• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara -6 °C

TÜSİAD'ı heyecanlandıran eylem planı

TÜSİAD'ı heyecanlandıran eylem planı
TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi'nin açıklandığı toplantıda yaptığı konuşmada Sanayi Strateji Belgesi'nin yeni 10 yılda yapacağı atılımın önünü açacağı umduklarını söyledi ve şartlı desteğini açıkladı.

TÜSİAD'ı heyecanlandıran eylem planı

TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi'nin açıklandığı toplantıda yaptığı konuşmada Sanayi Strateji Belgesi'nin yeni 10 yılda yapacağı atılımın önünü açacağı umduklarını söyledi ve şartlı desteğini açıkladı.

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, bugün açıklanan sanayi strateji belgesni, geçmiş dönemlerdeki net katkısı belirsiz, teşvik ağırlıklı sanayi politikalarından uzaklaşan ve rekabetçi bir düzenin oluşturulması yönünde olumlu bir adım olarak değerlendirdiklerini kaydetti.

Boyner, Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi'nin açıklandığı toplantıda yaptığı konuşmada, belgenin, Türkiye ekonomisinin yeni 10 yılda yapacağı atılımın önünü açacağını ümit ettiklerini belirtti.

Bugün ekonominin lokomotifi olan Türk sanayisini taze ve çağdaş bir vizyonla çok daha yukarılara taşıma ihtiyacıyla karşı karşıya bulunulduğunu ifade eden Boyner, başarılı bir sanayi politikasından tüm sektörlerde üretkenliği ve verimliliği artıracak bir politikalar demetini anladıklarını söyledi.

Üretilecek politikaların hem nüfus yapısının gerektirdiği yüksek istihdam artışını sağlaması hem de bu artışı üretken temelli, sürdürülebilir büyüme ile birleştirmesi gerektiğini vurgulayan Boyner, arz yönlü politikaların geliştirilmesi ve uygulanmasının, içerik ve zaman açısından talep yönlü politikalara kıyasla çok daha zor olduğunu; Türk sanayisinin bu koşullar altında dönüşüm ihtiyacının ancak bütünlüklü bir stratejiyle ele alınabileceğini, sanayi stratejisinin bu amaca hizmet etmek üzere hazırlanmış geçmiş belgelerden daha ileri bir yapıya sahip olduğuna inandığını anlattı.

Ümit Boyner, stratejinin ele alması gereken belli başlı politika alanlarına da değinerek, şöyle konuştu:

''Ekonomimizin son dönemde sağladığı ciddi ilerlemeye rağmen sanayimizin rekabet gücünü koruyabilmemiz için yatırım ve iş ortamının geliştirilmesi konusunda hala gerçekleştirmemiz gereken reformlar var.

Dünyada yaşanan son krizin ardından devletlerin, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörle yeni bir tür işbirliğine gittiğini görüyoruz. Özellikle gelişmiş ekonomiler politika, mevzuat ve organizasyon yapılarını özel sektör liderliğinde ve artık istikrar eksenli değil, büyüme eksenli oluşturuyor.

Türkiye'nin de önümüzdeki dönemde makroekonomik dengeleri gözetmek koşuluyla yüksek büyüme hedefinden taviz vermemesi gerekmektedir. Dünya ekonomisinde yaşanan yavaşlama veya kriz dönemlerinin bizi uzun dönemli hedeflerimizin oldukça gerisinde bıraktığını hatırlayalım.

Bu nedenle Türkiye potansiyel büyüme hızını yükseltecek politikaları askıya alamaz. Uzun dönemde vatandaşlarını AB ekonomilerindeki ortalama kişi başı gelir düzeyine yaklaştırma politikalarını güçlendirmek zorunda.''

Boyner, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulunu çok önemli gördüklerini ancak yatırım ve iş ortamının geliştirilmesi konusunda ölçek ekonomisini destekleyici ve iş yapma maliyetini düşürücü daha somut hedefler koyma ihtiyacı bulunduğunu vurguladı.

Bu çerçevede eğitim ve işgücü arzının güçlendirilmesi ve geliştirilmesi ve istihdam maliyetlerinin azaltılması konusuna da güçlü şekilde eğilmek gerektiği görüşünü bildiren Boyner, bu doğrultuda uzun zamandır bekleyen Türk Ticaret Kanunu tasarısını içeren paketin kanunlaşmak üzere bu ay tekrar görüşülecek olmasını, Türkiye'nin yatırım ortamını iyileştirmek adına son yıllarda atılan en somut adımlardan biri olarak gördüklerini dile getirdi.

Boyner, ''Artık Türk Ticaret Kanunu temsili bir yatırım ortamı problemine dönüşmüştür. Siyasi partilerimizin Türk Ticaret Kanunu gibi bütün ülkenin menfaatini ilgilendiren bir konuda uzlaşmış olmalarını memnuniyetle karşılıyoruz.

Türk şirketlerinin uluslararası piyasalardaki güvenilirliğinin artırılması için büyük öneme sahip paketin katılımcı bir şekilde bir an önce kanunlaşması, iş dünyası açısından reform niteliğinde bir dönüşümün başlamasını sağlayacaktır'' değerlendirmesinde bulundu.

FİNANSMANA ERİŞİM PROBLEMİ

Tasarruf oranlarının düşüklüğünden kaynaklanan mevduat ve yurt içi kredi olanakları probleminin, kişi başı gelirin mevcut seviyelerinde doğal bir sorun olduğunu, ancak bunun büyümenin finansmanı sorununu da beraberinde getirdiğini söyleyen Boyner, sanayinin dönüşümü için olmazsa olmaz etmenlerden birinin de finansmana erişim problemi olduğunun altını çizdi.

Bunun girişimciliğin finansmanı olarak algılandığını, ancak ölçek ekonomisini sağlamış işletmelerde dahi kredi kanallarına erişimin, orta-büyük şeklinde yeni bir ölçek tanımı yaratacak kadar önemli bir sorun olduğunu ifade eden Boyner, sözlerini şöyle sürdürdü:

''İşletmelerimizin rekabet gücünün artırılmasında gerek yeni yatırım gerekse işletmelerin verimliliğini artıracak dönüşümün sağlanması için yatırım finansmanına erişimin kolaylaştırılması, finansal piyasaların derinleşmesi ve finansman araçlarının çeşitlendirilmesi ekonomimiz için çok önemli bir atılım sağlayacaktır.''

''SEKTÖREL AYRIŞTIRMALAR SÜBJEKTİF OLMA RİSKİ TAŞIR''

Stratejide teknoloji ve eğitimin önemine dikkati çeken Boyner, ''Başarılı bir sanayi politikası eğitim ve teknolojiyi de kapsayan bu koşulları sağlayarak tüm sektörlerimizde üretkenliği ve verimliliği artıracak bir politika demeti anlamına geliyor'' dedi.

Eğitim, altyapı ve teknolojinin, Türkiye'nin geleceği açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Boyner, şöyle konuştu:

''Bugün burada açıklanan sanayi strateji belgesini, geçmiş dönemlerdeki, net katkısı belirsiz, teşvik ağırlıklı sanayi politikalarından uzaklaşan ve AB üyeliği perspektifinin gerektirdiği yatay politikaları ele alan rekabetçi bir düzenin oluşturulması yönünde olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz.

İş dünyası temsilcileri olarak söz konusu yatay önlemleri de tüm sektörler için eşit şartlarda uygulandığı takdirde desteklemekteyiz.

Daha önce gündeme geldiği üzere belirli sektörlere odaklanan bir destek sisteminde gerek sektörün seçimi gerekse uygulanacak mekanizmanın belirlenmesi konuları piyasa ekonomisi normları bağlamında tartışmaya, eleştiriye çok açıktır. Ayrıca sektörel ayrıştırmalar sübjektif olma riski taşımaktadır.

Bu bağlamda TÜSİAD olarak oluşturulacak sanayi destek mekanizmasının tüm sektörleri yatay olarak etkileyecek şekilde,

1) yüksek katma değer oranları yakalamamıza destek olacak teknoloji üretimi, seçimi ve kullanımı desteklerini;

2) inovasyon kapasitesini artıran bölgesel kümeleşme desteklerini,

3) sektör ve bölge ayrımı gözetmeksizin beşeri ve maddi altyapıya yönelik olağanüstü yatırım gereken proje desteklerini kapsaması gerektiğini önermekteyiz.''

''2011'E HEYECAN VE UMUTLA GİRMEMİZE NEDEN OLDU''

Kendilerine sunulan belgede önümüzdeki günlerde geliştirilmesini bekledikleri konulara da değinen Boyner, enerji ve demiryolu taşımacılığı başta olmak üzere altyapı sektörlerinin liberalleştirilmesi sürecinin yatay önlemler arasında yer alması gerektiğini söyledi.

Boyner, mesleki eğitim ve öğretim; ulusal istihdam; verimlilik stratejilerinin hazırlanmasının sanayi strateji belgesiyle entegre edilmesi, eşgüdümlü bir eylem planı oturtulmasının da küreselleşme sürecinde daha rekabetçi olunmasını sağlayacağını kaydederek, ''Türkiye gibi iç dinamiklerin çok hızlı değişebildiği ülkeler için sanayi strateji belgesinin, orta ve uzun vadeli eylem planlarıyla desteklenen, yol gösterici ve sürekli güncellenmesi gereken, yaşayan bir belge haline getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Bu eylem planlarının hem özel sektör hem devlet yetkililerinden oluşan katılımcı bir mekanizma ile desteklenmesi, Türkiye'ye hızlı karar ve eylem gerektiren küresel rekabet ortamında daha esnek bir strateji yaklaşımı sağlayacaktır. Sunulmuş olan sanayi stratejisi önerisi, krizle mücadeleyle geçen 2009 ve 2010'dan sonra 2011'e heyecan ve umutla girmemize neden oldu'' ifadelerini kullandı.

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim