• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 28 °C

Yerli helikoter ve uçak 2023'e yetişecek

Yerli helikoter ve uçak 2023'e yetişecek
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan,Türkiye'nin ekonomisinin 27 AB ülkesinin 20'sinden iyi durumda olduğunu söyledi. Çağlayan yerli helikopter ve uçağın 2023'e yetişeceğini söyledi.

'Yerli helikoter ve uçak 2023'e yetişecek'

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan,Türkiye'nin ekonomisinin 27 AB ülkesinin 20'sinden iyi durumda olduğunu söyledi. Çağlayan yerli helikopter ve uçağın 2023'e yetişeceğini söyledi.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 2008 yılında ABD kaynaklı çıkan ekonomik krizden, Türkiye'nin, 2009 yılında kısmen yaşadıktan sonra çıktığını belirterek, ''Bugün Avrupa'daki bir çok ülke yoğun bakım çadırında tedavi görüyor ve o ülkelerin tahvillerini almış olan Fransa ile Almanya gibi ülkelerin de paçaları tutuşmuş vaziyette'' dedi.

Doğu Akdeniz Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu'nun (DASİFED) düzenlediği toplantıya katılan Çağlayan, tüm dünya gibi Türkiye'nin de çok önemli bir test döneminden geçtiğini ifade etti.

Türkiye'nin tüm dünyada gıpta edilen ve özellikle Avrupa'da ''rol model'' olan bir ülke konumuna geldiğini vurgulayan Çağlayan, bir çok alanda çok önemli işlere ve projelere imza atıldığını söyledi.

''Geçmişte Avrupa'da ''asla bir şey olmaz'' denilen ülkeler, sonbaharda yaprakların döküldüğü gibi sararmaya ve dökülmeye başladı'' diyen Çağlayan, Yunanistan'ı örnek gösterdi.

Ekonomideki sorunlar çözülemeyince siyasi kriz çıktığını anlatan Çağlayan, şöyle devam etti:

''Bakın İrlanda, hemen arkasından İtalya, İspanya ve Portekiz. Bunların her birinde çok önemli ekonomik ve siyasi değişimler yaşanıyor. Nedeni 2008 yılında ABD konut piyasasında çıkan bir kriz. Şimdi eskiden, 'ABD konut piyasasında kriz çıkarsa çıksın, bize bir şey olmaz' diyebilirdik ama küreselleşme dediğimiz olgu, bir ülkede biri hapşırdığında, diğer ülkelerin nezle, grip olmasına, hatta bazılarının boğmaca olup yataklara düşmesine neden oluyor.

2008 yılında ABD kaynaklı çıkan bu krizden, Türkiye, 2009 yılında kısmen yaşayıp çıkmışken, bugün Avrupa'daki bir çok ülke yoğun bakım çadırında tedavi görüyor ve o ülkelerin tahvillerini almış olan Fransa ile Almanya gibi ülkelerin de paçaları tutuşmuş vaziyette...

Çünkü kendi halklarının birikimlerini nasıl geri alacaklarının derdi içindeler. Zaten bundan dolayı Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Sarkozy, zaman zaman halkın bu hesabı kendisine soracağını bildiği için topu taca atmakla meşgul.

Kaldı ki üstüne vazife olmadığı halde Ermenistan'da, Ermenilerle ilgili kararlar ortaya getirmekle meşgul. Her ne yaparsa yapsın, Fransa'nın ve Almanya'nın Yunanistan'daki krizden dolayı daha çekeceği çok önemli problemler var önümüzdeki dönemde. Bugün IMF Başkanı da Dünya Bankası da herkes aynı şeyi söylüyor. Bunun etkilerinin Avrupa'da 5-10 yıl süreceğini ifade ediyorlar.''

''Türkiye, AB'nin 27 üye ülkesinin 20'sinden çok daha iyi durumdadır''

Söz konusu ülkelerin ekonomik açıdan ortak dertleri olduğunu belirten Çağlayan, bunların çok yüksek oranda borçluluk ve bütçe açıkları olduğunu ifade etti.

Türkiye'ye bu konular ve işsizlik açısından bakıldığında ise ülkenin, mukayese edilmeyecek, ''parmak ısırtacak'' kadar önemli bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Çağlayan, ''Bugün Türkiye, yüzde 1,7'lik bir bütçe açığı hedefliyor. Neye rağmen? 12 Haziran'da yapılan bir genel seçime rağmen.

Çünkü mali dengeden taviz vermeden yaptıklarımızın neticesini görüyoruz. Bugün Türkiye, özellikle bütçe açıkları konusunda AB'nin 27 üye ülkesinin 20'sinden çok daha iyi durumdadır. Bunu gururlanarak söylüyorum. Kamu borçlarına geldiğimiz zaman, Avrupa'daki ülkelerin ortalama kamu borçluluğu şu an yüzde 80'lerin üzerindedir. Bizim ülkemizde ise yüzde 39'dur.''

Türkiye'nin kamu borçlarında elde etmiş olduğu başarı ile AB ülkelerinin 19'unu geride bıraktığını dile getiren Çağlayan, ''Bizim girmemizde her türlü dirseğin gösterildiği, her türlü iki yüzlülüğün gösterildiği AB'de bugün Türkiye'nin ekonomi kriterleri bir çoğundan çok daha iyi konumdadır'' dedi.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, ''Sanayi Bakanı olduğum dönemde gaz vermek için bana 'Otomobil Bakanı' demişlerdi, şimdi ne diyorlar bilmiyorum? Ama Türkiye yerli otomobilini de helikopterini de uçağını da 2023'e kadar yapacak'' dedi.

Doğu Akdeniz Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu'nun (DASİFED) Dedeman Oteli'nde düzenlediği toplantıya katılan Çağlayan, Türkiye'nin gideceği istikameti belirlediğini ve bu istikametin Türkiye'nin kuruluşunun 100. yıl dönümü olduğunu bildirdi.

Bakan Çağlayan, Türkiye'nin 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefi olduğunu dile getirerek, konulan hedeflerin çok rahat yapılabileceğini ifade etti. Bu hedeflerin yakalanmasında Türk özel sektörünün çok önemli payı olduğunu aktaran Çağlayan, devletin artık, geçmişte uğraşılan bir çok şeyle ilgilenmeyeceğini, ihracatı da ithalatı da özel sektörün yapacağını söyledi.

Geçtiğimiz yıl 67 ülkeye yapılan ihracatta rekor kırıldığını hatırlatan Çağlayan, Türkiye'nin 2011 yılındaki toplam ticaret hacminin 360-370 milyar dolar civarında olacağını bildirdi. Bakan Çağlayan, 2023 yılında ise Türkiye'nin 500 milyar dolar ihracat yapan ve 1,1 trilyon dolar toplam dış ticareti olan bir ülke olacağını kaydetti.

Bu noktada lojistik imkanların büyük öneminin olduğunu aktaran Çağlayan, günümüzdeki şartlarla Türkiye'nin mevcut limanlarıyla 1,1 trilyon dolarlık dış ticaretin gerçekleştirilemeyeceğini söyledi.

Bunun yanında demiryollarının, havayollarının ve karayollarının da önemini vurgulayan Çağlayan, ''Bu konuda çok kararlıyız. Önümüzdeki yıllarda Mersin için bir konteyner limanı yapma hedefimiz var. Adana-Tarsus, Tarsus-Mersin'de, gerek havaalanı, gerek karayolu konusu ve mevcut karayolunu ıslah ederek, trafiğin çözülmesi konusu var'' dedi.

Bundan sonra cevher ihraç etmenin kendisini tatmin etmediğini dile getiren Çağlayan, şöyle konuştu:

''Bunlar sıfır katma değerle yapmış olduğumuz işler. Önemli olan bundan sonra cari açığı çözecek yatırımları Türkiye'de yapmaktır. Ben bu cevheri ihraç edeceğime, cevheri işleyip, hammadde haline getirip, sanayinin ihtiyacını burada karşılayıp, başka ülkelere de ihraç edeceksem bunu yapmak zorundayım.

Şu an çalışmalarımızın temelinde Girdi Tedarik Stratejisi (GİTES) dediğimiz çalışmalar devam ediyor. Ben Sanayi Bakanı olduğum dönemde Türkiye'nin ilk kez sanayi envanterini çıkardık. Cari açık konusunda herkes konuşuyor, sanki ithalatı ben yapıyorum. Hesabı da ben veriyorum, tabii ki vereceğim, bundan kaçınmam.

Bugün cari açık çok önemli bir konu. 6 sektörü masaya yatırdık, özel sektör ve kamu kurumlarımızla beraber. Artık kararları masa başında almıyoruz. Sektörle birlikte kararlar alıyoruz. Bu 6 sektör, geçen yıl bizim 103 milyar dolar ithalat, 73 milyar dolar ihracat yaptığımız sektörler.

Neden biz cari açık veriyoruz? Derdimiz ne? Derdimiz belli. Türkiye'de otomotiv sektörü şu an bizim için lokomotif sektör. Evet, ben de çok arzuluyorum.

Sanayi Bakanı olduğum dönemde gaz vermek için bana 'Otomobil Bakanı' demişlerdi, şimdi ne diyorlar bilmiyorum? Ama Türkiye yerli otomobilini de helikopterini de uçağını da 2023'e kadar yapacak.''

''Türkiye'de mesleksizlik var. Sorun işsizlik değil''

Geçmişte ''Türkiye'de işsizlik yok'' dediğini ve bu sözünü bugün de tekrarladığını belirten Çağlayan, ''Türkiye'de mesleksizlik var. Sorun işsizlik değil, sorun mesleksizlik.

Türkiye'de işi beğenmemek var, devlete kapak atmak düşüncesi var, 'Ne iş olursa yaparım' diyen var. E ne iş olursa yaparım diyen bir sektör yok ki. Ben mühendisim, bunca yıl sanayicilik yaptım. Hiç ne iş olursa yaparım diye bir sektör, bir alan görmedim'' dedi.

Bakan Çağlayan, bu konudaki sıkıntının farkında olduklarını ve bundan sonra üniversitelerde açılacak bölümlere sanayicilerle birlikte karar vermek zorunda olduklarını belirterek, söz konusu ilde hangi bölümün mezunlarına ihtiyaç varsa o bölümlerin açılacağını söyledi.

Türk iş adamlarının günümüzde tüm dünyada faaliyet gösterdiğini belirten Çağlayan, ''İş adamlarımız, o ülkelerin ihracatına destek oluyor, o ülkelerin vatandaşlarına iş veriyorlar. İşte Türkiye'nin gücü bu güç. Ve artık inşallah bundan sonra Türk diasporasının zamanı olacak.

Bir avuç Ermeni'nin ne yaptığını görüyorsunuz. Fransa'da Türk ve Ermeni nüfusu birbirine eşit. 500 bin 500 bin. Ermenilerin tamamı Fransa vatandaşı, bizimkilerin ise sadece 85 bini vatandaş.

Yine söylüyoruz, yurt dışında yaşayan kardeşlerimiz asimile olmadan, dinini, dilini kaybetmeden o ülkenin de vatandaşı olup, oranın da siyasetinde söz sahibi olması lazım. Oy verirsen hesap sorarsın'' diye konuştu.

''Vatandaşlarımızın kılına dahi zarar gelmesine tahammülümüz olamaz''

Suriye'de yaşanan olaylara da değinen Bakan Çağlayan, bu konuda Türkiye'nin anlayışının çok net bir şekilde ortaya konduğunu bildirdi.

Mısır'da yeniden olaylar çıkmaya başladığını, diğer yandan Libya'da yaşananların herkesçe malum olduğunu belirten Çağlayan, sözlerini şöyle tamamladı:

''Şu anda Suriye'deki ticaretimiz devam ediyor. Suriye'de yapılan yatırımlarımız, orada yaşayan insanlar Suriye Devleti'nin güvencesi altındadır ve asla oradaki vatandaşlarımızın kılına dahi zarar gelmesine tahammülümüz ve hiç bir tavizimiz olamaz.

Bu anlayışla Suriye İzleme Masası kurduk ve buraya gelen şikayetleri bizzat takip ediyorum. Transit geçişlerde bir hacı kafilemize yapılan alçakça, namussuzca saldırı vardı. Ki onunla ilgili ülke olarak da tedbirimizi aldık ve söylememiz gerekenleri söyledik.

Irak'la ilgili uçuşlarla ilgili geçtiğimiz gün bir problem yaşadık, ama bunu da inşallah aşıyoruz. Libya'da ve Mısır'da da girişimlerimiz devam ediyor. Bu konuları 24 saat izliyoruz. Vatandaşlarımızdan da bu konularda Dışişleri Bakanlığımızın zaman zaman yaptığı uyarıları dikkate almasını istiyoruz.''

''Bölgenin bir 'yerli otomobil üssü' olmasını istiyoruz''

DASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Onatça da Doğu Akdeniz bölgesinin sorunlarını, çözüm önerilerini ve taleplerini topladıkları raporun sunumunu yaptı.

Onatça, bölgenin lojistik altyapı, imar, hızlı tren, yatırım arsası, deprem, turizm, üniversite, tarım, kalkınma ajansları ve enerji ihtisas bölgesi konularında sorunları olduğunu belirterek, bu konularda Bakan Çağlayan'dan destek istedi.

Bölgenin bir ''Yerli otomobil üssü'' olmasını istediklerini dile getiren Onatça, buna ilişkin hammaddenin, kalifiye elemanın ve yeterli altyapının bölgede mevcut olduğunu sözlerine ekledi.

www.UlasimOnline.Com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ulaştırma | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim