• BIST 90.149
  • Altın 146,031
  • Dolar 3,6224
  • Euro 3,9331
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 3 °C

Yat sektörü her yıl yüzde 20 büyüyor

Yat sektörü her yıl yüzde 20 büyüyor
Sektörü parlak bir geleceğin beklediğini söyleyen Ülgür, "Yeni marinalar arttıkça İzmir Körfezi'nde yatçılık da gelişecek" diyor

 

Sektörü parlak bir geleceğin beklediğini söyleyen Ülgür, "Yeni marinalar arttıkça İzmir Körfezi'nde yatçılık da gelişecek" diyor.

Türkiye'de zenginlik deyince akla ne ev ne araba, hala yat geliyor. 200 bin eurodan başlayıp yüz milyonlarca euroya çıktığı için lüksün sembolü olan yata son dönemde büyük ilgi var. Yıllarca sırtını denize dönen Türk insanı, artık yat turizmi ile denizin keyfine varıyor. Tahminlere göre Türkiye'de yıllık yat alım satım pazarı 250 milyon euroyu buluyor. Pazar her yıl yüzde 20 büyüyor. Krizdeki Avrupa'ya satış yapmakta zorlanan yat üreticileri de Türkiye'ye koşuyor. Bugün Türkiye'de faaliyet gösteren 25'in üzerinde sadece ithal yat markası var.

Parlak gelecek

Yat sektöründeki gelişmeleri 2.5 ay önce Dubai'de üretim yapan dünyanın üç büyük yat firmasından biri olan Gulf Craft'ın Türkiye distribütörlüğünü alan Orhan Ülgür ile konuştuk. Ülgür'ü otomotiv sektörü çok yakından tanıyor. Çukurova Grubu'nda otomotiv sektörüne giren Orhan Ülgür, Doğuş Oto'nun Kurucu Genel Müdürü olarak 6 yıl görev yaptıktan sonra Ferrari ve Maserati gibi iki dev otomobil markasının Türkiye'de kuruculuğunu ve yöneticiliğini üstlenmiş. Yaklaşık 3 yıl önce otomobilden inip yata çıkan Orhan Ülgür'e göre yat ve marina sektörü parlak bir gelecek bekliyor.

* Otomotivde bunca yıllık tecrübeden sonra neden yat sektörü?

- Ben 3 yıl önce sektöre girdim. Otomotiv sektöründen ayrıldıktan hemen sonra Türkiye'de yat üretimi yapıp dünyaya satan bir markadan teklif aldım. Satışın başına geçmem önerilince kabul ettim. 3 yıl boyunca inanılmaz güzel işler yaptık. Büyük metrelerde bir çok yatın üretimini ve satışını gerçekleştirdik. Sadece satış değil, tersane bölümünde de görev üstlendim. Yaklaşık 40 milyon euro civarında satış yaptık. Ardından SkyYachting olarak Dubai'de faaliyet gösteren Gulf Craft'ın temsilciliğini aldım.

Dünya artık küresel

* Dubaili firma neden Türkiye'ye geldi? Hedefleri ne?

 Son yıllarda yat sektöründe ülkemizde yaşanan gelişmeler, bir çok markayı cezbetti. Dubaililer de Türkiye pazarının büyüdüğünü gördü. Uzun süredir bizi izliyorlardı. Dünya artık küresel. Herkes birbirinin ne yaptığını biliyor. Hele Avrupa krize girince bir çok marka Türkiye'ye yöneldi. Yatçılıkta 15 metreye kadar, 15-25 metre ve 30 metre olmak üzere üç ayrı kategori var. Bizim distribütörlüğünü aldığımız bölüm süper yatlar. Firma Katar sermayeli bir fon. Üretimi Dubai'de yapıyor. Bütün üretim aynı çatı altında. 2 bin çalışanı var. İkinci el yat piyasası kurmuşlar. Dünyada süper yat üretiminde ilk 3 firma arasına giriyor. Bu firma İspanya, Çin, Avustralya, Rusya ve Almanya'nın yanı sıra bizle birlikte Türkiye'ye de girdi.

* Türkiye'de ortalama yatlar ne kadar uzunlukta? Süper yatlara ilgi var mı?

- Yat sektörü baş döndürücü şekilde gelişiyor. Metreler hızla büyüyor. Bir süre önce Türkiye'de yat ölçüleri 12-17 metre arasındaydı. Ama artış 15 metrenin üzerinde, çok satış var. Süper yatlara ilginin daha hızlı arttığını duyuyoruz. Bizim satışlarımızın da 25 metrenin üzerine çıkacağını düşünüyoruz.

İstanbullu yat zengini

* Yata daha çok hangi bölgelerden ilgi var?

- Esas bölgeler Güney Ege dediğimiz Göcek, Bodrum, Marmaris. Ama yatların sahiplerinin yüzde 90'ı İstanbullu. Kışın bakmak kolay olduğu için Güney Ege'deki marinalara bağlıyorlar. Orada bakım ucuz, hava şartları daha müsait.

* İzmirlinin yata ilgisi nasıl?

- Türkiye gibi İzmir'de de yat sektörü enteresan gelişmelere gebe. Burada çok potansiyel olduğu kesin. Denize ilgi duyan çok fazla zengin insan var. Özellikle uygun hava koşulları nedeniyle insanların denize açılma imkanı daha fazla. Tabii bu insanın zevkine bağlı. Nisan'da da denize açılırsınız dilerseniz. Sezonu uzatmak isteyen de Ekim sonunu kadar uzatır. Bu tamamen isteğe bağlı.

* Zengin bir işadamından bile yatın lüks olduğunu duyuyoruz. Hakikaten yatçılık lüks mü hala?

Görmek istediğiniz noktaya bağlı. Lüks olarak görmek isterseniz lüks tabii ki. Belli bir kaynak ayırmadan yapabileceğiniz bir iş değil. Bir teknenin bakımı, mazotu, kaptanın ücreti derken yıllık maliyeti değerinin yüzde 6'sına denk geliyor.

* Son yıllarda bir de marinacılıkta ciddi atak var. Doğuş Grubu kalkıp Yunanistan'dan marina alıyor. Bu alan da gelişecek mi?

- Marinacılık da işin başka boyutu. Türkiye'de marina sektöründe uzun yıllar sıkıntı vardı. Üç tarafı denizle çevrili bir ülke olmamıza rağmen yat bağlama konusunda sorunlar yaşanıyordu. Şimdi bu açık kapatılıyor. Çünkü yatınız varsa mutlaka bağlayacak yeriniz olacak. Yat sayısı çoğaldıkça ihtiyaçları karşılayacak organizasyonlar kurulacak. Nerede tamir ettireceksiniz? Mazotu nereden alacaksınız? Bakımını nasıl yaptıracaksınız. Örneğin biz yat satarken bir de Bodrum'da bakım şirketi kurduk. Bir yatın boyasından mekanik işlerine kadar bakımı orada yapılıyor.

İzmir çıkmaz sokak değil

* Ulaştırma Bakanlığı İzmir Körfezi'nde çok sayıda marina kurmayı düşünüyor. Kimine göre körfez çıkmaz sokak. Burada yatçılık yapılamaz deniyor...

- Ben bu görüşe katılmıyorum. Körfez içinde yelken de yapabilirsiniz yat da kullanabilirsiniz. Uzak gibi görünebilir ama körfezden çıkıp Foça'ya gidebilirsiniz. Yeni marinalar arttıkça İzmir Körfezi'nde yatçılık da gelişecek. Avrupa'da şöyle bir körfez olsa insanlar iş çıkışı hatta öğle tatillerinde bile yelken yapar, yatında vakit geçirir. Hatta balık avlar. Ancak bunların hiçbirini yapamıyoruz. Oysa İzmir Limanı'nın şimdiki bulunduğu yerde geçmişte bir balıkçı barınağı varmış. 300 civarında kayık bağlıymış orada. Şimdi neden olmasın.

* Neden yat sahipleri Türk bayrağına geçmiyor?

- Türkiye'de Türk bayrağı tercih edilmiyor. Çünkü yüzde 8 ÖTV, yüzde 18 KDV var. Bir ara vergi avantajı getirildi. Kısa bir süre için uygulandı. Ancak çok fazla etkili olmadı. Bayrak konusu yat satın almada bir sorun yaratmıyor. Üstelik biz müşteriye hangi ülkenin bayrağını istediklerini soruyoruz. Onlara seçenek sunuyoruz.

Strateji geliştirilmeli

* Ferrari satmak mı zor, süper yat mı?

- Ferrari satarken 3 ayrı kategoriyle karşılaşıyorduk. Biri Ferrari'yi senden daha iyi bilenler. Onlar zaten potansiyel alıcı. İkincisi hayatında hiç Ferrari kullanmamış ama bilen ve kullanmak isteyenler. Ama 'millet ne der?', 'karım izin verir mi' diye düşünüyorlar. O insanı da ikna etmeniz mümkün. Bir de Ferrari'yi hayal bile etmeyenler var. O en zor kategori. İşte bunlara yönelik farklı satış stratejileri geliştiriyorduk. Yatta da farklı kategorilerde düşünen insanlar var. Ama Ferrari için ayrı süper yat için ayrı satış stratejileri gerçekleştirmek zorundasınız.

* Yat satmak için hangi satış yöntemleri var?

- Bir takım aktiviteler yapman gerekiyor. Yatı gösterip tanıtman, müşteri ile tekne arasında bağ kurman, müşteriyi fuarlara hatta isterse yatın üretiminin yapıldığı tesislere götürmen gerekiyor. Biz bugüne kadar bir grup alıcıyı yurtdışı fuarlara götürdük.

'Yat insanın evi gibidir'

* Yat alacaklara ne tavsiye edersiniz?

- Yat insanın evi gibidir. Herkes evinde bir değişiklik, farklılık ister. Kişi ne istediğini iyi bilmeli. İmkanı varsa hazır değil, sipariş usulü yat almalı. Ev eşyalarını kullanacak şekilde olmalı yat. Evdeki yaşam tarzını yata taşıyabilmeli. İki çocuğu varsa onlara göre yer yaratmalı. Çünkü ailede bir çatlak ses çıkarsa yatçılık olmaz. Aile kaç kişi, günübirlik mi kullanacak, yazlık evi var mı gibi sorulara yanıt vermesi gerekiyor kişinin. Kalabalık bir aileyse daha büyük yemek masası isteyecek örneğin.

'İyi müşteri çıkınca yatı sattım'

* Peki sizin yatınız var mı?

- Bir tane 56 feet yatım vardı. Para gerekiyordu, sattım. Çok para gidiyor. Benim durumum fena değil ama sen bu tekneye bineceğine arabaya bin dedim kendime. Kimseye yat almasını tavsiye etmiyorum. Tabii bunlar şaka. Yata çok iyi bir müşteri çıktığı için sattım. Yoksa satma niyetim yoktu. Şimdilik Mercedes SL 500 bir arabam var. Ona biniyorum. Bir de en iyi tekne, arkadaşın teknesidir sözüne uyuyorum.

Kaynak: Yeni Asır

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Fatma Teğmen, Sabiha Gökçen'in izinde18 Haziran 2013 Salı 09:47
  • Yat sektörü her yıl yüzde 20 büyüyor07 Nisan 2013 Pazar 00:10
  • Limak ihaleye yerli ortakla girecek11 Mart 2013 Pazartesi 12:21
  • Oruçoğlu, yat inşada göz kamaştırıyor18 Şubat 2013 Pazartesi 15:41
  • Kaldırımcı: İDO'dan başkası taşıyamaz12 Kasım 2012 Pazartesi 12:28
  • Mariner Gemi, Çin'de üretip Çinlilere sattı15 Ekim 2012 Pazartesi 11:30
  • Onorato "İzmir'in potansiyeli çok büyük"13 Ağustos 2012 Pazartesi 00:11
  • İstanbul depreminin ayak sesleri!06 Ağustos 2012 Pazartesi 00:11
  • Explorer teknelerin ödüllü tasarımcısı30 Temmuz 2012 Pazartesi 00:09
  • Arkas Anadolu'ya trenle 'deniz götürecek'23 Mayıs 2012 Çarşamba 16:43
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim