigara molası, sohbet molasında olan kişi benim kadar özverili çalışıyor mu sizce? Ben bu mübarek günlerde, sırtımdaki terin kurumayı bırakın daha soğumadan, Emine Hanım’ın bizler için yüklettirdiği çeşitli yemekleri tatmayı bırakın bir bardak su içecek bile vakit bulamadan oğlumun kursağına helal lokma sokmak için uğraşırken, sizce kimin aldığı para daha helal? Bu mübarek günlerde bizler aldığımız parayı helal kazandığımızı ve son kuruşuna kadar hakettiğimizi düşünüyorum. Acaba kabin hizmetleri çalışanları? “

KABİN HİZMETLERİ BAŞKANLIĞI’NI NİYE SEVELİM Kİ?

“ Bence kabin hizmetleri çalışanları da benim gibi uçup aldıkları paraları haketsinler. Bir sürü işe yaramayan şeflik ve hiçbir vasfı olmayan,vicdan,merhamet ve ar duygularından yoksun, sadece oturarak vakit geçiren şefler varken kabin hizmetleri başkanlığını niye sevelim ki? Onlar sırf uçuş parası almak için ayda sadece bir kere, o da kısa uçuşlar yaparak uçarak bizden daha çok para almayı hakediyorlar mı sizce? Onların yaptığı işleri neden yerden birileri, uzmanlar, mühendisler yapmıyor da asıl işleri uçmak olan kabin hizmetleri çalışanları uçmuyorlar? Karşıda adresini gösterip daha fazla benzin parası alan, sürekli uzun dış yatı ve er uçuşlarına giden, , yol parası aldıkları halde personel servisini kullanan kabin hizmetlerindeki görevlilerinin aldıkları haksız paralar sizce ne kadar helal?”

“KABİN BİRBİRİNE DÜŞÜRÜLDÜ”

“ ... Kabin hizmetleri benden herşeyin standart yapılmasını bekleyip, kurumun adına ve kültürüne yakışır bir şekilde davranmayanları,eksik ve hataları olanları ikaz ettiğimde, bu kişiler benim için arkamdan iyi şeyler doldururlar mıki? Standartların ve etik kuralların yok olduğu kabinde yapmış olduğum ikazlarım sonrasında benim ve tüm diğer ka arkadaşlarımın hakkında nasıl olumlu bir dönüş beklenebilirki? Ondan sonra 3 aylık periyotlarda çıkan istatistik sonucu karnem ortalama altında olmaz mı? Ben işimi iyi yapıp, standartları uyguladım diye kötü amir mi olmuş oluyorum? ve kabin hizmetleri tarafından neden çağırılıyorum? Evet tabiiki olumlu dönüşler oluyor. Ama nasıl diye soracak olursanız? Kabinde iyi bir lider olmayan, insiyatifsiz, kendisine iyi amir denilsin diye yanlış ve etik olmayan davranışları ikaz etmediği gibi, çalışmayıp başını bc perdesinden çıkarmayan amirler için neden hep iyi dolduruluyor? İyi amir olmak demek he rşeyi standart yapıp öğretici olmak mı, yoksa kafanıza göre takılın deyip standartı bozmak, herşeyin eksik-gelişigüzel yapılmasına göz yummak mıdır? Böyle bir davranış karşısında bu sistemi ne kadar etik ve sağlıklı buluyorsunuz? Performans değerlendirmesi bu şekilde yapılmaz. Bu sistem değerlendirmeden öte amir ile memur arasındaki hiyerarşiyi bozmakta ve itaatsizlik sonucu iletişimi savaşa dönüştürmektedir. Yani kabin birbirine düşürülmüştür.”

“EMİNE HANIM SORU SORMAYI YASAKLIYOR “

“ ... Sayın yöneticilerim lütfen birgün bir uçak hazırlanma aşamasında kimseye haber vermeden bir gidin. Bakın neler dönüyor. Sizlerin olduğunu bildikleri uçaklara gelen 10 larca kişinin aslında normal zamanda hiç olmadığını ve uçağı kapatalımda kabin ekipleri ne yaparsa yapsınlar diye nasıl herşeyi attıklarını bir görün. Emine Hanım ve onun çalışanları sizlere böyle şeyleri söylemez söyleyemezler zaten. Sorun götürmeyeyimde iyi bir idareci olayım derdi çünkü.
Ayrıca bazı yöneticilerimizin katılımlarıyla gerçekleştirilen kahvaltı ve sohbetlere neden hep aynı kişiler gidiyor? Siz biliyor muydunuz bu toplantılar öncesinde Emine Hanım ve yanındakilerinin bizlere soru sormayı yasaklayıp kısıtladıklarını. Halbuki bu toplantıların amacı varolan sorunları ve önerilerimizi paylaşıp iyileştirme sağlayarak çözmek değil midir?

Sayın yöneticilerim, gerçekleri bilmek en büyük hakkınız. Elhamdülillah görevlerimi yerine getirmeye çalışan biri olarak, temizliğin imanın kendisinde olduğunu ve Allah’ımın herşeyi gördüğünü biliyorum. Ama sizlerin ise bunları bilmediğini düşünüyorum. Gerçek şu ki ; yukarısı ÇOK KİRLİ.”

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim